Bir roman kahramanı: Sakarya Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi

Abone Ol

Bir ortamda çalışmıyor, hiçbir şeyi yerinden oynatmıyor ve yeni bir şeyi ikame etmiyorsanız uyumlu olmanın semeresini alırsınız. Problem yaratan, güçlük çıkaran, ayrıksı durup sürekli bir şeylere takoz oluyorsanız, amirleriniz sizinle baş edemediklerinden sizi pasifize etmek için ödüllendirme yoluna bile başvurabilirler. Sadece affedilmeyen, göz yumulmayan bir kesim vardır ki onların varlığı alttakilerden en üsttekilere kadar herkesi rahatsız eder. Çünkü bu kesim yorulmak nedir bilmeyen, üretken, coşkulu ve ortalamanın üstünde kafaya ve kalbe sahip olanlardır. Çıtanın üzerinde seyrettiklerinden yaptıkları hiçbir güzel şey görülmez, aksine onların varlıkları sıradan, monoton ve tekdüze insanlar için tehdit olarak algılanır. Yaşadığınız toplumun standartlarını aşmamayı bileceksiniz. Fazla gayret, fazla performans ve fazla yetenek bu durumda haddi aşmak gibi değerlendirilir. Sakarya Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi’nin gelenek haline getirdiği ülke ortalamasının çok üzerinde bir etkinlik olarak dikkat çeken “Roman Kahramanları Festivali”ni taltif ve tebrik etmek gerekirken hiç bakılmaması gereken yerden bakarak olumsuzlamaya kalkmak tam da böyle bir yaklaşımın ürünüdür. “Liseler ortalama vatandaş yetiştirir” tarzındaki bakış açısı ise yarasa yarasa öğretmenin enerjisini kısıtlayıp öğrencinin hedefini küçültmeye yarar. Oysa okullarımızın gençleri 100 metre koşusuna değil maratona hazırlaması gerekmez mi? Başta Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü olmak üzere Sakarya Sosyal Bilimler Lisesi idareci, öğretmen ve öğrencileri olmak üzere bu festivale emeği geçen herkesi tebrik ediyor sevgili şair Ercan Yılmaz’ı ayakta alkışlıyorum.

KENDİLİK CESARETİ

Zeynep Merdan’ın yedi bölümden oluşan denemeleri 2021 yılında Kendilik Cesareti adıyla yayımlandı. “Felsefi incelik” diye bir tanımlama ne denli isabetlidir bilmiyorum, ama bu denemelerde felsefe okuyucuyu kendi cangılı içerisinde sürükleyip kaybetmiyor. Felsefi nitelikli denemelerin incelikli tarafı biraz da burası. Kafamda şekillenen bu tanımlamayı daha ilk denemede bir başlık olarak görmek hiç sürpriz olmadı: İncelik Bilgisi. Oldu olacak bu bilginin açılımını da yine yazarının dilinden aktaralım: “İncelik bilgisi; çiçeğin özündeki polenin, gösterilenin ardındaki görülenin, görülenin ardındaki olanın, olanın ardındaki olduranı görmenin bilgisidir.”

Bu denemeleri güzel ve de incelikli kılan şey biraz da edebiyatla bir yol ağzında buluşturulabilme cesareti olsa gerektir. Zira yazarın kendi ifadesiyle incelik bilgisi Özdemir Asaf gibi şairlerin mısralarında parıldamaya devam ediyor: “Tüm renkler hızla kirleniyordu / Birinciliği beyaza verdiler.” Kirlenmenin temiz olana mahsus bir duygu durumu olduğunu ne güzel ifade ediyor bu dizeler. İncelik ile iyilik arasında uyumlu yürüyüş kitap boyunca sürüyor. Bir durak sonra onlara “güzellik” de iştirak ediyor. Bu istasyonda Plotinus’un orijinal derinlikli güzellik tanımıyla tanışıyoruz: “İlahi aklın eşya âlemindeki ışıltısı.”

Okuyucunun zihninin sürekli uyanık tutulmaya çalışıldığı kitapta sorular felsefi tecessüse malzeme olsun için değil, sade, yalın ve de yaşanabilir olan hayatımıza katkı olsun için soruluyor. İşte o sorulardan biri: “Aşk Şirk mi?” Aşkı peşine takıp yürüyen sorular sürüp gidiyor denemeler boyunca: Aşk İhtiras mı?, Aşk İhtiyaç mı?, Aşk Yanılgı mı?, Aşk, Acı mı?, Aşk, Arayış mı?, Aşk Bir Kibir Yarası mı?, Aşk, Bir Ölmek Biçimi mi?, Aşk İlahi mi?... Bir okur olarak belli bir takip mesafesinden yazarın yürüyüşüne eşlik ederken gördüğüm şudur ki yazar felsefe ile edebiyatı bir hikmete tahvil etmeyi ustalıkla başarmış. Kalbe dair yazılanlar da kalbi kanatlandıracak cinsten. Mesela şu satırlar: “Güzel söz, yalnızca çiçekleri sallandırabilecek kadar ince bir esintiye benzer.”

Kitabın diğer bölüm başlıkları hem kitap hem de yazara dair derli toplu bilgi vermeye yetecektir: Seyr, Keşf, Öz, Haz, Az, Vaz. Zeynep Merdan’ın Kendilik Cesareti’ni okurken kendimi yer yer Nurdan Gürbilek denemelerinin atmosferinde buldum. Üstelik Zeynep Merdan’ın dili ne sosyoloji ne de felsefeye teslim olmuş bir dil değil.

(Kendilik Cesareti-Zeynep Merdan, Muhit-Deneme, Ekim 2021)