Bir rüya ve düşündürdükleri

Abone Ol

Olayı ilk defa Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı

Salih Turhan Bey den dinledim. Karaman da yapılan AGD İlçe Başkanları Toplantısı nda

anlatmıştı.

İlgi çekici bulduğum olayı bir de yaşayanlardan dinlemek

istedim. Araştırmaya giriştim. Önce, AGD Genel Merkezi Ortaöğretim Komisyonu

Başkanı Ömer Faruk Yazıcı Bey i gördüm. Dedi ki: Bu olay, sıkıntılarımızın en

yoğun olduğu bir zamanda yaşandı. Hepimizin moral ve cesaretini artırdı.

Şimdi sana, telefon görüşmesine şahit olan Genel Merkez

Ortaöğretim Komisyonu nda görevli Mehmet Sarı yı gönderiyorum dedi ve ayrıldı.

2 dakika sonra üniversite öğrencisi Mehmet Sarı yanıma geldi. Hemen konuya

girdik.

Mehmet kardeşim şöyle anlattı: Şubat ın son haftasında

illerin Ortaöğretim Teşkilat Başkanları nı Ankara da topladık. Programa davet

için Genel Merkez Ortaöğretim Teşkilat Başkanımız İbrahim Önal tek tek illeri

aradı. Ankara daki toplantının önemini anlattı. Yine, bir ilimizi arıyordu.

Fakat İbrahim başkan tutuk tutuk konuşuyor, hüngür hüngür ağlıyordu. Ne

olduğunu bilmediğim halde olaydan ben de etkilenmiştim. Çünkü İbrahim Önal

kardeşim şen şakrak bir insandı, duygusal biri değildi, ağladığını hiç

görmemiştim. Bunun sebebini merak ettim.

Mehmet Sarı bana olup biteni anlattı ama ben yine, olayın

asıl birinci derece failinden dinlemeyi arzu ettim. O ilin şube başkanını

aradım, İl Ortaöğretim Teşkilat Başkanı na ulaştım ve tebrik ettim. Allah ın

bize böyle büyük bir dâvâda görevli kıldığı için şükrettik. Çünkü Allah

sevdiği kulunu kendi yolunda hizmet ettirir di.

Olayı yaşayan kardeşim, kendisinin ve annesinin isminin

yazılmasını istemediği için, yalnız telefonda dinlediğim olayı nakletmekle

yetineceğim.

                            

OLAY NASIL OLDU

Üniversite öğrencisi olan İl Ortaöğretim Komisyon

Başkanı nın Ankara da toplantıya katılmasına annesinden izin çıkmıyordu.

Annesi, annelik duygusunun da etkisiyle oğluna, Öğrencisin, okulu bitirmen,

bir meslek sahibi olman lazım, önünde evlilik var. Toplantıya hep sen mi

katılacaksın Bu sefer de başkası katılsın! diyordu.

Başkan, ne yaptıysa annesini ikna edemedi. Dâvâsı ve

annesinin rızası arasında kaldı. Toplantıya katılmayı çok istiyordu ama

çaresizdi. Durumu genel merkezine bildirdi. Genel merkez ne yapabilirdi ki! Bu

durum, yalnız karşılıklı üzüntüye yol açtı.

O gece yattılar. Ertesi gün, başkan genel merkezini

arayarak Ankara daki toplantıya katılacağının müjdesini veriyordu. Peki, bir

gecede ne olmuştu da karar değişmişti. Annesi, o gece bir rüya görmüştü,

Oğlum, hazırlan, seni Ankara ya göndereceğim demişti. İbrahim Önal Bey i

ağlatan işte o rüyaydı.

Söz konusu kardeşim, rüyayı bana annesinden naklen şöyle

anlattı: Rüyamda oğlumun toplantıya katıldığı salon bana gösterildi. Toplantı

salonunda bulunanların hepsi sevimli, güler yüzlü, takım elbiseli gençlerden

oluşuyordu. Salona hâkim olan ciddiyet ve disiplin, çok önemli bir görev için

toplandıklarını gösteriyordu. Önce `Tekbir getirdiler. `Allahüekber! nidaları

semaya yükseldi. Sonra, karşıdan bir nur parladı ve salonda bir hareketlenme

oluştu. Toplu halde Salâvât-ı Şerife getirmeye başladılar. Ben, yanımdaki

delikanlıya, `Ne oldu, bu hareketliliğin sebebi ne diye sorunca, bana dedi

ki: Teyzeciğim! Görmüyor musun, Allah Resulü (S.A.V.) toplantımıza katıldı.

İşte, annenin oğluna, Hazırlan, seni Ankara daki

toplantıya göndereceğim demesinin sebebi buydu.

                               

AGD GÖREVİNİ YAPIYOR

AGD öncesi gençlik kuruluşumuz olan Milli Gençlik Vakfı

Erbakan Hoca nın teşvik ve çabalarıyla kurulmuştu. MGV nin, 28 Şubat ın gadrine

uğraması AGD yi ortaya çıkardı. Her iki kuruluşumuz da samimi ve fedakâr

kadrolarıyla milletimize lâyık olmaya çalıştı. Verdiği sözü tuttu. Tuttuğu eli

bırakmadı. Dâvâsına sâdık kaldı.

Erbakan Hoca, 5. 12. 2009 günü, AGD Genel Merkez

Yöneticileri, Bölge ve Şube Başkanları Toplantısı nda onlara şöyle hitap etti:

Sizleri Türkiye ve dünyanın kurtarıcıları olarak selâmlıyorum. Allah bütün

çalışmalarınızı zafere ulaştırsın. Siz vücudun sağlıklı hücrelerisiniz.

Türkiye nin en büyük gençlik teşkilatısınız. Çünkü bir ülkenin asıl gücü topu,

tankı değil; millî ve manevî değerlere göre yetişmiş gençleridir. Şube

başkanları, illerindeki insanları şuurlandırmak için bütün gücüyle

çalışıyorlar. Bunu sözle takdir etmek mümkün değildir. Allah hepsinden razı

olsun. Siz harp okulusunuz. Diğer kuruluşların gençleri sanat okuludur.

İnsanlara saadet getirecek cihadı yapıyorsunuz. Irkçı emperyalizmle mücadele ediyorsunuz.

AGD, baştan beri işine bakıyor, görevinin hakkını

verebilmek için bütün gücüyle çalışıyor. İnsanların ıslahı için o gençlerin cep harçlıklarıyla nasıl faaliyet

yürütmeye çalıştıklarını yakından gördüm. Hatta pet şişe kapaklarını toplayıp

satarak faaliyet yapmaya çalışan şubelerimizin canlı şahidiyim. Îmanın verdiği

şuurla sorumluğunu yerine getirebilmek için,  mukaddes ve kâinat çapındaki büyük dâvâyı omuzlamayışları görülmeye

değer! Hem de çoğu zayıf bünyeleriyle!..

Eğer, ehl-i dünya AGD nin çalışmalarının ne anlama

geldiğinin şuurunda olsaydı, varını yoğunu bu işe seferber ederlerdi, diye

düşünüyorum. Ama hayırlı hizmetlerin kime nasip olacağı belli olmuyor. Allah ı

razı etmek için, İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır anlayışıyla

hizmet edebilmek ne büyük şeref!

Fâni dünyada, bâki olan ahiret hayatını kazanabilmek için

amel defterlerini salih amellerle doldurabilenlere ne mutlu!