Bir Tarafta Millet, Diğer Tarafta İsrail

Abone Ol

AKP yöneticilerinin, “Bu seçim, işgalcilere karşı istiklal mücadelesi seçimidir” sözleri, bizi bu yazıyı yazmaya mecbur etti.
Erbakan Hocamız yüksek feraseti ile İsrail konusunda onlarca yıl önceden neleri tahmin edip milleti uyarmış ise hemen hemen hepsi gerçekleşmiş veya gerçekleşme yolunda.

Sözde “Arz-ı Mev’ud” tarifleri içinde kalan coğrafyanın boşaltılarak “Büyük İsrail’in” kurulmak istendiğini, Türkiye’nin topraklarının bir kısmı, Suriye, Irak ve İran topraklarının bir kısmı ile birleştirilip, İsrail’in güdümünde bir devlete dönüştürülmek istendiğini, 20-30 yıl önceden dile getirmişti. AKP’yi İsrail’in kurdurduğunu ve AKP’nin kendisine verilen “görev” gereği eninde sonunda İsrail’in NATO’ya girmesini sağlayacağını, Şerefli Ordumuzu da İsrailli bir NATO komutanının emrine vermek istediklerini ve Türkiye’yi böylece İsrail’e vilayet yapmak istediklerini çok açık bir şekilde tarihe not olarak düşmüştü.

Bu çerçevede AKP iktidarının bugüne kadar İsrail konusunda yaptıklarını hatırlayacak olursak, tüylerimiz diken diken olmakta.

İlk başta AKP henüz kurulmadan önce Amerika’da ve Türkiye’de yapılan ön görüşmelerde, AKP’den istenen üç “görev” belirlenmişti:

1- BOP için yöneticilik yapacak.
2- Ilımlı İslam projesine destek verecek.
3- İsrail’in dünyaya açılıp “büyümesi” için bekçilik edecek.

Kısa süre sonra bu mutabakat gereği AKP kurulup iktidara gelmiş ve Erdoğan da gidip ABD’de bu paralelde sözler vermişti. Şu sözler de bunun içinde idi:

“İsrail’in yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye asla razı olmayacaktır.”
Bu sözler kayda geçirilmiş ve videosu da kamuoyuna açıklanmıştır. İsteyen internetten bulabilir.
Kısa süre sonra AKP iktidarının; Türkiye’nin daha öncesi uyguladığı vetoyu kaldırması ile İsrail’in “büyümesinin önünü açacak olan” OECD üyeliği gerçekleşmiştir.

Arkasından kaşla göz arası bir kıvraklıkla İsrail’in NATO’ya gözlemci olarak katılması AKP iktidarının oluru ile gerçekleşmiştir. Şimdi sıra İsrail’in NATO’ya tam üyeliğinin sağlanmasına gelmiştir. Kamuoyu tepkisinden dolayı bu da alıştıra alıştıra, seçimlerden sonra yapılmak istenmektedir.

Türkiye, başbakanlık düzeyinde İsrail’i ziyaret etmiş, bu ziyaret esnasında Erdoğan’ın yüzüne karşı İsrail tarafından, “İsrail’in ezeli ve ebedi başkenti olan Kudüs’e hoş geldiniz” cümlesi söylenmiş, hiç tepki verilmemesi Türkiye’nin bu oldubittiyi kabul ediyor anlamına gelmiş ve tarihe not düşülmüştür.
Tarihinde ilk defa olmak üzere bir İsrail Cumhurbaşkanı TBMM’de AKP iktidar mensuplarının alkışları arasında konuşturulmuştur.

Mavi Marmara katliamından sonra AKP’nin tutarsızlıklarını tek tek saymaya gerek yok. O uzlaşma mutabakatında bile “Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğu” Türkiye tarafından kabul edilmiş olmadı mı?
ABD’nin kendi büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması kararından sonra AKP kurmayları, “Kudüs’ün Filistin Devleti’nin başkenti olduğunu” İslam İşbirliği Teşkilatı kararı ile dünyaya ilan edeceğini yüksek perdeden dillendirdiklerinde, herkes alkışladı ama çıka çıka sonuç bildirisinde “ Batı Kudüs’ün İsrail’e bırakıldığı” anlamına gelen “Doğu Kudüs” söyleminin zapta geçmiş olduğu hayretle görülmedi mi?

“One minute” ve “Terör devleti İsrail” haykırmalarının AKP’nin takip etmekle görevli olduğu “İsrail’i kollama” politikalarını halkın gözünden saklamak için bir örtü olduğu, birincisinin dakikalar sonra düzeltilmiş, ikincisinin de bir iki sene sonra “normalleşme” adı altında “düzeltilmiş” olmasından belli değil mi?

Zaman zaman kesilmiş gibi gözüken diplomatik ilişkilerin aslında arka planda devam ettirildiği bilinmiyor mu? En sonunda da, en itibarlı devlet protokolünü İsrail’e bayraklarını atlı Mehmetçiklere taşıtarak uygulamadılar mı?
AKP’nin kuruluşu sırasında “kollama ve destekleme” sözleri gereği, ülkemizde İsrail’i korumak için Kürecik ve benzeri tesislerinin kuruluşuna onay verildiğini, savaş uçaklarının yakıtlarının Türkiye’den karşılandığını, ayrıca ticari iş hacminin hep artarak devam ettiğini bilmeyen var mı?

Şimdi seçimler var. AKP, verdiği sözleri yerine getirmek için bu seçimi kazanmak istiyor. O sözler gereği İsrail’i korumak, BOP gereği de “Büyük İsrail’in kuruluşunu sağlamak, bizim topraklarımızı da, ta işin başında kabul ettiği “ikiz yasalar” gereği masaya koymak için çabaladığı besbelli değil midir?

AKP yetkililerinin dedikleri gibi bu seçimin işgalci veya terörist tarafları yok, tam aksine bu seçimler İsrail ile Türkiye’deki vatan kaygısı ile çıkış yapan “Millet” arasında olacağı açık değil mi?

Ya AKP, Erbakan Hocamızın uyarılarında dediği gibi Türkiye’yi İsrail’in vilayeti yapmak için son adımları atacak ya da Millet İttifakı iktidar olup bu süreci durduracak.
Olay bu kadar açık ve bu kadar nettir!..

YAZIK ETMEYİN

Yazık etmeyin dirliğimize;
Gerçekleri tersten okutup!..
Yazık etmeyin birliğimize;
Bölüp de bu kutup, o kutup!..