Bir uzun soru

Abone Ol

1980'li yılların sonlarına doğru...

Mihail Gorbaçov'un 'Glasnost' ve 'Perestroika' açılımlarının ardından 'Demir Perde' olarak isimlendirilen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) dağıldı.

'Demir Perde' parçalandı ve SSCB'ye bağlı olan cumhuriyetler birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler.

Doğu Almanya-Batı Almanya arasındaki duvar kaldırıldı ve bugünkü Almanya ortaya çıktı.

Bu arada Orta Asya cumhuriyetleri olarak anılan Türk cumhuriyetleri de bağımsızlıklarını ilan etti.

Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan...

Biz bu devletleri 'dost ve kardeş' olarak tanımlıyoruz, böyle biliyoruz. Böyle tanımlamaya da devam edeceğiz, elbette! Doğrusu da bu!

Bu köşede birçok kez şunu yazdım; "Bu Türk cumhuriyetleri öncelikle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni (KKTC) neden tanımıyor? Öyle ya madem kardeşiz, madem dostuz, bu dost ve kardeş ülkelere düşen öncelikle KKTC'yi tanımak olmalı, öyle değil mi?"

Ve biz hâlâ bu adımı beklerken ne oldu biliyor musunuz?

Bu dost ve kardeş ülke olarak bildiğimiz Türk cumhuriyetleri nasıl bir adım attılar, biliyor musunuz?

Bizim kanlı bıçaklı olduğumuz, soydaşlarımızı yıllarca katleden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni devlet olarak tanıdılar ve büyükelçilik açma kararı aldılar!

Son olarak uzun bir soru; bu dost ve kardeş ülkeler olarak bildiğimiz Türk cumhuriyetleri, bizim kanlı bıçaklı olduğumuz, soydaşlarımızı yıllarca katleden Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni niçin devlet olarak tanıdılar ve büyükelçilik açma kararı aldılar? Türk cumhuriyetleri KKTC'yi neden devlet olarak tanımıyor? Türk cumhuriyetlerinin anlam veremediğimiz bu kararlarında Rusya'nın ne kadar etkisi olmuştur? Türk cumhuriyetlerinin anlam veremediğimiz bu kararlarında Avrupa Birliği'nin (AB) vadettiği 12 milyar euroluk kredisi mı etkili olmuştur?

Ve tüm bu gelişmeler olurken bizim ülkemiz yetkililerinden şu ana kadar neden bir açıklama yapılmadı?

İŞTE ERBAKAN HOCA'NIN ÖNGÖRÜLERİ!

Geçenlerde bir sohbet sırasında şunlar konuşuldu;

* "Biz Erbakan Hoca’yı sağlığında yeteri kadar ne yazık ki anlayamadık! Oysa Hoca’nın anlattıkları, konuşmaları, konferansları, TBMM'de yaptığı açıklamalar, mitinglerdeki söylemlerine baktığımızda tam da bugünleri anlatmış! Öngörüleri yüzde yüz çıktı ve çıkmaya da devam ediyor..."

***

Ben ne yaptım, peki? Dinledim, dinledim, dinledim... Derin bir 'Ahhh' çektim! Tabii içimden!

İKLİM KANUNU'NDA ANLAŞILMAYAN KAVRAMLAR!

İklim Kanunu, hiç beklenmeyen bir şekilde TBMM'de komisyona geri çekildi.

Ama yanıltıcı olmasın; İklim Kanunu tamamen iptal edilmedi! Komisyonda yeniden görüşülüp yeniden TBMM Genel Kurulu'na getirilecek gibi gözüküyor.

