Bir Musa elbet sağ kalacaktır!

Abone Ol

Geceyi çok huzursuz geçirmişti. Evde yiyecek pek bir şey

bulamadığından olsa gerek sahuru kısa sürmüştü. Çocuklarına baktı iç çekerek.

Hepsi de mışıl mışıl uyuyorlardı. Biri 3 diğeri bir yaşındaydı. Yarın bayram

dedi hanımı. Evet, o da biliyordu bayram olduğunu ama ne bayram yapacak hali

vardı ne de bayramı düşünecek durumdaydı. Sadece kafasını sallamakla yetindi.

Derken uzaktan uzağa ezan sesini duyunca doğruldu

oturduğu yerden ve abdest almak için lavaboya geçti. Sabah namazını kılmak için

evden çıkarken âdeti olduğu üzere helalleşti yine hanımıyla. Ağır adımlarla

camiye doğru yürümeye başladı.

Camiye giderken geçtiği sokaklarda yıkık evler gördü. Son

bombalamada yıkılmıştı. Komşularıydı pek çoğu. Bir kısmı hayatını kaybetmiş,

bir kısmı da başka yerlere göçmüştü. Zordu yaşamak. Her an ölümle burun buruna

olmak ve bunu hayatının bir parçası olarak kabul etmek tuhaftı. Alışmışlardı bu

şekilde yaşamaya. Zira vatanlarıydı bu topraklar. Bırakıp gitmek niyetinde

değildi. Her uçak sesi bir bombayı çağrıştırsa da beyninde yine de var

olacaklardı.

Bu düşüncelerle camiye vardı. Sabah namazını eda edip

dışarı çıkarken uçak sesleri duyulmaya başladı. Çok sürmedi patlamalar,

feryatlar haykırışlar izledi bu sesleri. Yakınlarına da düşmüştü bomba.

Patlamanın şiddeti ile sarsılmışlardı. Alelacele evinin yolunu tutmuştu.

Endişeliydi, çocuklarını eşini düşünüyordu. Sokağına geldiğinde dumandan göz

gözü görmüyordu. Demek ki burada da bir evi bombalamışlardı. Gözlerinin

yanmasına aldırmadan ilerlemeye başladı. Toz toprak içerisinde evinin önüne

geldiğinde donup kalmıştı. Evet, yanılıyor olmazdı burası evinin bulunduğu

mahaldi ama ortalıkta evi yoktu. Evin yerinde bir enkaz yer alıyordu. Demek

sıra kendi evlerine gelmişti. Feryat ederek enkazın içine daldı. Eşini

çocuklarını arıyordu gözü yaşlı bir şekilde. Komşuları da gelmiş yardım etmeye

çalışıyorlardı. Bir yandan kendisini teselli etmeye gayret ediyor bir yandan da

çalışıyorlardı. Çok sürmeden ulaşmışlardı ailenin geri kalanına. Anne evlatlarını

göğsüne bastırmış kendini siper etmeye çalışmıştı ama yetmemişti bedenini siper

etmesi. Üçü de şehit olmuştu. İç burkan yüzlerce manzaradan biriydi bu.

Hepsinin defalarca şahit olduğu dramlardan bir dramdı işte. Baba gözü yaşlı

çaresiz bir şekilde ailesine sarılmış hüngür hüngür ağlıyordu. Çocuklarını

öpüyor kokluyordu. Hayatlarının başlangıcında olan iki tane taze fidan göçüp

gitmişti. Komşuları teselli etmeye çalışıyordu kendisini. Şehadetlerini tebrik

ediyorlardı adeta. Bir müddet öylece sarılı vaziyette kaldı ailesine. Yüreği

yanıyordu içi acıyordu ama yapacak bir şey de yoktu. Ne zordu ayrılmak

sevdiklerinden. Aklına Allah tan geldik ve yine O na döneceğiz ayeti geldi

aklına. Sabretmeliydi.

Yavaş yavaş yerinden doğruldu. Toz toprak açılmış gökyüzü

görünmeye başlamıştı. Uçak sesleri, bombalar ve feryatlar doldu kulaklarına.

Ufka baktı, yumruklarını sıkmıştı elini havaya kaldırarak haykırmaya başladı:

- Bütün çocukları öldürseniz de elbet bir Musa sağ

kalacak!!! 

Minik bir tebessüm

İsrailli asker ve berber

İsraillinin biri, saçını kestiriyormuş. Berber sormuş:

- Askerlik yaptınız mı

- Yaptım

- Nerede yaptınız

- Gazze de.

- Gazze de mi

- Evet, Gazze de.

Aradan birkaç dakika geçmiş, berber tekrar sormuş:

- Askerliği nerede yapmıştınız

- Gazze de.

- Nerede, nerede

- Gazze de dedim ya!

Birkaç dakika sonra berber yine sormuş:

- Demek askerliği Gazze de yaptınız ha

- Evet, evet, evet! Gazze de yaptım!

Berber birkaç dakika sonra aynı konuyu bir daha açmaya

kalkışınca, İsrailli müşteri isyan etmiş:

- Yahu kardeşim, askerliğimi Gazze de yaptığımı elli kere

söyledim. Niye tekrar tekrar soruyorsun

Berber cevap vermiş:

- Gazze deyince; saçların diken diken oluyor, ben de daha

rahat kesiyorum.

İlgilisine notlar:

Kalbinizi yumuşatın ama iradeniz sert olsun.

Kelimelerinizi yumuşatın ama nüfuzunuz kuvvetli ve derin olsun. Cahit

Zarifoğlu

Filistin in Osmanlı dan koparılmasını görmektense

vücudumdan bir parçanın koparılmasını tercih ederim.   II. Abdülhamid

Dünyası Ramazan ahireti bayram olanlardan olmamız,

İslam Birliğinin temin edilmesine vesile olması niyazıyla Ramazan Bayramınızı

tebrik ederim.