Bir yeni yazı bir eski yazı

Abone Ol

Değerli  okurlar; önce yeni yazıyla başlayayım. Bu çok kısa olacak. Sonra da size bundan belki de bir ay önce yazdığım bir yazıyı yeniden sunacağım.

Fenerbahçe, ne yazık ki, artık dünyada şike yaptığı hem UEFA, hem de Uluslararası Spor Mahkemesi’nce kanıtlanmış bir kulübümüz durumuna düşmüştür. Bunun müsebbiplerinin, derhal, kulüpten üyelik kayıtlarının silinmesi gerekmektedir. 106 yıllık koca bir çınarı, ülkenin çimentosu sayılan bir müesseseyi dünya durdukça bu lekeyle yaşatacakların kulübün içine girmek şöyle dursun, önünden bile geçmemeleri gerekmektedir. Tabii ki haysiyet ve gurur sahibi iseler. Ama olağanüstü genel kurulda güvenoyuna başvuracaklarını duydukça tüylerim diken diken oluyor. Neden mi Çünkü kendi özel genel kurulları onları yine alkışlayacaktır. Bu böyle olacaktır. Olursa da yeni facialara hazırlık olmak zorunda bırakılacaktır kulüp... Ekim’de Yüksek Divan Kurulu var. Orada da alkış yağmuru bekliyorum. Dedim ya, aylar, yıllar önce, artık suçlu Aziz Bey değil ona alkış tutanlardır diye...

Şimdi de size çok kısa bir süre önce yazdığım bir yazıyı yeniden sunacağım. Özellikle de Antu Com denen sitenin uyuşmuş beyinlerinin bir kere daha okumaları umuduyla... Özellikle beni istifaya davet eden Emrah Kesen adlı okurumun zahmet gösterip bir kere okuması dileğiyle...  Bu satırların yazarı bundan dört-beş sene önce TV Net’teki programında şöyle bir cümle kullanmıştı: “Dikkat edin, çok yakında Fenerbahçe’de öyle bir bomba patlayacak ki, düne kadar bu ülkede emsali yaşanmamış olacak... “

Ve evet, şimdi o yazı yeniden...  

Dikkat! Fenerbahçe elden gidiyor!  

Yazık yazık! Koskoca 106 yıllık tarihi anıt temelinden sarsılıp yok edilmek üzeredir. Benden daha bugünden söylemesi. Yarın çok geç olmaz inşaallah... O günleri görmek de hakiki Fenerbahçelilere nasip olmaz umarım.      

Dün Fenerbahçe’nin cemaat tarafından ele geçirildiğini iddia eden geri zekalılar, acaba aslında kimin ellerine geçtiğini fark edebiliyorlar mı   Bu satırların yazarı yaklaşık on yıldır bunları yazıp duruyordu. Bu yüzden de Fenerbahçe düşmanı ilan edilmişti. Acaba bu kafalar kimin asıl düşman olduğunu görebiliyorlar mı

Şimdi açalım biraz. Aziz Yıldırım Bey Galatasaray’daki ikisi erkek biri bayan üç ismi suçluyor UEFA süreci için... Biri Lütfü Arıboğan ki, federasyonda görevli iken bu zata telefonda diğer kulüp başkanları için, “Köpekler geldi mi”  diye sormuştu (Tapelerden). O gün Lütfi Bey mahkemeye vermediği için acaba şimdi pişman mı   Ebru hanım... Ve de adını bile şimdi aklıma getiremediğim diğer Galatasaraylı yönetici... İşte bu üç kişi Fenerbahçe’yi UEFA’da mahkum ettiren isimlermiş. Yuh be! Şayet koca Fenerbahçe’yi bu üç isim mahkum ettirmişse, o zaman Aziz Bey, siz de amma tırtmışsınız. Yani hiç bir halt değilmişsiniz. Hani nerede Fenerbahçe’nin büyüklüğü Ama siz ona hep kendi büyüklüğünüz olarak baktınız da ondan... Yani hep kendinizi Fenerbahçe’den büyük gördünüz.

Devam edelim. Dünyadan haberi olmayanlarla dolu Fenerbahçe yönetimine acımamak mümkün değil. Aziz Bey, Şenes Erzik’e de sallamış. Demiş ki, “Utanmadan UEFA’nın girişine fotoğrafını koydurtmuş. İstifa etmesi gerekir” Zavallı Aziz Bey! Siz Şenes Erzik’in oraya nasıl seçildiğini biliyor musunuz Siz UEFA veya FIFA yönetimlerine insanların ülkelerinin adayı olmaksınız seçilebildiklerini biliyor musunuz Yani Şenes Erzik, asla ve asla Türkiye’nin temsilcisi değildir. Tıpkı diğer üyelerin ülkelerinin temsilcileri  olmadıkları gibi... Ama sizin asıl işiniz Galatasaray’la didişmek olduğundan bilginizi de yenilemiyor, zenginleştirmek gibi bir hamle de yapmıyorsunuz. Peki, Aziz Bey, Şenes Erzik son UEFA Kupası’nın finalini, hem de hiç uygun olmadığı halde, Şükrü Saraçoğlu Stadı’na aldırdığında neden ortalarda görünüp konuşmadınız O zaman Şenes Bey iyiydi de, şimdi mi kaka oldu Asıl siz utanın böyle bir görüş ortaya koyduğunuz  için.  Amaç, işlenmiş suçları başka adrese yollayıp, aradan sıyrılmak. Ama artık kimse yemiyor. Yalaka basın hariç...

Son sözüm futbolculara. Yahu Kuyt ve Webo kardeşler; Siz o malum süreç yaşandığında Fenerbahçe’nin futbolcuları mıydınız Ayıp be! Hadi Webo sıradan ama ya Kuyt Emre ve Volkan’a mı ne diyeceğim Sizler birer profesyonelsiniz. Bugün Fenerbahçe’de, yarın belki de başka bir yerde. Mesela Atletico Madrid’de falan... Tabii ki sizler o sezon aslanlar gibi mücadele ettiniz. Amacınız ve hazırlıklarınız sadece kazanmak üzerine idi. Ama sizler ter dökerken, başkaları acaba neler yapıyorlardı Bunu biliyor musunuz Mesela, tarla, ekin, inşaat ve işçileri falan gibi... Hani ne bileyim belki de içinizde inşaatlarla, tarlarla ilgili birileri var mıydı .. Ama olduğunu sanmıyorum. Yani sizler sadece ve sadece futbol işçileriydiniz. Ama ya şimdi Kendinizi kullandırmayın! Sahibinin sesi olmayın! Haaa bir de mektup meselesi var. Basına yazın, onlar bayılırlar. Döner döner okurlar. Manşetlere taşırlar. Hatta üzerinde ağıtlar bile yakarlar. Ama sakın UEFA’ya yazmayın. Çünkü mektubunuz bir üçlük atış olarak doğru sepete gider.

Son söz... Dostlar; Fenerbahçe elden  gitmektedir. Dolayısıyla ülke sporu da... Yetişin, yangın büyüktür. Umarım ateş bütün bünyeyi sarmadan yetişip söndürürsünüz. Yoksa tarih önünde siz de yangının izleyicileri olarak kabahatli olacaksınız. Hele hele spor medyasının büyük bölümü…