Eskiden bir tas çorbayla doyan, eşyaya tamah etmeyen ve
yüzünden tebessüm hiç eksik olmayan o insanlar artık lüks mobilyalara sahip
olmadan, markalı arabalara binmeden, saygın kentlerde yaşamadan mutlu
olamayacaklarına inanıyorlar. Mutluluk şu yalancı mefullerin ağzında kanatlanan
bir kuş oldu. Ve bütün insanlar onu yakalamaya çalışıyorlar.
Mutluluğun tek ilacının para olduğunu vurgulayan bir
anlayışla, umutsuz yığınlar ve mutsuz çocuklar ortaya çıkıyor. Özellikle,
beklentilerini aile içinde karşılayamayan ergenler, arkadaş etkisiyle çeşitli
suçlara bulaşabiliyorlar.
Görsel medeniyetin insanlığın bağrında açtığı en büyük
yaralardan biri, hiç şüphesiz ahiret bilincini körelterek nesilleri
dünyevileşmeye yüzeyselleşmeye, kendi özünden kopmaya teşvik etmesi ve
kalabalıklar içerinde kaybolmasına yol açmasıdır. Artık, sadece gözüyle
gördüğüne, işitebildiğine inanmaya alışık nesiller ortaya çıkıyor ve bu
nesiller gaybi bilgilere karşı duyarsız ve umursamaz bir tavır takınıyorlar!
İnancını maneviyatını kültürünü dışlayarak salt para ve göz servetine yönelen
bir toplum, mutlu olabilir mi gerçekten Elbette olamaz…
Bir bireyin ya da toplumun ruhi donanımı, medeniyet anlayışı
kültürü ve karakteri hangi minval üzere bina edilmişse, hangi yöne doğru
odaklanmışsa, insana, eşyaya, hayata bakışı da aynı minval üzerine kurulmakta
ve aynı görüş açısını yansıtan bir medeniyet doğmaktadır.
Bugün batı medeniyetinin temelini teşkil eden ve
küreselleşme fenomeni adı altında bütün dünyaya egemen kılınmaya çalışılan
medeniyet, gücünü Roma ve Yunan medeniyetinden almıştır. Görsel medeniyet ise
bu zümrelerin üçüncü dünya ülkelerine ihraç ettiği tüketim ve yüzeyselleşmenin
diğer adıdır…
İlahi kaynaklı bir medeniyet ise, düşünce yaşam biçimi tarih
kültür gelenek ne varsa
insanın ilgilendiren her şeyi kapsar ve kuşatır..Hayat yaşam
doğumla ölüm arasındaki kısa mesafe değildir Müslüman için. Aksine ahirete
uzanan sonsuz bir medeniyettir hedeflenen...
Bir gayb medeniyetinden geldik bir gaip medeniyetine doğru
gidiyoruz. Olaylara bakış
açımızda bu doğrultuda bu çerçevede olmakta... olmalı...!