Biri yer biri bakar, bakanın gözü akar

Abone Ol

28. Dönem 3. Yasama yılı, 1 Ekim 2024 tarihi itibarıyla başladı. Çözülmesi gereken bir yığın ülke sorunu var. Meclis’te temsil edilen partileri yoğun bir mesai bekliyor. İnşallah kavgasız gürültüsüz, gerçek milletin gündemini konuşan bir Meclis bekleriz. Engellilerin sorunlarını giderecek gayretli çalışmaları yapacak olan gruplara ve vekillere şimdiden teşekkür ederiz.

Ekonomiyi düzeltme adına Maliye Bakanı’nın acımasızca aldığı kararlar engellilerin bir kat daha fazla canını yakmıştır. Engellilerin yaşamında hayati önem taşıyan ortez, protez, baston, akülü araba vs. araçların yurtdışından getirilmesinde %20 KDV uygulaması insafsızlığın âlâsıdır. Onun için TBMM’de Engelli Hakları Komisyonu kurulmasını talep etmemiz tabii hakkımızdır. Aksi halde engelli sivil toplumu gösteri ve yürüyüşlere başlayacak ve bunun ilki de 16 Ekim tarihinde olacak. İktidarın bu sese kulak vermesi lazım. Eğer duyarsız, kör, sağır, dilsiz kalırsa akıbetini kendi düşünsün.

Fakirin, yoksulun, işsizin, mazlumun, mazbutun, biçare toplumun hal ve ahvalini aşağıda paylaşacağımız şiirde şair gayet güzel anlatmış. Evet Âşık Mustafa Ruhani adıyla bilinen bu şair, Erzurum Tortul ilçesi Çamlıca Mahallesi’nde doğdu. 6 Ocak 2024 tarihinde 93 yaşında aramızdan ayrıldı. Kendisi kaderdaşımdı. Türk edebiyatına önemli eserler kazandırmış, Atatürk Üniversitesi Edebiyat profesörleri ve diğer otoriteler tarafından son yüzyılın önemli hiciv ustalarından biri olarak gösterilmiştir. Haksızlığa, hukuksuzluğa asla tahammülü olmazdı. Onun için de eserlerinde ağırlıklı olarak hiciv türünü işlemiştir. Günümüzün yaşantısından ve gidişatından esintilerin bulunduğu bir şiiri aynen şöyle:

“Çoban duyuldu ünün

Günah dolu her günün

Otardığım sürünün

İnsaf merhamet eyle

Gayet hali perişan

Acından dize düşen

Çok yiyip karnı şişen

Yok mu imanın dinin

Biri yer biri bakar

Bakanın gözü akar

O gün kıyamet kopar

Masumun boynu buruk

Elleri yarık yarık

Moralsiz gönlü kırık

Öteden beri böyle

Dünya şirretin zati

Nimet bilir fırsatı

Vurguncunun serveti

Doruk üstüne doruk

Biri yer biri bakar

Bakanın gözü akar

O gün kıyamet kopar

 Olduk nöbetçi üye 

Sıraya geçtik göye

Un öğüdürüz diye

Eyle hele dur eyle

Dengesiz bu değirmen

Biz ne biçim Müslüman

Yazın kışın her zaman

Un öğüdür güçlüye

Biri yer biri bakar

Bakanın gözü akar

O gün kıyamet kopar

Zulüm zehirli diken

Mazlumlara batarken

Komşusu aç yatarken

Peygamber sözü şöyle

Tok yatan bizden değil

Gafil gafletten ayıl

Ayıl insandan sayıl

İslam'da ölçü varken

Biri yer biri bakar

Bakanın gözü akar

O gün kıyamet kopar

Ruhani'nin bahsinde

Bu ses tılsım tasında

Meydanın ortasında

Bir anons bir vaveyla

Düğün dernek kurulmuş

Kimi geri sürülmüş

Kimi yemiş gerilmiş

Ziyafet masasında

Biri yer biri bakar

Bakanın gözü akar

O gün kıyamet kopar...”

Evet, bu şiir günümüzü anlatmıyor mu? Bir yanda çocuğunun çantasına beslenme koyamayanlar, diğer yanda mangal partileri yaparak keyif çatanlar... Allah akıl, şuur versin. Amin, vesselam...