Bir Sabah Gelecek Kardan Aydınlık!

Abone Ol

Yine Gazze… Yine kan ve gözyaşı… Yine şehit olan Filistinliler… Yine zulüm gören Filistinliler… 

Önceki gece…

El Cezire TV’den izliyorum; Gazze’de terör devleti İsrail’in attığı bombalarla oluşan büyük bir çukur…

Çukurun hemen kenarında bombalamayı ve sonucunu mikrofona konuşan Gazzeliler…

Sağa sola koşuşturan Gazzeliler…

Annelerin çığlıkları… Babaların haykırışları…

Fakat o anda gözlerime bir kare takılıyor;

Terör devleti İsrail’in attığı bombalarla evlerin ortasında oluşan o büyük bir çukuru Gazzeli çocuklar adeta bir ‘oyun alanına’ dönüştürüyorlar!

Bizim çocukların kar yağdığında poşetlere oturarak kaydıkları gibi Gazzeli çocuklar da o çukura kayıp kayıp çıkıyorlar…

Yüzlerinde bir neşe, bir neşe…

Bombalar evleri yıkıyor, şehit ediyor, çocukları katlediyor, büyük bir zulüm ortalığı kasıp kavuruyor!

Canlı yayınlanan bu son dönemlerin en büyük zulmünü dünya sadece seyrediyor! Sadece izliyor! Film izler gibi…

Ama bombalar, Gazzeli çocukların yüreklerini yıkamıyor!

Ama bombalar, Gazzeli çocukların umutlarını tüketemiyor. 

Ey terör devleti, ey Siyonistler;

Siz fevç fevç gelseniz de, Filistinli bu çocukların umutları sizin bitmek tükenmek bilmeyen zulümlerinizi boğacak bir gün, elbet!

Yakındır o günler…

***

“Gergin uykulardan, kör gecelerden

Bir sabah gelecek kardan aydınlık.

Sonra düğüm düğüm bilmecelerden

Bir sabah gelecek kardan aydınlık.”

MANAVGAT SUYU İSRAİL’E SATILIYOR MU?

* Terör devleti İsrail, havadan, karadan, denizden en gelişmiş silahlarla Gazze’yi bombalamaya devam ediyor.

* Terör devleti İsrail, Gazze’de çocuk, genç, kadın, erkek, yaşlı demeden katletmeye devam ediyor.

* Terör devleti İsrail, hastaneleri bombalamaya devam ediyor.

***

Terör devleti İsrail’in bu katliamları devam ederken çok çarpıcı bir iddia öteden beri sosyal medyada çok konuşuldu, konuşuluyor. O da şudur;

* Bizim Manavgat Suyu, terör devleti İsrail’e satılıyor mu, satılmıyor mu?

***

Projenin geçmişini şöyle bir masaya yatırırsak…

* Proje ilk olarak Turgut Özal döneminde 1980’lerin sonuna doğru gündeme geldi.

* Neydi o projenin adı; “Manavgat Barış Suyu Projesi”…

* Proje, sekizinci Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından 1987 yılında, Ortadoğu’da su sıkıntısı çeken ülkelerin içme suyu ihtiyacını karşılamak için başlatıldı.

Süreç şu şekilde gelişti;

* Dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın gündeme getirdiği proje, 11 yıl sonra somut belirginliğe dönüştü; yapılan işletme, 18 Aralık 1998’de dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ve Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit tarafından hizmete açıldı. Ve ardından, “Manavgat Çayı Su Temini Projesi” kapsamında Akdeniz’de bir platform inşa edildi. Yaklaşık 147 milyon dolara mâl olan bir platformdu bu.

***

* Fakat bu aşamadan sonra yapılan haklı itirazlar ve yükselen sesler sebebiyle proje tam olarak gerçekleş(e)medi!

* 2000’li yılların başında da konuşulmaya başlandı; İsrail - Türkiye arası Manavgat nehrinden su satılmasını öngören anlaşma…

* Manavgat Çayı Su Temin Projesi kapsamında Manavgat Çayı’ndan alınacak ve arındırılacak suyun tankerler aracılığıyla su sıkıntısı çeken Ortadoğu ve Akdeniz ülkelerine nakledilmesi planlanmıştı. 

* 2000 yılında Türkiye’nin “her ülkeye su verme kapasitesi olduğu” açıklaması üzerine terör devleti İsrail, Türkiye’den su satın alımı konusunda görüşmek istediğini belirtti…

ÖN ANLAŞMA İMZALANDI, PEKİ SONRA!

2002 yılında terör devleti İsrail, Manavgat’tan su alımı isteğini yineledi. Ve iki ülke arasında yapılan görüşmelerde bir anlaşmaya varıldığı açıklaması yapıldı.

Bu açıklamadan iki yıl sonra da yani 4 Mart 2004 tarihinde Türkiye ve terör devleti İsrail arasında Manavgat Çayı’ndan yılda 50 milyon m3 arıtılmış suyun 20 yıl süre ile İsrail’e satılmasıyla ilgili bir ön anlaşma imzalandı.

Ancak, bu anlaşma sırasında suyun fiyatı ile ilgili teknik bilgiler belirlenmemiş, yalnızca karşılıklı siyasi taahhüdü içeren bir anlaşma yapılmıştı.

Yapılan bu ön anlaşmanın ardından teknik detaylar için 2004 yılından 2006 yılına kadar görüşmeler devam etti. Sonucunda ise terör devleti İsrail Manavgat’tan taşınacak suyun metreküp maliyetinin 1 doları aşacak olması sebebiyle projeden vazgeçme kararı aldı. 

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından 2006 yılında yapılan basın açıklamasında anlaşmanın maliyet sebebiyle karşılıklı olarak feshedildiği ifade edildi.

Bu anlaşmanın feshinden sonra proje için başka bir alıcı ile anlaşılamadı.

DSİ AÇIKLAMA YAPMALIDIR!

Yeni bir konu değil!

Bugüne kadar çok konuşuldu Manavgat Suyu’nun terör devleti İsrail’e satıldığı iddiaları…

Meselenin serencamını bu şekilde anlatmaya gayret ettim.

Tekrar edeyim; Manavgat Suyu, terör devleti İsrail’e satılıyor mu, satılmıyor mu?

* Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünden (DSİ) bu konuda bir açıklama yapılması ve bu alandaki iddialara cevap verilmesi gerekir diye düşünüyorum.

İŞGALCİ İSRAİL’E MANAVGAT’IN SUYUNU VERMEYİN!

Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, AK Parti iktidarına açık çağrı yaptı. Şöyle ki;

* “Gazze’de yüzbinlerce masumu açlığa ve susuzluğa mahkûm eden işgalci İsrail’e Manavgat’ın suyunu vermeyin!”

* “Bakü-Ceyhan Boru Hattı üzerinden limanlarımıza gelen, oradan da tankerlerle İsrail’e taşınan yakıt sevkiyatını acilen durdurun!”

* “İngiliz ve Amerikan uçaklarının İsrail için sortiler yaptığı İncirlik Üssünü derhal kapatın! İsrail’e çalışan Kürecik Radar Üssünü kapatın!”

* “Antalya, Mersin ve İskenderun limanlarımızdan İsrail’e gıda ürünü ve meyve-sebze taşıyan gemileri durdurun!”

* “Başta İsrail'deki büyükelçimiz olmak üzere oradaki bürokratlarımızı geri çağırmak için daha neyi bekliyorsunuz?”