Bir ülkede faizler ve enflasyon eğer yüzde 5 ile yüzde 10 arasında ise, o ülkede "ekonomik denge" vardır demektir; ancak, bunun bir bedeli vardır ve bu ekonomik dengeye karşılık işsizler kitlesi oluşmuş, "sosyal denge" bozulmuştur. Bozulan bu soysal denge ileride sosyal sorunlar doğurabilir ama ekonomik sorunlar olmaz.
Bir ülkedeki faizler ile enflasyon şayet yüzde 10 ile yüzde 20 arasında ise, o ülkede siyasi müdahaleler sonunda "ekonomik denge" korunabilmekte; yani, ekonomi ancak "krizli ekonomi" olarak varlığını sürdürebilmektedir...
Nitekim Türkiye yıllar boyu böyle yaşadı
Bugünkü Türkiye de böylesine bir "krizli ekonomi"nin eşiğindedir...
Türkiye deki faizler yüzde 20 den biraz daha azdır, enflasyon yüzde 10 lar civarındadır. Ancak, bu yüzdelerle ve bu rakamlarla ekonomik denge korunamaz, enflasyon rakamları yukarıya doğru çıkmaya başlar; nitekim son zamanlarda çıkmaya başlamıştır.
Dış borçlanma ve varlıklarınızı özelleştirme adı altında satarak bu durumu sadece birkaç yıl daha dengede tutarsınız ama...
Sonra, bir de bakarsınız ki, bir gün "büyük bir patlama" oluverir!
Bu büyük patlama sadece ekonomiyi değil, devleti de yıkabilir
***
Yani;
Bir ülkedeki enflasyon eğer yüzde 100 ün üstünde ise o devlet artık yaşayamaz, yıkılır ve; ya yenisi kurulur veya başka bir devlet oraları işgal eder...
Eski Sovyetler, Yugoslavya, Latin Amerika ülkeleri bunları yaşadı.
Bu ülkelerin çoğu ya yıkıldı ya da dağıldı.
Türkiye "yüzde 100 enflasyon"un üstüne bir iki defa çıktıysa da, bir şekilde kendisini toparladı ve Cumhuriyet şimdilik yıkılmadı ama; ülkemizdeki ekonomi politikaları ısrarla ve inatla böyle giderse, ya büyük bir "çöküntü" veya "yıkılış" mukadderdir
***
ABD Merkez Bankası FED, yıkmak istediği devletlere kötü ekonomik ve siyasi politika dayatmakta, o devlet de yıkılmaya doğru gitmektedir...
Bu "kötü ekonomik ve siyasi politikalar" nelerdir
- Bir ülkenin dengeli yaşayabilmesi için faizler yüzde 5 ten az olmalıdır; "yüzde 10 un üstünde faizleri olan ülke" er veya geç bir gün yıkılır.
- Bir ülkenin dengeli yaşayabilmesi için piyasaya "tam istihdamı sağlayacak kadar para" sürülmelidir. Eğer piyasada yeteri kadar para yoksa, o ülke "işsizler yurdu" olur. Fazla para da sürülmemelidir, yoksa "enflasyon" olur.
- Merkez Bankası parayı uygun şekilde çıkarmalıdır; "üretime ve üreticilere" kredi açmalı, "spekülatörlere" değil. Piyasalara uygun şekilde para sürülmezse hem "enflasyon" olur hem de işsizlik olur. Bugünkü Türkiye nin durumu budur.
- Merkez Bankası para arzını yaparken bir başka ülkenin para değerini korumakla uğraşmamalı; doların veya euronun düşmesine veya yükselmesine göre değil, altın fiyatlarının düşmesine veya yükselmesine göre parayı piyasadan çekmeli veya piyasaya para sürmelidir. Yani parasının değerini altına göre korumalıdır. Bu uygulama ihracat ve ithalat dengesini koruduğu gibi, aynı zamanda sağlıklı ekonominin işleyişini de sağlar. Altına göre yüzde 2.5 enflasyon yapabilir, bu uygulama ekonomide canlılığı korur. Ama daha fazlası o ülkedeki ekonomik ve sosyal dengeleri alt üst eder. Bir müddet sonra da bunu yapan devlet yıkılır.
Ne dersiniz; anlattığım devlet, anlattığım ülke, anlattığın ekonomi politikaları örnekleri, sizin devletinize, sizin ülkenize, benziyor mu, benzemiyor mu !.