Bir Revan Köşkü de Bakü?ye Yapılır

Abone Ol

Geçen yazımızda, bugün adına Ermenistan denilen devletin,

aslında çakma, sun î, dolgu ve korsan bir devlet olduğunu; Rusya ile Batı

ülkelerinin bir projesi olarak ortaya çıkarıldığını söylemiş ve temelinde harç

olarak masum insanların kanının kullanıldığını ifade etmiştik. Sözü, geçen

hafta ortaya çıkan Azerbaycan-Ermenistan çatışmasına getireceğiz. Ancak konunun

anlaşılması için o bölgede neler olup bittiğini hatırlayalım:

1990 da SSCB dağılmaya başlayınca, SSCB esareti altındaki

birçok ülkeler gibi Azerbaycan da da bağımsızlık hareketi başladı. Kızıl ordu

Ocak 1990 da Azerbaycan a girdi. Milyonlarca yiğit Azeri Azadlık Meydanı nda

Kızıl ordu ile mücâdeleye girişti. 19 Ocak 1990 da Rus ordusu Bakü sokaklarını

kan gölüne çevirdi. Aralarında kadınların ve çocukların da olduğu 131 kişi

şehit oldu 250 den fazla Azeri de yaralandı. Rusya bu tarihten sonra

Ermenistan ı silahlandırmaya başladı. Silahlar arasında tanklar ve uzun

menzilli füzeler de vardı. Rusya nın desteğini alan Ermenistan 1992 de Hocalı,

Şuşa, Laçin koridorunu işgal etti. Bu işgal esnasında tarihte eşine ender

rastlanan bir vahşet sergilendi. 26 Şubat ta Hocalı ya giren Ermeni ordusu

burada katliâma girişti. Ele geçirdikleri Azerilerin kulaklarını kesip, gözlerini

çıkardılar. Hamile kadınların karınlarındaki bebekleri öldürdüler. 10 bin

nüfuslu Hocalı da bir günde 1300 Azeri şehit edildi. Binden fazlası yaralandı.

Esir alınanlara da dehşetli işkence yapıldı. Ermeni câniler ölülerden bir

kısmını yakarak yok etmek istediler. Bunlar arasında yaralı olanlar da vardı.

Onların çığlıklarına aldırmadılar. Hür ve medenî dünya her zaman yaptıkları

gibi bu vahşeti de seyretti ve sadece kınamakla yetindiler. Aslında kına

yaktılar.  Bir Batılı gazeteci, şâhit

olduğu bu vahşeti şu şekilde anlatmaktadır:

Dağlık Karabağ ın Hocalı kentinin düşüşünü bir gün boyunca

yaşadım. Görüntülerle belgeledim ve video çekimleriyle bir günde 1.300

Azerbaycan Türk ünün Ermeni çetecilerce öldürülüşünü bütün dünyaya duyurdum.

Hocalı katliâmı anlatılamaz bir vahşetti. Ermeni bıçaklarından, kurşunlarından

kurtulmayı başaranlar; kadınlar, çocuklar, ihtiyarlar karlı dağlarda tipi

altında Agdam a gelmeyi başardıklarında çoğunun ayakları donmuştu. Bazılarının

ayakları ise kangrenden dolayı kesilmişti. Ermeniler vahşetin her türlüsünü

sanki ibret olsun, örnek olsun diye yapmışlardı. İhtiyar dedelerin, yaşlı

anaların yüzleri jiletlerle doğranmış, genç kadınların göğüsleri peynir gibi

kesilmiş, bebeklerin kafa derileri yüzülmüştü. Hocalı ile Agdam arasındaki 12

kilometrelik orman boyunca cesetler dizilmişti.

Ermenistan,  Rusya nın

desteği ile Kelbecer, Kubatlı, Fuzuli, Cebrail, Zengelan ve Laçin şehirlerini

işgal etti. Bu şehirlerde yaşayan 900 bin Azeri ata yurtlarını bırakıp

Azerbaycan a sığındı. Bütünüyle Azerbaycan toprağı olan Karabağ ı işgal etti.

1828 li yıllarda 200 bin nüfuslu Karabağ ın yüzde 95 i Müslüman dı. Bu konu bir

makalenin sınırını çok aşar. Şu kadarını söyleyelim. Günümüzde Azerbaycan

topraklarının yüzde 20 si de işgal altındadır. Bu işgâlle, Azerbaycan ın

Türkiye, Ortadoğu ve İslâm âlemiyle karayolu irtibatı kesilmiştir.

Bizler Azerbaycan a Can Azerbaycan deriz. Zira Azerbaycan

gerçekten bizim candan kardeşimizdir. Her dara düştüğümüzde yanımızda yer

almışlardır. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Ermeniler Anadolu da yüz binlerce

kardeşimizi katlettiğinde, yüz binlerce mazlum insan da muhacir duruma düşmüş,

açlık tehlikesiyle yüz yüze gelmişlerdi. İşte o sıralarda Bakû Müslüman

Cemiyet-i Hayriyesi bu mazlumlara kucak açtı. Azerbaycan halkı Kurtuluş

Savaşı nı da var gücüyle destekledi. 1990 da Azerbaycan ın doğru dürüst ordusu,

silahı yoktu. Ermeniler Ruslardan aldıkları silahlarla yapacaklarını yaptı.

Bugün artık durum değişti. Yiğit Azerbaycanlılar zâlimlere gününü göstermeye

başladı. O zâlimler fazla kaşınırsa, bir Revan Köşkü de Bakü ye yapılır. Bizden

söylemesi Olup bitenler karşısında Azerbaycanlı kardeşlerimize duâ ediyor ve

Gardaşlar! Allah kılıcınızı keskin eylesin! diyoruz.