Bir tarafa övgü, diğer tarafa hakaret!..

Abone Ol

Baykalın çarşaflı hanımların yakalarına CHProzeti takarkenki görüntülerini televizyonda izlerken, bunca zamandır başörtülülere karşı rejimi kurtarma mücadelesi (!) yürüten bir parti genel başkannının çarşaflıların partisine girişine nasıl bir izah getireceğini merakla bekledim. Merakım uzun sürmedi. Baykalın getirdiği izah karşısında bu defada yaşadığım şaşkınlığı belirtmek isterim. Çünkü, yapılan izahat sağlıklı bir ruh halinin tezahürü olamazdı. Çünkü, Baykal partisine katılanlara övgü dizerken, diğerlerine adeta hakaret ediyordu. Konuşma bittikten sonra kendi kendime, "CHPnin çarşafa tahammülü olsa olsa bu kadar olur" dedim.

İşte Baykalın beni şaşırtan ve çileden çıkartan sözleri:

"Çaşaflılar ikiye ayrılır: İçi aydınlık olanlar, olmayanlar. Çarşaflıların içinde aydınlık düşünce ve duyarlı yürek bulunabilir."

Buyur burdan yak mı dersiniz, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu mu bilemem. Bundan sonrasını herkesin kendi anlayışına bırakıyorum. Ancak, böylesine bir ayrımın Baykaldan gelmesini anlamak mümkün değil. Belli ki Baykala göre CHPye girenler bir anda aydınlık düşünceli oluyor, girmeyenler ise karanlıklarda boğulmaya mahkum. Böyle bir ayrım insan onuru ile bağdaşır mı

Halbuki olay kılık kıyafete indirgenmeden izaha çalışılsa ne Baykal böyle bir çelişkiyi yaşayacak ne de ülkemizde bir başörtüsü sorunu kalacak. Bir yandan başörtüsünü sorun olarak görenler, rejime tehdit şeklinde takdim edenlerin öbür yandan birkaç çarşaflı CHPye giriş yapınca çarşaflıların sınıflandırması sanıyorum sadece Baykalın değil ülkemizin çelişkisini oluşturuyor.

Elbette Baykalın çarşaflıların CHPye girişi münasebetiyle söyledikleri yukarıdakinden ibaret değil. Konuyla ilgili olarak Fikret Bilaya yaptığı açıklamada da, "Örtülü kadınlar zincirlerini kırıyor" dedikten sonra şunları ekliyor:

"Biz insanların giyimleri ile ilgili değiliz. Aksine bu bir kırılma noktasıdır. CHPnin değerlerini içine sindiren herkes CHPde siyaset yapma hakkına sahiptir."

Lütfetmiş Sayın Baykal.

Peki CHPnin sindirilmesi gereken değerleri nelerdir Bugüne kadar ki söylemlerin ardından yapılan bu tür açıklamalar bir çelişki değil midir

Belli ki siyaset demek ülkemizde kuralsızlık demek. Eğer, tüm tesettürlü hanımlar CHPye yönelip, oy vererek iktidara getirirlerse içleri aydınlanmış, aksi olursa kendilerini karanlığa mahkum etmiş olacaklar..

Siyasette pragmatizm bu olsa gerek.

Hemen belirteyim ki çarşaflı hanımların CHP yeüye olmalarını çok fazla yadırgamış değilim. İsteyen istediği partiye girer ve orada siyasi mücadelesini yürütür. Ancak, çarşaflı kadınlara CHPdesiyaset yapma imkanı verileceğine, ortalıklarda fazlaca görünmelerine tahammül edileceğine ihtimal vermiyorum. Orada bir çeşni olarak bulundurulacaklar. Bunu bir iddia olarak ortaya atıyor değilim. Hayatın gerçekleri açısından söylüyorum. Keşke tüm partilerin tabanı ve yönetim kademeleri o olgunluğa gelse de kimse kimsenin kıyafeti ile ilgilenmese, ille de kafaların içinin araştırılması merakından vazgeçilse. Çünkü, Baykalın çarşaflıları kafasının içi aydınlık olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayırmış olması bile CHP içindeki hazımsızlığın şimdiden ortaya çıkmış halidir.

Çünkü, belli ki Baykal birkaç çarşaflı hanıma CHProzeti takmış olmasına izah getirmek zorunda hissediyor kendisini. Halbuki normal işleyen bir sistemde ve demokrasiyi içine sindirmiş bir ülkede böyle bir izaha bile gerek duyulmaması gerekir. Çünkü, Baykal bu sözleri ile katılımları savunma ihtiyacı duymuştur.

İnsan insandır. Kılıf kıyafeki ile insanlar farklı sınıflara ayrılamaz. Ayrılıyorsa bilinmelidir ki bu ayrımı yapanlar ve kendilerini buna mecbur hissedenlerin kafası netleşmemiş demektir.