Bir senaryo da benden

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Çankaya Köşkü’nde cumhurbaşkanlığı muhabirleriyle resepsiyonda bir araya geldi. Muhabirlere, “Cumhurbaşkanlığım bittikten sonra şüphesiz ki partime döneceğim. Benim için tabii ki doğal olan şeydir. İnanıyorum ki Türkiye çok güçlü bir şekilde her anlamda yoluna devam edecektir” açıklamasında bulundu. Cumhurbaşkanı Gül’ün bu açıklamasını AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, 24 TV’de yayınlanan Elif Çakır’ın sunduğu “Söz Bitmeden” programında değerlendirdi. Şamil Tayyar, Gül’e büyük sorumluluk düştüğünü vurgulayarak açıklamayı doğru bulmadığını söyledi. Bundan anlaşılıyor ki, AKP içinde ki bazı milletvekilleri Abdullah Gül’ün dönmesini istememektedir. Başdanışman Yalçın Akdoğan köşe yazısında Abdullah Gül’e gönderme yaparak; “Erdoğan’a ve bu ideale karşı olan kimse biz ona karşı oluruz. Bu hareketin kimseye bir diyet borcu veya açık hesabı bulunmamaktadır.” İfadeleriyle Gül’ün dışarda kalmasını işaret etmektedir.

DSP Kökenli yeni yetme

Habervaktim. com ’un 13.08.2014 tarihli haberin de ise;” DSP Kökenli “Yeni Yetme ”ye Tepkiler Sürüyor” başlıklı haberiyle AKP’yi çoktan bölmüş. Parti bölünür mü Bilemem! Ama başbakan Erdoğan’ın aldığı oyun tamamı başbakanın kendisine aittir. AKP burada oy almamıştır. Bu da bize şunu gösteriyor ki, AKP sürükleyen karizmatik bir lider olmaması durumun da, istediği oy oranını yakalayamayacaktır. Başbakan Erdoğan’ın atayacağı başbakanın kendisiyle uyumlu çalışan ve her dediğini yapacak biri olmalıdır. Bu da başbakan olmaz, Çankaya’nın müşaviri olur. Biat eden başbakan olmazsa; başka türlü farklı cumhurbaşkanı profili çizemez. Dolayısıyla, son 4 yıldır farklı düşündükleri için Abdullah Gül’ü çizen başbakan Erdoğan, Gül’ün genel başkanlığına sıcak bakmıyor. Abdullah Gül başbakan olması durumun da, biat etmeyeceğine göre, Erdoğan’ın işine gelmemektedir. Fakat Abdullah Gül’ün kendisinin genel başkanlığı talep etmesi durumun da Erdoğan “hayır” diyemez.

Men Dakka Dukka

Başbakanın yapmış olduğu plan ise; Parti kan kaybetmeye başladığında mecburiyet karşılığın da Abdullah Gül’ü genel başkan yapmaktır. Yüzde 60 oranın beklenen oyu yakalayamayan AKP, Anayasayı değiştirecek salt çoğunluğu bulamayacaktır. Eğer yüzde altmışı yakalamış olsaydı, baskın erken seçime gidip, anayasayı değiştirecek meclis aritmetiğini yakalayabilirdi. Dolayısıyla farklı bir Cumhurbaşkanı olacağını ifade etse de, Gül’den farklı bir şey yapacağını düşünmüyorum. Teammüller gereği, bugüne kadar bakanlar kuruluna başkanlık yapmayan cumhurbaşkanlarından farklı, başbakanken başkanlık yaptığı bakanlar kuruluna şimdi, Cumhurbaşkanı olarak başkanlık yapar. Bütün farkın bu olacağını düşünüyorum. AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar’ın çıkışı, AKP içinde kazanların kaynayacağının işareti olduğunu düşünüyorum. AKP’nin fıtratı gereği “kol kırılır yen içinde kalır” mantığıyla hareket ettiğinden, basına yansımayabilir. İnsanoğlu yaşadığı müddetçe ektiğini biçtiğine göre, mutlaka Cumhurbaşkanı Erdoğan’da ektiğini bulacaktır. Fazilet Partisi’nin başında Erbakan yoktu. Çünkü beş yıl siyaset yasağı cezası verilmişti. Yenilikçi hareket tarafından Milli Görüş bölünmüş ve zayıflamasına neden olmuştu. Bugün de Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, AKP’nin başında yokken parti bölünecektir. Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çevresindeki bazı kişilerin iki ismin arasını bozmaya çalıştığını ifade eden Arınç’ın “Yeni yetmelerin kendilerine bir şeyler evham ederek, mevhum bazı değerler üzerinden `aslında öyle olması gerek, aslında böyle olması gerekir’ diye hesaplar vermesi bizim aramızda yıllardan beri bozulmayan kardeşliği zedeleyebilir” sözlerinden, Fazilet partisin de; ”Ak saçlılar” ile “yenilikçi” polemiğinin AKP’de ki karşılığı “yeni yetmeler” ile “3 döneme takılanlar” olsa gerek. Bir Arap atasözü der ki; “Men Dakka Dukka” yani eden bulur. İlahi adalet tecelli mi ediyor ne