Bir Nokta'nın "Yüz Akı"

Abone Ol

Edebiyat sahasında, kendisine has bir tarzı oluşturan topluluklara nicedir şahit olmuyorduk. Bunda yanıldığımızı iddia edenler çıkar ve bir yığın irili ufaklı edebî cemaatleri alternatif olarak sayarsa, haklılığımızı ispatlayacak şu soruları sorarız: Tutturduğu yolun sıkı disiplinine örnek teşkil edecek pratik ürünleri nerede Onun özgün kimliğini ispatlayacak kitaplar hani

Gerçi, evet, kimi küçük birliktelikler zaman zaman şöyle bir göz kırpıp geçmiyor değildi karşımızdan. Bunlar, geçici heveslerle, yahut bazı "edeb" dışı hesaplar adına hayat bulmaya çabaladıklarından, pek tabii olarak, tarz oluşturmak bir yana, kısa ömürlü bir hayata mahkum idiler.

Bütün bunları, bir dergi etrafında oluşan yeni bir hamleyi dikkatlere sunmak için yazıyoruz: Nicedir bize okuma yoldaşlığı yapan Bir Nokta dergisi, son hamlesiyle, neredeyse edebiyat âleminden kaydını düşmekte olduğumuz bir geleneği hatırlattı. Deyim yerindeyse, hafıza tazeletti.

Ne yaptı Mürsel Sönmez liderliğindeki Bir Nokta Kendisine has bir bakış açısı oluşturdu. Buna bağlanmış yazarlarını yetiştirdi. Onların eserlerini önce dergi sayfalarında, ardından kitaplar halinde yayınladı. Bakın işte, tek tek yazıyorum: Yüz Akı (Mürsel Sönmez), Afişler Gibi Yüzün (Şefik Memiş), Palamar (Cemal Kılınç), Sümbülün Saçları Kısa (Aliye Akan), Yeni Coğrafya Dersleri (Necmeddin Atlıhan), Güliçi Nöbetleri (Resul Tamgüç)

Bir Nokta nın geldiği bu noktada tahmin edersiniz ki Mürsel Sönmez in katkısı en büyük olandır. Öyleyse, konuyla ilgili değerlendirmelerde, edebiyatımızdaki yeri yurdu belli olmuş bu lider yazarın payı yüksek tutulmalıdır.

Cüzler, Göz Aydınlığı, Epitaf, Tütün Küfesi, Güvercin Ağacı, Külçe gibi şiir; Dar Vakit Günleri ve Su Terazisi gibi deneme kitapları bulunan Mürsel Sönmez, bu kez Yüz Akı yla karşımızda. "Akaryazı" demiş kitabına ve "yüz" ayrı metni bir araya getirmiş. Derûnî ahenk değil belki, ama derûnî mana üzre yol alınmış metinler bütünü diyebiliriz kitaba. Yüzüncüsünde "akı"nın lügat karşılığını vermiş, ki, kitabı oluşturan metinlerin niteliği ile nasıl da örtüştüğünü göreceksiniz:

"Seyelan, akma, akıntı." Akıp giden metinler içinde yer alan kavramlara bakalım, gelişigüzel yazıyorum: Kavramlar, durumlar, sanatlar, nesneler, zamanlar, korkular, umutlar, hayaller, şehirler, semtler, evler, parklar, isimler, yıldızlar, inançlar, itikatlar, olaylar, şiirler, türküler, ilahiler, beyitler

Şefik Memiş in "Afişler Gibi Yüzün" kitabı, "film yazıları"ndan oluşuyor. Örneği pek yok bu tarz eserlerin. Dokuz film yazısı var kitapta. Casablanca, Al Yazmalım Selvi Boylum, Sevmek Zamanı, Kırık Bir Aşk Hikâyesi, Rüzgâr Gibi Geçti, Küprü Altı Aşkları, vb. yerli ya da yabancı filmler, çeşitli sahneleri, kahramanları, diyalogları ve tabii ki hayatın bin bir haliyle bağlantı kurularak anlatılıyor.

Cemal Kılınç ın "Palamar"ında otuzdan ziyade hikâye var. Kısa durumlardan kurgulanmış bunlar. Kılınç biçimi zorluyor, bu yüzden anlatım kimi zaman denemeye, bazen sohbete yaklaşıyor. Romantik bir hal, bir eski tat! Güncel olaylara, türkülere, şiirlere, çocukluk dönemlerine, efsanelere ve daha onlarca insanlık haline alıp götürüyor sizi yazar.

"Sümbülün Saçları Kısa"nın yazarı Aliye Akan. Yazarın ilk kitabıymış. Buna rağmen usta işi hikâyeler. Acı hayat hikâyeleri. Mecaz ve gerçek kişiler, öksüz ve yetim küçük çocuklar, kırılgan kadınlar, hayatın kıyısındaki kahramanlar, yalnızlık dönemleri ve diğerleri, Aliye Akan ın hikâyelerinde

"Yeni Coğrafya Dersleri" ile Necmeddin Atlıhan, "Güliçi Nöbetleri" ile Resul Tamgüç Bir Nokta nın şairleri. Bu ikisinden sırayla iki alıntı yapıp bahsi kapatmak istiyorum:

"Oyun içinde oyun /Bir sihirbaz yalaz ateş yutuyor sanki/Bütün gözler üstünde/Keman çalıyor deliler// Sokağın öbür ucunda çocuklar/ plastik oyuncaklarıyla /Madalya töreninde/Elinde denizaşırı ülkeden gelme alyanslarıyla/Kraliçe makyajını tazeliyor aynanın/ karşısında" (Atlıhan, s. 24)

"kırmızılar giyinip geç Bağdat sokaklarından/lime lime çocuk gözler/ana teni/kopan ağıt/derinlerde uyuyan volkan// küçük kız/babanın elini tutuyorum/o da tutuyor bir başkasının elini/tutuyor büyütüyoruz/oyuncaklarını" (Tamgüç, s. 16)

Bir Nokta kitaplarına yönelik okumalarım henüz bitmedi. Okudukça yeni tatlar alacağımı zannediyorum. Benim okumalarıma ortak olmanız düşüncesiyle, acele ettim kitapları burada anmaya, anlatmaya. (Bir Nokta kitapları için tel: 0212 216 51 44)

P. K. 205, Ulucami, BURSA

http://cevatakkanat.blogcu.com