Madde bağımlısı gençleri yeniden kazanmak ve topluma
katmak kolay olmuyor. Bu çocuklar, hayatın kıyısına fırlatılmış birer eşya gibi
kaybolup gidiyorlar. Sevgi eksikliği, güvensizlik, aile içi sorunlar ve yanlış
arkadaş seçimi sonucunda direncini kaybeden gençler birinci derecede risk
taşıyor. Risk altındaki çocuklar, ailenin de dışlaması ile hain ellerin
tuzağına düşüyor.
Madde bağımlılığı gencin duygu düşünce ve davranış
örüntüsünü etkilemekle kalmıyor, onun hayatla bağını zayıflatıyor ve geri
dönülmez hatalara itiyor. Maddeyi keyif verici olarak algılayan genç, çok
geçmeden, fiziksel, ruhsal, davranışsal ve bilişsel değişime ve aşınmaya maruz
kalıyor. Genç bu süreçte birçok kere ölümle yüz yüze geliyor ve günün birinde
hayata veda ediyor.
Genç yaşamının en çalkantılı döneminde kendisine uzanacak
bir ele ihtiyaç duyar. Bu el onu kucaklamak yerine dışlayıcı bir tavır
sergilediğinde ise genç yalnızlığı seçer. Yalnızlık ona içini acıtan kişilerden
daha sevimli gelir. Bu kritik dönemde aile ile çatışma halinde olan ve sağlıklı
bir kişilik geliştiremeyen gençlerden bir kısmı tehlikeyi düştükten sonra fark
ediyor fakat geri dönemiyorlar. Çocukları bu tehlikeden korumanın en etkili
ilacı ise sevgidir. Sevgi genci koruyan ve güçlendiren bir faktördür.
Yapılan araştırmalar neticesinde, gençlerin maddeye
eğilim gösterme nedenleri arasında aile sorunları ve arkadaş etkisinin ilk
sıralarda yer aldığı ortaya çıkmıştır. Aile ile çatışma halinde olan ve
sevilmediğini düşünen genç, arkadaşları arasında bir yer edinip bu eksikliği
kapatmanın derdine düşüyor. Genç yaşamın bazı dönemlerinde oldukça kırılgan ve
zayıf kalıyor. Böyle zamanlarda, bir kereden bir şey olmaz diyerek kendisine
uzatılan maddeyi alıp kullanıyor. Çok geçmeden bir kere denesem ne olur diye
başladığı maddenin esiri oluyor. Hayatta başımıza gelen büyük musibetler,
hatalar ve sonu pişmanlıkla biten olaylar bir anlık gafletimizin sonucunda
ortaya çıkmıştır. Çocuklarımızı bu tür tehlikelerden koruyabilmek için onlara
aldıkları riskin sonucunu göstermeli ve farkındalıklarını arttırmalıyız.
Çocukların büyük bir kısmı maddeye arkadaş etkisi ile
başlıyorlar. Çocuklarımızı doğru arkadaş seçiminin önemi konusunda
bilgilendirmeli ve yaşları kaç olursa olsun onların kılavuzu olmalıyız. Aksi
takdirde bu çocukları yollara döşenen mayın tarlalarından korumak mümkün
olmayacaktır.