Biraz mail cevabı

Abone Ol

ARADA bir böyle gelen maillere cevap veriyoruz. Bu defa

da işe Rizeli Mehmet Güneş ten gelenle başlayacağım. Değerli okurum; bence siz

okuduğunuzu net ve sağlıklı süzememişsiniz. Ben Rize kurşunlaması derken bunun

yapılış yerini vurgulamak için öyle yazarım. Bu arada size bir sorum olacak...

Ya benim yazılarımı bulup yeniden okuyun, ya da çevrenize beni iyi

okuyabilenlere sorun... Neyi mi Şunu; Kemal Belgin o olayın ne Rize ye, ne Trabzon a

mal edilemeyeceğini yazan tek kişidir bu ülkede. Üstüne üstelik faillerin

bulunamayacağını, kullanılan merminin atılışı ve niteliğinin asla insan

öldürmeye yetmeyeceğini, bunun sanki bir başka niyetle yapılmış olabileceğini

yazan tek kişidir bu ülkede... Rize kelimesinin kullanılışı sadece ve sadece

olayın geliştiği yeri hatırlatmaktır. Tekrar ediyorum; çevrenize sorun veya o

günkü yazılarımı bulup okuyun. Bakın bakalım bu ülkede benden başkası öyle

yazılar yazabilmiş mi Bakın bir uyarı daha yapayım. Son Mehmet Topal olayı da

faili bulunamayacak meseledir. Bir insana suikast yapılsa öyle yorgun mermi ile

mi yapılır Yine Rize olayı diyeceğim... O otobüsü devirmeye kalksalar öyle

silah mı kullanırlar Neden şoförü atılır Lastikler dururken... Siz gene de

benim o günkü yazılarımı okuyun ve Rize başta olmak üzerine bir tek Karadeniz

kentinin bile hedef alınmadığını görün... Hatta bir tek Karadenizlinin bile...

Haaa bu arada Sayın Güneş; ben Allah tan başka kimseden korkmam... Bunu da beni

tanıyanlar çok iyi bilirler.

Gelelim Baycan Aksu ya... Sık sık görüş bildirir bu

okurum. Bu defa da Aziz Bey in askerliği ile ilgili bir şeyler yazmış. Demişler

ki, Beyefendinin oğlu da askerlik yapmadı. Onun üzerine neden durmuyorsunuz da

hep Aziz Bey i yazıyorsunuz... Baycan kardeş; Aziz Bey in askerlik vukuatı 80.

maddenin 1. bendine giriyor ki, affı da yok, cezası da kesin uzun süreli

hapistir... Bu ülkede bir bakan, para karşılığı aldığı sakat raporu ortaya

çıkınca askere alınmıştı, hem de koltuğundan kaldırılarak. Ama Aziz Bey e bu

ülkenin gücü yetmedi ki, büyük utanç vesikasıdır. Ve de en acısı da, hapisten

çıktıktan birkaç gün sonraki divan toplantısında Aziz Bey gülerek şu cümleyi

kullanmıştı: Neyse, hapisteyken askerlik işimizi de hallettik... Yani bir kaç

bin avro verilerek vatan hizmeti çalınmıştı... Anlaştık mı dostum Hiç senin

öne sürdüğünle benim yazdıklarımın benzerliği var mı

Köln den Murat isimli değerli okurum, yabancı kuralı ile

yerli oyuncunun fiyatının düşmemesine haklı ve yerinde vurgu yaparak bizim

ülkede futbol sanayisinin rezilliğini ortaya koymuş. Tebrikler ve teşekkürler!

İsmail Aslan dostum da, Ozan Tufan a 7 milyon avro

bonservis ödenerek 14 yabancı kuralarının ülke futboluna yaptığı hizmeti(!)

diye getirmiş. Yani kara mizah yapmış. Maalesef dostlar; başkan Demirören ve

Terim hocam bizim ülkenin futboluna son darbeyi vurmuşlardır. Hele hele

Galatasaray gruplarda, katılırsa Fenerbahçe ve katılacak olan Beşiktaş da

bakalım ne yapacaklar Allah korusun; hadi Galatasaray ın işi çok zor ama diğerleri

bir yarı final dahi oynamazlarsa, bir yürüyüş de bu kural için yapılmalıdır

bence...

Bugünlük bu kadar... Sık sık gelen maillere eskiden

olduğu gibi fırsat buldukça cevap yazacağım.