Bir varmış bir yokmuş…
Evvel zaman içinde…
Kalbur saman içinde…
Develer tellal iken…
Pireler berber iken…
Ben anamın beşiğini…
Tıngır mıngır sallar iken…
Ülkelerden ülkeler varmış…
Bu ülkeler çok gelişmiş ülkelermiş…
Dünyaya meydan okuyan ülkelermiş…
Süper güçlermiş…
Yedikleri önde…
Yemedikleri arkalarında imiş…
Dünyaya nizamat veren ülkelermiş…
Nerede bir sorun varsa…
Hemen buraya müdahale eder…
Sorunu çözmeye çalışırlarmış…
Ama bunu hep kendi çıkarları için yaparlarmış…
Hep ama hep böyle imiş…
Hatta ve hatta…
İnanması çok zor ama…
Her iki savaşan ülkeye de…
Silahları kendileri verirmiş…
“Al da komşunu döv, öldür” dercesine…
Sonuçta kazanan hep kendileri olurmuş…
Bunun örnekleri hep canlı canlı imiş…
***
Tartışmalı ve kuşkulu pandemi döneminde…
İlginç bir şey olmuş…
Bu süper devletler hemen yakınlarındaki…
Daha yakın zamana kadar selam durdukları…
Bir zamanların cihan devletini ‘kıskanır’ olmuşlar…
Neden kıskandıkları pek belli olmasa da…
Kıskanırlarmış…
Zira pandemi döneminde kendilerinin AVM’lerinde…
Raflar bomboşken bu ülkenin rafları dopdolu imiş…
Zaten öteden beri kıskanç olan bu süper ülkelerde…
Meyve, sebze tane ile satılırken…
Bir tarım ülkesi olan eski süper devlette…
Tüm meyve ve sebzeler kilo kilo satılırmış…
İşte buna artık tahammülleri olamazmış…
Kıskandıkları ülkeyi bu yönü ile…
Kendilerine benzetmek için oturup…
Uzun uzun kafa yorup…
Planlar, programlar yapmışlar…
***
İçlerinden Hayim Nahum denilen bir hahambaşı…
Af edersiniz Hayim Nahum denilen hain başı…
Şöyle bir karanlık planı öne sürmüş;
“1) Bu cihan devletinin; insanlarını dininden uzaklaştıracaksınız…
2) Bu cihan devletinin; insanlarını borca esir edeceksiniz...
3) Bu cihan devletinin; insanlarını aç bırakacaksınız...
4) Bu cihan devletinin; insanlarını işsiz bırakacaksınız...
5) Bu cihan devletinin; insanlarını ırk, tarikat, mezhep, siyasi görüş ayrılıkları oluşturup tahrik edecek ve Türkiye’yi böleceksiniz...
6) Bu cihan devletinde; böldüğünüz parçaları birbiriyle çarpıştıracaksınız...
7) Bu cihan devletinde; parçalanmış, yumuşatılmış lokmaları Siyonizm’in emrine vereceksiniz...
***
Geçen gün bir fotoğraf düştü, önümüze…
Anadolu’da bir şehrimizin pazar yerinden…
- Tek kayısı 5 TL
- 10 kayısı 50 TL
- 20 kayısı 100 TL
Yani… Yanisi şu…
Bizi ‘kıskanan’ ülkelerin durumuna düştük…
Eskiden kilo kilo alınan mevsim meyveleri…
Bugünlerde tane tane alınmaya başlandı…
***
Hayim Nahum doktrini tıkır tıkır işlerken…
Bizim pazar yerlerinde de…
Meyveler tek tek satılmaya başlanırken…
Dudaklarımdan gayri ihtiyari…
Yine şu kelimeler döküldü;
- Bir varmış bir yokmuş…
SAADET İSTANBUL KONGRESİNDEN FARKLI NOTLAR…
* Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, son derece dikkat çeken bir konuşma yaptı, Saadet İstanbul Kongresi’nde. Hemen her konuya değindi. İstanbul üzerinden verdiği mesajlar, üzerinde çok düşünülmesi gereken mesajlar. Gelecek yazıda Arıkan’ın bu mesajlarını yazmaya gayret edeceğim, inşallah…
* Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Tuğrul Yalçınkaya da kongrede yaptığı konuşmada dikkat çeken ifadelerde bulundu.
