Bir yiğit çıksa meydana
Öyle bir yiğit ki, AllahuAzimüşşân ı bin bir esmâsıyla,
ef âliyle, sıfatlarıyla, şuûnatıyla tanıyan ve bunların âlemdeki tecellilerini
müşâhede eden, Kâinatın Sultanının göndermiş olduğu dini bütün esaslarıyla
bilen, Peygamber Efendimizin (asm) gösterdiği nurlu yolu harfi harfine tâkip
eden Tek başıma da kalsam İslâm ı yer yüne hâkim kılmak için uğraşacağım diyen
Öyle bir yiğit ki, proje ürünü değil, yüzde yüz yerli,
içimizden biri, soyu-sopu belli, içi-dışı bir, Müslümanlara son derece
şefkatli, İslâm düşmanlarına karşı ise heybetli ve hiddetli
Öyle bir yiğit ki, Filistinlilerin döktüğü gözyaşının
kalbine damladığını hisseden, Irak ta, Suriye de, Keşmir de, Çeçenistan da,
Bosna da, Myanmar da, elhasıl dünyanın neresinde olursa olsun bütün mazlum
Müslümanların acısını yüreğinde hisseden
Öyle bir yiğit ki, darağacına çıkarılan Ömer Muhtar ı,
İskilipli Âtıf Hocayı, SeyyidKutup u, Rahman Nizami yi ve emsali Allah ın
dininden tâviz vermektense canını vermeyi tercih eden yiğitleri unutmayan ve
onlara yapılanların hesabını sormaya ahdeden
Öyle bir yiğit ki, yeri geldiğinde Ebu Hüreyre gibi
şefkatli, yeri geldiğinde Allah ın Arslanı, Haydar-ı Kerrâr İmam-ı Ali
Hazretleri gibi celâdetli olan
Öyle bir yiğit ki, ikrâmı, ihsanı bildiği gibi, cihâdı da
bütün yönleriyle bilen
Öyle bir yiğit ki, kâfirlerin içini-dışını,
gelmişini-geçmişini, onların bütün oyunlarını, hile ve tuzaklarını bilen,
onları bir tek oyunla alt edebilecek mahârete sahip olan
Öyle bir yiğit ki, yaklaşık bir buçuk asırlık mağlubiyet
devresine son verip, Müslümanları yeniden izzetli, şevketli günlerle
kucaklaştıracak olan
Böyle bir yiğit çıksa meydana, daha doğrusu Allah u Teâlâ bu
mazlum ümmete böyle bir yiğidi lütfetse, ne yaparsınız Ya git arkadaş, benim rahatımı bozma! Keyfim
yerinde, keyfime karışma! Ben bu halden memnunum, bana ilişme! mi dersiniz
Ya da şimdi hurmaların olgunlaştığı mevsim. Hele hurmaları
toplayayım. Bak hurma bahçesinde soğuk su da çıkıyor. Gölgelik te var. Şimdi
keyif çatma vakti. Sen ise beni zahmete, meşakkate, uğraşıp didinmeye
çağırıyorsun! mu dersiniz
Veya yaklaşık iki asırdır Müslümanların ensesinde boza
pişiren, onları bölüp parçalayarak esaret altına almaya çalışan ve alan, onları
köleleştirmek isteyen ve bunu da yapan o ecnebi komitelerinin ve onların
emriyle hareket eden yardakçıların hücumları, iftiraları ile baş başa mı
bırakırsınız.
Böyle bir yiğit meydana çıktığında; Irak ta öldürülen bir
buçuk milyon Müslümanı, Suriye de öldürülen dört yüz bin Müslümanı, Filistin de
öldürülen, hapse konulan Müslümanları, Bangladeş in idam edilen yiğit âlimlerini
televizyon karşısında çekirdek çıtlatarak seyredenler gibi seyredecekseniz,
onlar gibi hissiz, duygusuz, tepkisiz olacaksanız, o yiğit hiç meydana çıkmasın
daha iyi
Evet, vakti saati geldiğinde, Cenab-ı Hak, bir Selahaddin
Eyyûbî, bir Fatih Sultan Mehmed göndermiş. Ama unutulmasın ki o zamanda,
Müslümanlar da bir Selahaddin Eyyûbî, bir Fatih Sultan Mehmed gibi imiş. Yani
onların hissiyatı ile dolu imişler. Hayye âle lcihad! denildiğinde yan gelip
yatmamışlar. Ben kazanayım da komşum ne olursa olsun dememişler, Ben siftah
ettim, bu malı da komşumdan al, o da siftah etsin! demişler. Surlara
arkadaşım çıksın, ben sonra gelirim dememişler, bir elinde sancak, bir elinde
kılıç surlara ilk hücum edenlerden olmuşlar Yeter artık! Yâ Rab böyle bir
yiğit gönder! Diyorsanız, böyle duâ ediyorsanız, o yiğidin çıkacağı güne hazır
olmalısınız. Unutmayın, o günler belki bugünlerden de zorlu olacak. Peki hazır
mısınız, hazır mıyız ..