Fenerbahçe de ne zaman işler yoluna gitmeye başlasa
anında kâbusa çevirmek için birileri düğmeye basıyor. 3 Temmuz şike sürecinden
sonra bir türlü istediği huzuru bulamayan Fenerbahçe camiası CAS ın
sarı-lacivertli takım aleyhine verdiği kararla adeta büyük bir yıkım yaşadı.
Çareyi mecburen Olağanüstü Kongre kararı almakta bulan yönetimin bu hareketi
geç ama doğru bir karar oldu. Fakat ne hikmetse bunca sıkıntılı sürece ve
alınan başarısızlıklara rağmen yönetimi istifaya davet etmeyenler şimdi kongre
kararı alınmasından sonra yönetimi istifaya davet ediyor; bu da bana samimi
gelmiyor. Diyelim ki birileri düğmeye basmamış olsun, taraftar kendi isteğiyle
böyle bir karar almış olsun vs. sormazlar mı adama, arkadaş günaydın şimdiye
kadar neredeydin Gemi su alırken önlem için hiçbir çaba sarf etmiyorsun,
sesini çıkarmıyorsun gemi battıktan sonra veryansın ediyorsun! diye. Şu andan
itibaren sizlerin söz hakkı yok. Yönetim kongre kararı almış herkes kongre
gününe kadar takımına sahip çıkmalı. İşte o zaman Fenerbahçeli oluşunuza ve
renklere olan aşkınıza inanırım...
Fenerbahçe camiasında artık yeni bir dönem başlamıştır.
Bu zamanda şike sürecinde yönetimde olan herkes bir süre dinlenmeli ve ne
başkan ne de yönetim kurulu üyeleri yeniden aday olmamalıdır. Çünkü Fenerbahçe
artık temiz bir sayfa açmalı. Çok sevmeme rağmen sayın Ali Koç bile başkan
adayı olmamalı. Özellikle Mehmet Ali Aydınlar hiç ama hiç olmamalı. Takıma
heyecan ve güç katacak yeni isimler adaylar olmalı. Böyle birileri var mı
derseniz Fenerbahçe camiasında böyle isimler bitmez. Fenerbahçe camiası
sevenleriyle, yıllardır bu yönüyle gövde gösterisi yapmıştır. Taraftar orijinal
formalar alır, üç büyükler arasında en pahalı bilet fiyatlarına rağmen
tribünlerini doldurur, kalburüstü isimler de hep Fenerbahçe camiasının önde
gelenleri olmuştur. Mesela Sadettin Saran, Ferit Şahenk, Hulusi Belgü vs
gibi... Daha önce Aziz Yıldırım a muhalif olanlar, ağır eleştirilerde
bulunanlar şimdi ortaya çıkmalı ve çok sevdikleri Fenerbahçe için aday
olmalılar. Eğer bu isimler ortaya çıkmazsa işte o zaman Aziz Yıldırım ın haklı
olduğu vehmi oluşacaktır. Aziz Yıldırım dan farkları varsa ellerini taşın
altına koymaları gerekir. Çünkü bu isimler Fenerbahçe yi düşündükleri için
değil, sadece Aziz Yıldırım a öfke duydukları için, muhalefet oldukları için
camiayı huzursuz etmiş ve başarısızlıklarda pay sahibi olmuş olacaklardır...
***
Gelelim bir başka meseleye... Fenerbahçe son yıllarda en
güzel futbolunu Sivasspor a karşı oynadı ve farklı galip gelerek taraftarlarına
yıllar sonra rahat bir maç seyrettirdi. Ersun Yanal geldiği günden bugüne
birçok spekülasyonlar yapıldı. Yok Ersun Yanal din düşmanı vs diye... Sırf bu
yüzden Fenerbahçe mağlup olsun şu Ersun gitsin! diyen çok Fenerbahçeli
tanıyorum. Bu nasıl spor ahlâkıdır, bu nasıl Fenerbahçeliliktir bunu anlamış
değilim. Ersun Yanal Gençlerbirliği ile başarılı olduğu zaman El Saka ve Ahmet
Hassan la çalışıyordu. İki isim de namaz kılıyor hatta El Saka 90 gün oruç
tutuyordu. Ersun Yanal sistemli bir hocadır ve takımında koşan mücadele eden
adama görev verir. Din düşmanı olsaydı neden El Saka ya müsamaha göstersin ya
da neden o zamanlar böyle bir konu ortaya çıkmasın. Ben Ersun Yanal ın din
düşmanı olduğuna inanmıyorum. Böyle bir şeye inanırsam elbette ki ben de tepki
veririm. Herkes diyor ki Hakan Şükür mevzusu var. Bir hoca istediği futbolcuyu
oynatamayacaksa o takımda teknik direktör olmaya gerek yok ki! Musa Sow benim
Fenerbahçe de çok sevdiğim ve her seferinde sosyal medyada övgüyle bahsettiğim
ve Fenerbahçe de olmasından çok ama çok mutlu olduğum bir futbolcudur. Fakat
geçmişte Alex ile yaşanan bir kaos varken çok sevdiğimiz Alex i sırf bu yüzden
kaybetmişken yine aynı kaosun yaşanması bir çok Fenerbahçeliyi olduğu gibi beni
de huzursuz ediyor. Çünkü Türkiye ye gelmiş kaliteli futbolcuları abuk subuk
tartışmalarla kaybediyoruz.
Bu konuda Musa Sow un da hatası var. Birinci hatası
Eskişehirspor maçında oyuna girerken hocasına yaptığı tavır. Bu durum
fotoğraflarla basına yansıdı. İkinci hatası Musa Sow gibi bir futbolcu neden
bir sefer kadroya alınmayınca sanal alemden hocasına tepki gösterir ve onu
kamuoyunda zor durumda bırakır. Kimseye körü körüne bağlanmazsak kimin haklı
kimin haksız olduğunu daha iyi anlarız. Musa Sow da sonuç olarak robot değil,
forumsuz olabilir. Bir futbolcu her zaman oynamak zorunda değil hele ki takım
başarılı bir durumdayken takımını seviyorsa susmak zorunda. Yeni bir kriz
oluşturmak ne Musa Sow a fayda sağlar ne de Ersun Yanal a. Olan yine
Fenerbahçe ye olur. Şimdi Ersun Yanal ı sevmeyenler Musa Sow oruç tutuyor diye takımdan
kesildi diyeceklerdir. Bunun üzerinden Ersun Yanal a yüklenip takımının
başarısız olması için çabalayacaklardır. Lakin artık Fenerbahçe taraftarları bu
oyunlara gelmemeli. Fenerbahçe nin başarısı için bundan sonra açılacak temiz
bir sayfada en önemli güç olmaları gerekiyor. Ersun Yanal da her ne kadar haklı
olsa da tavrı sert olmamalı daha babacan olmalı. Çünkü biz Aykut Kocaman a bu
konuda çok kızıyorduk. Ersun Yanal ın artılarını takımına saha kenarında
ateşleyici güç olarak görüyor ve gollerden sonra sevincine oh be diyorduk.
Nihayet Fenerbahçe gol atınca gol attığını anladığımız bir kenar yönetimi
olduğunu görüyoruz. Bu yüzden Fenerbahçeliyim diyen herkes geçmişi unutup kongre gününe kadar takımına destek olmalı...