* Millî Görüş ve Millî Gazete sevdalısı, çınarlarımızdan Feyzullah Gümüştekin abimiz ileri yaşına rağmen İstanbul kongresinde yerini almıştı. Hatırını sorup hürmetlerimizi ilettik. İyi ki varsın Feyzullah ağabey! O fotoğraf meselesini de unutmuş değiliz, kıymetli abim! En kısa zamanda halledip ziyaretinize geleceğiz, inşallah… Millî Gazete çınarları her dem başımızın üzerinde.
* Epeydir göremediğim çok sayıda teşkilat mensubu ile sohbet ettik, merhabalaştık. Tümü heyecanlı idi. Kongrelerin de böyle güzel bir yanı var; yıllardır göremediğiniz sevdikleriniz bir anda çıkıyor karşınıza!
* Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Haliç Kongre Merkezi’ne ulaşmadan muhteşem bir karşılama/seremoni düzenlendi. Yolun her iki yakasında teşkilat mensupları ellerinde bayraklarla Genel Başkan’ı karşıladı. 2,5 km'lik bir kortej ile karşılandı. Saadet Partisi İstanbul Gençlik Kolları’nın muhteşem karşılama programı uzun süre konuşulacak gibi... Gençlerin bu 2,5 km’lik karşılamasını mutlaka izlemelisiniz derim…
* Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya Divan Başkanlığı görevini başından sonuna kadar başarılı bir şekilde ifa etti.
KONGREYE KATILANLAR ÇOCUKLAR GİBİ ŞENDİ!
Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan Saadet İstanbul Kongresi’nden birkaç not daha;
* Saadet Partisi İstanbul Kongresi’nde, Millî Görüş programlarında o gördüğümüz hoş sahneler yine yaşandı. Çocuklar her Millî Görüş kongresinde ve programında olduğu gibi yine salonda koşturup durdular. Çocuklar şendi. Programa katılanlar da çocuklar kadar şendi.
* Genel Başkan Mahmut Arıkan, ailelerin çocukları ile yoğun fotoğraf çekimi taleplerinin tümüne sıcak yaklaştı.
* Selami Çalışkan... Uzun yıllar Millî Gazete’de çalıştı. Kongreyi birlikte izledik. Uzun uzun hatıralarını anlattı. Erbakan Hocamızla, Turgut Özal ve diğer liderlerle ve siyasilerle... Hele hele birlikte trenle seyahat ettikleri Adnan Kahveci ile bir anısı var ki; evlere şenlik! “Bunları neden bir araya getirip kitaplaştırmıyorsun?” dedim. Hemen o sırada salona giren Saadet lideri Mahmut Arıkan'ı görüntülemek için boynunda fotoğraf makinesi ile koşturdu, ilk günkü muhabirlik heyecanı ile… Hele hele benim hatırladığım, 12 Eylül askeri darbesinden sonra başbakanlığa getirilen emekli asker Bülent Ulusu ile Millî Gazete’ye de yansıyan bir diyaloğu vardı ki… Bunu da mutlaka bulup okumalısınız…
* Kongrenin başlangıcında, merhum Hasan Bitmez’in TBMM’deki son konuşması, Gazze soykırımı ve Müslüman ülke yöneticilerinin bu soykırıma kayıtsız kalmalarını canlandıran gösteri şahaneydi. Saadet Partisi İstanbul Gençlik Kolları’na tebrikler…
***
Not: (Mahmut Arıkan İstanbul’la ilgili hangi mesajları verdi? Gelecek yazıda…)