Bireysel ve seküler İslam

Abone Ol

Şimdi diyeceksiniz ki hem bireysel hem de dinle taban

tabana ters seküler kavramlarıyla İslam nasıl bir araya geliyor. Çağımızdaki

Siyonist zihniyetin ve bunun uzayan kolları olan Batı nın oluşturmak istediği

dindar tipi buydu. Son yıllarda bunda da epeyce başarılı olduklarını, kitleleri

ve insan yığınlarını bu çerçevede şekillendirdiklerini hayretle izliyorum.

On dokuz Mayıs Üniversitesi nde 28 Şubat sürecinde,

üniversite girişinde dolmuşlar kontrol edilirdi. Başörtülü ve takkeli

müminlerin örtüsü ve takkeleri güvenlik görevlileri tarafından çıkartılırdı.

Üniversite camisine Cuma namazı kılmak için gitmek isteyen ve tıp fakültesinde

hastası olan yaşlı ihtiyar amcaların başından takkelerin çıkarıldığını görmek

vaka-yı adiyedendi. Ne çileler çekildi, ne mücadeleler verildi.  Ben dahil birçok arkadaşımız işinden atıldı.

İmtihanın zoru, imtihandan sonraki süreçtedir. Müminler

çok mücadele etti, direndi ve şimdi gelinen noktada bu sıkıntıların çoğu

kalmadı. Peki, ne oldu

İslam bireysel değil, cemaat ve topluluk bilincini

müminlere veren bir dindir. Gelinen noktada emri bil-ma ruf nehyi anil-münker

farzını unutmuş, her koyun kendi bacağından asılır mantığı ile evde kılınan

beş vakit namaza ve yılda bir ay oruca sıkıştırılmış ve oldukça bireyselleştirilmiş

bir Müslüman tipiyle karşı karşıyayız. İslam dünyası ve Müslümanlar cayır cayır

yanarken, yüzlerce çocuk - kadın boğazlanırken birçok Müslümanın artık kalbinde

en küçük bir sızı dahi oluşmuyor. Bireyselleşmenin sonucu olarak zihinler kendi

bedenleri ve nefisleri dışındaki olaylara duyarsızlaşıyor. İşte Siyonizm in ve

Batı nın yapmak istediği tam da buydu. Duyarsızlaşan, sinir uçları alınmış ve

tepkisiz bir Müslüman tipi. Böylece Siyonizm ve Batılı güçler Müslüman dünyayı

daha küçük parçalara bölecek, bir gün bana bir şey olmaz diyen bu

Müslümanlara da sıra gelecekti. Nitekim de öyle oldu. Sırayla bütün Müslümanlar

yavaş yavaş bu olaydan nasibini almaya başladı. Sıra Türkiye ye de gelecek,

ancak o zamanki uyanış geç bir uyanış olacak.

Birçok İslam ülkesini gezip gördüm ve oralardan

gelenlerle görüştüm. Batı nın Hristiyanlığı sekülerleştirme sürecini İslam

dünyasına da başarılı bir şekilde uyguladığına şahit oldum. Bugün Türkiye de de

bu çok ciddi oranda başarılmış durumda. Oldukça bireyselleşen ve hayattan kopuk

bir din anlayışı yerleştiriliyor. Geçen gün 90 yaşındaki ak sakallı bir amcam

dinsiz Müslümanlar şeklinde tanımladı durumu. Özellikle genç nesilde bu baskı

ve sonuçları daha belirgin.

Bireyselleşen zihinler istişareyi unutuyor, yönlendirmeye

açık hale geliyor. Bireyselleşen zihinler geleneği unutuyor, hikmetten

anlamıyor. Bireyselleşen zihinler antidepresanlarla uyuşturulup zombileşiyor ve

kontrole uygun hale geliyor. Bireyselleşen zihinlerin en yakın dostu şeytan

oluyor.

Dün mücadele veren, eziyet çeken Müslümanların bugün

nefisleriyle aynı mücadeleyi veremediğini, büyük cihatta başarısız olduklarını

üzülerek görmekteyim. Dindarlık bireyselleşiyor ve zihinler seküler hale

geliyor. Bir an önce bu ölü toprağını üzerimizden atmazsak bizimki de dahil,

daha çok Müslüman kanı arza dökülecektir.