Habere konu olan olayın aktarılması bile edep duygusunu zorlar nitelikte olmakla birlikte, medyanın ne türden bir sorun oluşturduğunu ortaya koyması bakımından üzerinde durmayı gerektiriyor. Olayı özetle aktarırken okuyuculardan özür diliyorum.
Haberin başlığı "Dayıdan öz yeğenine ahlâksız teklif" şeklinde mavi renkte veriliyor. Başlığın hemen altında daha büyük puntolarla siyah olarak "Sevgilim ol" dedi, reddedilince vurdu" ibaresi yer alıyor. Haberi okumaya başladığımızda Antalya da, adı zikredilen bir mahallede geçtiğini anlıyoruz. İsimlerini buraya yazmayacağım 30 yaşındaki dayı, 17 yaşındaki yeğenine "ahlaksız teklifte" bulunmuş, başka bir arkadaşı olduğu için yeğen kız, dayıyı reddedince, dayısı tarafından dövülmeye başlanmış. Yeğen kızın eniştesi araya girerek engel olmaya çalışmışsa da başarılı olamamış. Sonunda yeğen kız, "Yeter artık, saatlerdir dövüyorsun. Vur beni de kurtulayım" der demez dayı tabancasını çekip başına ateş etmiş. Yaralı hastaneye kaldırılır, ameliyat edilir, ama hayati tehlikeyi atlatamaz. Dayı, eniştesinin motosikletine binerek kaçar. Polis dayıyı aramaya başlar. (Milliyet, 3 Eylül Pazartesi günlü nüsha, sayfa 5) Haberi veren muhabirin adı ve haber ajansının künyesi de verilmiş.
Böyle bir olayın olup olamıyacağı elbette tartışmanın ana konusu değildir. Ama gerçekten böyle bir olay olmuşsa, gazetecilik bakımından "atlanmayacak" nitelikte bir olaydır ve gazeteci bunu haber olarak yazmak ister. Bu da, ahlaki kayguları bir an için istisna tutarsak, yani gazetecilik bakımından üzerinde fazla tartışılmayacak bir husus olarak değerlendirilebilir.
Fakat gazetecilik, geniş anlamda medya, "haber" niteliği taşıyanı değrelendirirken, sadece "mesleki" ölçüleri esas alabilir mi Dahası mesleki ölçülerin oluşmasında başka değerlerin bütünüyle ayrıştırılması mümkün müdür Bir başka ifadeyle basın ahlâkı, genel olarak ahlâk, yani etikten bağımsız bir olgu olarak alınabilir mi Kuşkusuz bu ve benzer sorular çerçevesinde tartışma açılabilir ve aslında Türkiye de medyanın, tartışır gibi görünmesine rağmen, nice bir zamandır bütünüyle duyarsız, hatta ilgisiz kaldığı önemli bir konudur bu.
Konu edindiğimiz olaya, doğrudan bir ahlâk göstergesi olarak yaklaşmadan önce, bizzat haber halinde verilen olayın kendi içinde mantıksal çelişkiler taşıdığına dikkat çekmek istiyorum.
Öncelikle dayının yeğenine "ahlâksız teklifte" bulunuş tarzı mantıki yönden toplumsal gerçeklikle baştan çelişiyor. Eğer gerçekten dayı, gayrimeşru ve açıkça yasak olduğu her yönüyle aşikâr olan bir ilişki teklifinde bulunmuşsa, bu nihayet kendisiyle yeğeni arasında kalması gereken bir özelliktedir. İleri sürüldüğü belirtilen niyet ile görünür planda ortaya konulan hareket birbirini nakzediyor, açık bir çelişki hemen kendini gösteriyor.
Yeğenin dövülmesi, eniştenin araya girmesi, sokak ortasında tartışmaları, başka gözlemcilerin hiçbir müdahalede bulunmamaları, zorunlu olarak olaya sebebiyet veren başka bir nedeni düşünmeye yöneltiyor bizi. Ahlâk, adâb, gelenek-görenek kuralları kadar, basit insan psikolojisi de haberde belirtilen "ahlaksız teklif"in gerçekliğini mantıken imkânsız hale getiriyor. Ahlakî ve manevi bakımdan ne derecede düşkünlük gösterse de, toplumda böyle bir olayın aşikâr bir şekilde gerçekleşmesi kabul edilir görünmüyor.
Nitekim aynı günün bir başka gazetesinde, Halka ve Olaylara Tercüman gazetesinde olay şu şekilde haberleştiriliyor: Dayı, bir otelde çalışan yeğenini, edindiği erkek arkadaşından ayrılması için uyarıyor, yeğenin ısrar etmesi ve arkasından tartışmaları sonucu dövmeye, nihayet başına ateş ederek yaralamaya kadar gidiyor.
Basit gibi gözüken bir olayın haber haline getirilmesinde, salt mesleki ölçüleri yüzeysel bir biçimde uygulama çabası, sözkonusu ölçülere tam riayet edildiği anlamına gelmiyor. Daha önemlisi mesleki ölçülere karşı gösterilen duyarsızlık ve ilgisizlik; insan, toplum ve topyekun değerleri de ihlâl etme, hatta yoksayma noktasına kadar vardırıyor.
Bu haber, binlercesi arasında sadece birisi. Gerçekten medya, basın, doğru ve tarafsız haber vererek gerçeği, özüne yakın doğrulukta öğrenmemizi sağlıyor mu Doğru ve tarafsız olmayan bir haber, yanlış bilgi, yanlış hüküm ve yanlış karar verme anlamını taşır.