Bir kaç kaçınılmaz cevap!

Abone Ol

ÖNCE sağ olsunlar okurlarım beni mail yağmuruna tutar gibiler. Bu arada bizzat telefonla arayan ya da cebime gelen mesajlar da bir hayli fazla. Okunmak, takip edilmez bizim mesleğin en önemlisi artısıdır. Öylesine ki gelen bu mail, mesaj ve telefonların içinde saçma sapan, mesnetsiz, tuhaf eleştiriler de var. Ama benim için önemli olan, diyalogdur.

O halde başlayalım. Halil Şener isimli bir okur hakaret de içerin bir mail atmış. Canı sağ olsun! Yalnız bir yere takıldım. Demişler ki, Cumhuriyetçi Aziz Yıldırım anlamında yazmışlar. Yahu Halil kardeş; Sen biliyor musun bu yönetimde kimin damadı var Sen biliyor musun İstanbul Büyükşehir belediye Başkanının oğlu da bundan önceki “Azizciler cemaatinde” değil miydi Sayın Başbakan’ın evine yatıya bile giren ender kişilerden biri şike yargılaması sürecinde yönetimde değil miydi Siz aklınızı mı yediniz, yoksa kafanız kumda mı yaşıyorsunuz Lütfen bu dediklerimi araştırın ve bir mail daha atın. Hayır, ola ki biz kafamız kumda yaşıyoruzdur. İnsanlık hali be!

Bayram Yasin Taştan’a cevap... Benim ölçülerime göre bu sezon şu ana kadar en iyi top oynayan takım Kasımpaşa, üçüncü haftadan sonra Sivasspor ve Fenerbahçe... Dediğiniz gibi Türk futbolunda Hakan Şükür’den sonra hücum adamı gelmedi. Ben 1996’de NTV’de program yaparken aynen şöyle söylemiştim: “Türkiye’deki bütün yerli hocaların ilk icraatı yeni Hakan’lar bulmak olmalıdır. Aksi taktirde Galatasaray da, milli takım da rakiplerinin ceza alanlarına zor girer, rakip sahaya oyunu zor yerleştirir.” Şampiyonluk yorumu için henüz çok erken...

Emre Salih5 adlı okurum Emenike’nin son kafa gollerinden söz ediyor ve diyor ki, otoriteler bu futbolcunun havadan çok zayıf olduğunu yazıp söylediler... Öyledirler. Onlar sanırlar ki uzun boylu adam iyi kafa atar. Ya da uzun adam top süremez. Futbolcunun denge yapısı düzgün ise, zamanlaması yerinde ise, takibi hem rakibe, hem topa ise, o oyuncu her türlü vuruşu rahatlıkla yapar.

Hakan Tufanoğlu da Aziz Yıldırım’ın artık bırakması gerektiğini yazmıştı. Bunun olmasına sebep de bir çok yaşam tarzının, davranışlarının artık çekilemez olduğunu yazmış. Kongre bitti, kazanan Aziz Bey oldu. Siz bundan sonra da bundan önce yaşandığı gibi Fenerbahçe’nin başına gelecek başka felaketlere hazırlıklı olun. Allah Fenerbahçe’yi korusun demekten başka çare yoktur. Ama devam ettiği için de kendisi değil kafası kumda olanlar kabahatlidir.

Cihat Turgut da sormuş, demiş ki sizin Aziz Yıldırın düşmanlığınız nereden geliyor diye... Her şey bir kenara... Daha onlar da yakın zamanda ortaya dökülecektir. En başta Halil Şener’e cevap yazarken buna özellikle değinmedim ki, tekrar olmasın diye.. O kongrede Atatürk’ün askerleriyiz diye bağıranlarla beraber size de bir diyeceğim var. O da şu, “Bir insanın Atatürk’ün askeri olabilmesi için, önce bu ülkede yaşayan erkeklerin en kutsal görevi olan askerliğini namusuyla yapması gerekir. Çünkü Kurtuluş Savaşı’nda bırakın erkekleri nice ninelerimiz sırtlarında mermi taşımışlardır. İşte siz bütün bunlara ihanet etmiş bir zat-ı muhteremin peşinden gidiyorsunuz. İşte sadece bundan sebep bile Aziz Bey’e düşman olunur ve ben de oldum. Tabii kafam kumda gömülü olmadığı için... Haydi hodri meydan! Aman siz Azizci olmaya devam edin. Fenerbahçe’nin başına örülecek yeni çorapları da size Aziz Bey hediye eder. Ha pardon isterseniz size Aziz Bey’in çürük raporunu da sunayım. Hem de altı santim kısa bacakla profesyonel top oynarken fotosu ile... İster misiniz Bakabilir misiniz onlara O kadar cesaretiniz var mı