Bir şehrin ruhuna vakıf olmak için

Abone Ol

Geçtiğimiz yıllarda önemli bir bürokratın kızı üç çocuğunun fotoğrafını, bir not eşliğinde paylaştı. Büyük kızının 13 ülke gezdiğini, ortancanın pandemi nedeniyle ancak 2 ülkeye gidebildiğini, en küçüğünün ise, "Euro 30 TL maalesef, sen de cennet vatanımızda nereleri görebilirsen artık. Hiç sesini çıkarma."

Bu sözlere insanlar kızdı, “Nereden geliyor bu zenginlik” diye söylendi.

Fakat benim dikkatimi asıl çeken fakirlik, ,hazine kıymetindeki ülkemiz şehirlerinin es geçilmesi idi. Elbet Avrupa, Asya, Afrika, Amerika görülmeli lakin önce kendi memleketimiz.

Ülkemizin her bir şehrinin tarihî yapısallığı, sanat harikaları, doğal güzellikleri, nefis iklim farklılıkları; çam, ardıç, ladin havaları bulunmakta.

Önceki gün sağlık ocağına atanan doktorumuza, hoş geldiniz diyorum, “Kesinlikle hoş geldim Erzurum cehenneminden, cennete geldim” dedi.

Siz cehennem gözlerle bakarsanız ateş gibi yakan buz soğuklar görürsünüz. O havanın mis gibi temiz olmasının ayrıcalığını bilmeniz gerekir. Elbet İstanbul olamaz hiçbir şehir. Fakat her şehrinde kendi lisanı, türküsü, albenisi, vefası, hatıraları bulunmakta.

Çok şükür son senelerde gençler rehberler eşliğinde İstanbul’u gezmekteler, Kars treni ile doğu turu yapmaktalar. Terörün pis laneti ortadan kalktıktan sonra Hakkâri dağlarında açan çiçekleri gördü çocuklarımız.

Bir şehirde çay içiyorum, garson çocuğa “nerelisin” diyorum zira insanların ait oldukları şehirler, taşıdıkları isimlerden çok genetiklerine güzellik nakışlamış. Genç, Adıyaman Kâhta dediğinde, “Ne kadar harika bir yerdensin, Nemrut Dağı kalıntıları, Kommagene Krallığı, Kommagene'nin başşehri Arsameia. Cendere Köprüsü, köprü sütunları üzerindeki kitabede Roma İmparatoru Septimus Severus ile karısı ve oğulları onuruna yaptırıldığı ibaresi. Krallık kadınlarının gömüldüğü Karakuş Tümülüs’ü, Şeytan Köprüsü, ırmaklar, yemyeşil dağlar.

Garson çocuk benim bu Kâhta hayranlığıma bakıp “peki siz şeyhi ziyaret ettiniz mi” dedi, “yok” dedim, çocuk, “Ben sizin anlattıklarınıza inanmıyorum” dedi. Bütün o devasa tarih ve sanat külliyatını yok sayması, gözünün önündeki hazineyi bilmemesi üzücü.

Bu bilgisizlikle de izah edilemezdi, Yozgatlı profesör de kendi şehrinden nefret etmekteydi, ne şehrinin kurulduğu yer olan Divanlı Köyü’nü görmüştü, ne Yozgat Konaklarına, Çapanoğlu Camii’ne adım atmıştı. Hayranı olduğu şehir, naylon AVM’lerinden gözünü alamadığı Ankara idi. O, şehre ait içli sevgi çocukken verilmeliydi.

Çocukları Elbet Avrupa’ ya götürmek gerek lakin önce kendi memleketlerini görsünler. Torunlarıma rota çizdim. Safranbolu yu, Kastamonu, Bolu, Göynük, Taraklı’ nın şirin konaklarını mutlaka görün, minikler geçmiş zamanın ruhaniyetini, şahane ahşap mimarinin yardımıyla kavrayacaklardır. Çamların başat rolde olduğunu, Ege’nin zeytinlikleriyle yarıştıklarını anlayacaklardır.

Çanakkale köyleri olan Adatepe’ nin taş konaklarını, Yeşilyurt’un tatlı yeşil camisiyle el ele tutuşmuş nefis evlerini, Behramkale’ yi gezdirmelisiniz.

Ülkemiz Avrupa’dan gezilecek yer hususunda çok fazlasına sahip, adeta bir antik kentler müzesi; Efesos, Bergamon, Patara, Hiyeropolis, Termessos.

Konya, Aksaray, Niğde bir kervansaraylar masalının coğrafyası. Selçuklu’ nun, Beylikler Anadolu’sunun sosyal hayatını hâlâ yaşatmaktadırlar.

Amasya’nın kral kaya mezarları, İlhanlı Şifahanesi, Osmanlı camileri, Yeşil ırmağı seyreden Hazeranlar Konağı yan yana, asırları muhabbetle tezyin etmekteler.

Kayseri Gevher Nesibe Hatun Şifahane’sinde akıl hastalarının tedavi edildiği musıki duyulmakta, Kütahya Germiyan sokağın evlerinde edep ve terbiye hâlâ duyumsanmakta, Harput’u erkek kardeşleri ile birlikte fethe gelen Şehide Zeynep’in kayanın içinden akan gözyaşları sayılan kaynak suyu, yüzyıllardır hastalara umut olmakta.

Bu kadar güzelliğin içerisinde çocuklarınızı Avrupa’ ya taşısanız ne çıkar memleketinin hazinelerini yüreğine nakşetmedikten sonra.

Bu sebeple özellikle okuyucularıma şehir gezileri tavsiye ediyorum, alın çocuklarınızı gittiğiniz şehrin dağını, tepesini, eski eserini, kalesini, camisini çeşmesini, türbesini gezdirin. Yurt sevgisinin ilk temel taşını yüreğine yerleştirin.