Bir ibadet olarak sabır

Abone Ol

Anlam ve zihin haritaları işgal ve iğfal edilen

Müslümanlar kendilerine ait ibadet ve davranış biçimlerini ya unutmuşlar ya da

kullanamaz olmuşlardır. Moğolların İslam topraklarını işgal etmeleri bilginleri

öldürmeleri ve kütüphaneleri yakmaları sonucu irtifa kayıp emişlerdir. Aynı

şeylerin bir benzeri 20 yy.lın başlarında yine ümmetin başına gelmiştir. Âlim

ve bilginleri sürgün ve idam ile cezalandırılan Müslümanların; bu defa

kütüphaneleri yakılmamış ama harf devrimi yapılarak kütüphanelerden/kitaplardan

uzak tutulmuşlardır. 

Kitaplar bir toplumun hafızasıdır. Tarih de bir toplumun

hafızasıdır. Harf ve dil ise hafızayı etkin kılan ve onu harekete geçiren

önemli bir etkendir. Geleceği planlama ve projelendirmek insana ait bir

özelliktir. Hayvanların gelecek derdi yoktur. Çünkü ne tarih bilinci ne

kütüphane/hafızaları vardır. Onlar anı yaşarlar. Bu çerçevede sömürgeci

güçlerin en büyük başarısı bir toplumun hafızasını ve tarih bilincini yok

etmeleridir. Bu yetileri elinden alınan toplumlar sürüleştirilen varlıklar

olacaklardır.

İslam coğrafyasında Kur an ve Sünnetle barışık olan; Hz.

Peygamberin hayatı eşliğinde vahyi anlamaya çalışan Müslüman oranı sanırım hiç

te arzu edilen boyutta değildir. Kendilerin indirilen kitapla yakın olmayan

Müslümanlar; bir başkalarının kendilerine anlattıkları kadar Müslüman veya

ibadet ehli olmaktan kurtulamayacaklardır. Yeryüzü Müslümanlarının genel hali

ve gidişatını bu şekilde özetlemek mümkündür.

İslam ın şartı beştir-ki doğrudur. Ancak farzları

Kur an ın ve sünnetin işaret ettiği farzlar kadar çoktur 5 rakamı ile sınırlı

değildir. Bu farzlardan/ibadetlerden biri de sabırdır. Ancak sabır kavramı

kadar anlam kayması yaşayan başka bir kavram yoktur denilebilir. Sabır şaytan

ve dostları tarafından  dayatıldığı gibi;

zillete, zulme ve şirke sessiz kalmak, razı olmak değildir.

Sabır hayat kitabımız Kur an da yaklaşık 70 ayeti

kerimede yer almaktadır. Ve tüm peygamberlerin vasfıdır. Sabır irfani ve medeni

bir toplumun inşa edilmesinde vazgeçilmez imani ve İslami bir kuraldır.

Sabrında bir şart vardır o da zamandır. Bir olay karşısında ilk

karşılaşıldığında ortaya konulan kararlı ve İslami tavır sabır olarak

adlandırılmalıdır. Önce isyan sonra çaresizliğin beraberinde getirdiği şeye

razı olmak kabullenmek sabır değildir.

Sabır Allah tarafından iman edenlere seslenişin adıdır.

Özellikle davetçi ve tebliğciler tarafından kuşanılması gereken bir değerdir.

Sabır İslami ve insani değerleri egemen kılmak için kararlı olmaktır ve bu

noktada zamanı iyi bir şekilde kullanmaktır.