Bir “ilginç” senaryo!

Abone Ol

Cumhurbaşkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan son dönemde “garip bir senaryo”dan söz etti. Neydi bu senaryo? Tayyip Bey kime ne mesaj vermek istiyordu?

Bu sorunun cevabı biraz da 16 Nisan’da halkoylamasıyla kabul edilen ve ilk seçimde yürürlüğe girecek Anayasa’nın 101. maddesinde saklı.

Ne diyor peki bu madde? Bakalım mı; “İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır.”

Daha anlaşılır kılalım bu cümleyi. Şu anda kulislerde dolanan iddialara göre;

1) Kulislerde deniliyor ki; ikinci tura kalan muhalefet adayı yarıştan çekilecek ve seçime giren başka bir ismin önünü açacak. Tüm partiler bu ismi destekleyerek Erdoğan’a karşı kazanmayı zorlayacak…

2) Kulislerde deniliyor ki; tamam da, 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilecek ilk tur görüşmelerin sonuçlarına göre AK Parti-MHP ve yanında BBP’den oluşacak Cumhur İttifakı dışında kalan partiler ortak bir cumhurbaşkanı adayı çıkarma konusunda anlaşamayacak gibi...

3) Kulislerde deniliyor ki; İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener adaylıktan taviz vermiyor; CHP yönetimi ise görünürde de olsa Abdullah Gül’ün ortak aday çıkarılmasına “tabana uymaz” diyerek karşı. Bu konjonktürde Abdullah Gül’e adaylık noktasında 2 seçenek kalıyor; Ya bağımsız aday olacak ki buna sıcak bakmıyor. Ya da Saadet Partisi’nin (SP) adayı olarak seçime girecek.

4) Kulislerde deniliyor ki; AK Parti-MHP dışındaki partilerin tümünün parlamentoya girmesi ve burada çoğunluk sağlanarak hem cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminin düzenlenmesi hem de seçim kaybedilirse seçilecek cumhurbaşkanı kararnamelerini, yasalarla bloke etmek, rahat bırakmamak, çalıştırmamak gibi bir strateji hep masada duruyor.

5) Kulislerde deniliyor ki; muhalefet cephesinde tüm hesaplar bunun üzerine yapılıyor. Daha açık bir şekilde vurgulamak gerekirse; “Seçimin ilk turunda son ikiye kalamayan ve ikinci turda yarışma hakkı elde edemeyen aday, muhalefetin ortak hamlesiyle en çok oyu alan ikinci adayın çekilmesiyle ikinci turda yarışabilecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte CHP’nin ya da İyi Parti’nin adayı ikinci tura kalsa bile, üzerinde uzlaşılan ismin önünü açmak için ikinci aday seçimden çekilecek ve başka bir ismin önünü açılacak. Tüm partiler bu ismi destekleyerek Erdoğan’a karşı kazanmayı zorlayacak.”

***

Neresinden bakarsanız bakın, hakikaten de “ilginç bir senaryo” bu…

Gerçekleşir mi, gerçekleşmez mi?

Siz ne dersiniz?

SIFIR BARAJ FORMÜLÜ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aslında ilginç bir tez attı ortaya; “sıfır baraj formülü.”

Ne demek “sıfır baraj formülü.”

Şu; “AK Parti, MHP ve BBP dışında kalan muhalefet partileri hep birlikte bir seçim ittifakı oluştursunlar. Bu şekilde seçim barajı endişesi tamamen ortadan kalkar ve de yeni dönemde 600 milletvekiline yükselecek olan parlamentoda da çoğunluk sağlanmış olur. Yani, bu blok seçimden en az 301 milletvekili alarak çıkar…” Formül bu…

Ancak, bu formüle ilk itiraz İYİ Parti’den geldi; “HDP ile aynı çatı altında olmayız. Biz İYİ Parti olarak Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile seçim ittifakından yanayız…”

***

Bu formüle ilişkin, siyasi kulislerde dillendirilen bir başka çekince de şu; şayet MHP ve BBP dışında kalan siyasi partilerin tümü aynı çatı altında bir araya gelirse bu kez mitinglerde Cumhur İttifakı’nın şu söylemiyle karşılaşılabilir: “Topunuz birden gelin, hepiniz birden gelin!..” İşte bu olası söylem de Kılıçdaroğlu’nun “sıfır baraj formülü”nün akim kalmasında kuvvetli bir etken oldu, denebilir...

CUMHUR İTTİFAKI’NDA BBP SORUNU...

Tuhaf bir manzara ile karşı karşıyayız;

Büyük Birlik Partisi (BBP) neredeyse başından bu yana Cumhur İttifakı’ndan yana bir tutum içinde.

Ama daha hâlâ, 24 Haziran seçimlerinde AKP-MHP ile aynı çerçeve içinde yer alıp almayacağı belirsiz.

Zira MHP bu formüle karşı çıkıyor.

MHP kurmaylarına göre, BBP amblemiyle ittifak çatısı altında bulunursa, MHP’ye verilecek birçok oy BBP’ye gidecek! Endişeler bu minvalde.

Peki, nasıl bir formül bulunacak?

Her şey Erdoğan-Destici görüşmesine bağlı… Ama büyük ihtimalle, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve diğer BBP’li isimler AK Parti listelerinden milletvekili adayı gösterilecek, istemeye istemeye…

Sorun da böylece -biraz gönülsüz de olsa- aşılmış olacak!

DİYANET TV’DE HİÇ DENETİM YOK MU?

Almanya Frankfurt’tan Milli Gazete abonelerinden Mehmet Bilal mail attı. Hemen ardından telefonla da konuştuk. Şunları ifade etti;

“Selamünaleyküm Adnan Bey. Frankfurt’ta ikamet ediyorum. Milli Gazete abonesiyim, 20 küsur yıldır. Sizin köşenizin de hastasıyım. Konuya gireyim. Az önce TRT Diyanet TV’de gördüm. Bir kamu spotu, Çevre Bakanlığı’na ait. Cümle aynen şöyle; ‘Tabiatın bize hediye ettiği… canlılar... onları koruyalım… vs.’

Korumak elbette güzel ama ‘tabiatın bize hediye ettiği…’ tabiri ne ola ki! Bu çok yanlış ve akâiden çok hatalı ve çok tehlikeli bir ibare. Sizin aracılığınız ile bu konuya dikkat çekilmesini ve bu hatanın düzeltilmesini istirham ederim. Sizi seviyoruz...”

Eyvallah.

Ben de buradan TRT Diyanet TV yetkililerini daha dikkatli olmaya ve bu kamu spotundaki ifadeleri düzeltmeye davet ediyorum.