***

Geçen yazımda İklim Kanunu’na ilişkin bazı kavramları bilginize sunmuştum. Bugün bu kavramlara devam etmek istiyorum;

* "Net sıfır emisyon: İnsan kaynaklı faaliyetler dolayısıyla atmosfere salınan sera gazı emisyonlarının teknoloji ve diğer yöntemlerle azaltılarak ve/veya yutak alanlar vasıtasıyla dengelenerek sera gazı emisyonlarında net artış olmamasını,"

* "Ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler: İklim değişikliği ile mücadelede ülkelerin farklı kapasiteleri ve sorumlulukları olduğunu kabul eden uluslararası anlaşmalarda kabul gören ilkeyi,"

* "Ozon tabakasını incelten maddeler: Tek başına veya bir karışım hâlinde ozon tabakasını inceltme potansiyeline sahip ve 1/8/1990 tarihli ve 90/733 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla onaylanan Ozon Tabakasını İncelten Maddelere İlişkin Montreal Protokolü ile kontrol altına alınan kimyasalları ve izomerlerini,"

* "Piyasa istikrar mekanizması: Tahsisatlara ilişkin fiyat istikrarını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemleri,"

* "Piyasa işletmecisi: Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketini,"

* "Planlama araçları: Kurum ve kuruluşlarca hazırlanan ve iklim değişikliği ile mücadeleye doğrudan ya da dolaylı olarak katkı sağlayan plan, program, strateji, eylem planı ve sair politika belgelerini,"

* "Proje sahibi: Karbon kredisi üretecek faaliyeti geliştiren gerçek veya tüzel kişiyi,"

* "Sera gazı emisyonu: Kızıl ötesi radyasyon emen ve yeniden salan, hem tabii ve hem de beşeri kaynaklı olabilen karbondioksit, metan, diazotoksit ve hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar, kükürt hekzaflorür gazlarının ve gaz benzeri diğer atmosfer bileşenlerin salınımı,"

***

Sahi bu kavramlar ne anlama geliyor?

TÜRKİYE YEŞİL TAKSONOMİSİ!

Biraz daha devam edelim, İklim Kanunu'nda pek anlaşılamayan kavramlara;

* "Sera gazı emisyonlarının azaltımı: Sera gazı emisyonlarının azaltılması ile yutak alanların korunması, artırılması ve iyileştirilmesi faaliyetlerini,"

* "Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM): Gümrük bölgesinde, ithal edilen malların sera gazı emisyonlarının yönetimi mekanizmasını,"

* "Tahsisat: Misli nitelikte, devredilebilen, kaydi olarak ihraç edilen ve belirli bir süre boyunca bir ton karbondioksit eşdeğerinde sera gazı emisyon hakkım,"

* "Türkiye Yeşil Taksonomisi (Taksonomi): Belirlenen çevresel hedefler doğrultusunda iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlayan ekonomik faaliyetlere ilişkin ilkeler ve kriterler belirleyerek iklim finansmanının harekete geçirilmesine katkıda bulunan sınıflandırma sistemlerini,"

* "Ulusal Katkı Beyanı: Başkanlık koordinasyonunda ilgili kurum ve kuruluşların iş birliğiyle uluslararası anlaşmalar ve standartlar gözetilerek sera gazı emisyonlarının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum hedefleri ile taahhütlerini içerecek şekilde dönemsel olarak hazırlanan ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryasına sunulan belgeyi,"

* "Ulusal tahsisat planı: Belirli bir döneme ilişkin, üst limit çerçevesinde belirlenen toplam tahsisat miktarını,"

 * "Uluslararası karbon piyasaları: Ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar kapsamında Ulusal Katkı Beyanı hedeflerine ulaşmak amacıyla oluşturulan mekanizmaları,"

* "Uygulama araçları: İklim değişikliği ile mücadeleye yönelik finansman, teknoloji geliştirme ve transferi ile kapasite geliştirme faaliyetlerini,"

* "Yeşil iş: Çevrenin ve doğal kaynakların korunmasına ve çevre kalitesinin geliştirilmesine katkıda bulunarak sürdürülebilir kalkınmayı ve yeşil büyümeyi destekleyen işleri,"

* "Yutak Alan: Ormanlar ve diğer ekosistemler vasıtasıyla karbonu emerek atmosferden uzaklaştıran, karbondioksit emisyonlarını dengeleyen süreci, aktiviteyi ve mekanizmayı, ifade eder."

***

Madem, İklim Kanunu gelen tepkiler üzerine TBMM'de Komisyona geri çekildi! O zaman yapılması gereken, kanunla ilgili tüm eleştirileri göz önünde bulundurarak yeniden dizayn etmektir.

Küresel güçlerin taleplerine göre değil, ülkemiz ihtiyaçları çerçevesinde İklim Kanunu'nu düzenlemek gerekir.