Geçtiğimiz Cuma günü ülkemiz ve milletimiz için artık bu çağda mümkün değil diye düşündüğümüz bir darbe girişimi ile karşı karşıya kaldık. Milletin kendi iradesine sahip çıkması, meydanlarda tankların karşısına dikilmesi, canı pahasına bu kalkışmayı reddetmesi büyük bir felaketi önlemiş oldu. Milletine kurşun sıkan, yaylım ateşine tutan, milletin Meclis’ini ve devlete ait onlarca stratejik noktayı yok etme pahasına bombalayan bir yapının, gözlerini nasıl karartmış olduklarını canımız yana yana test etmiş olduk.
Daha önce bu köşede yayınlanan “Çok Başlılık, İntikam, Adalet” adlı yazımızda;
“Devleti ele geçirmek” dürtüsü her daim olagelen bir hastalıktır. Devlet sana, bana, ona göre değil; herkese eşit mesafede olması gereken ve ayrım yapmadan adaleti tesis etmekle yükümlü bir yapılanmadır. Emir ve talimatları kendi düzeni içinde oluşmayan devlet, anlaşılır ve adil bir devlet olamaz. Nerede, kimler tarafından ve nasıl bir sistem içinde işlediği bilinemeyen yapıların devlete hâkim olmasına hiçbir kimse rıza gösteremez, göstermemelidir.” diye yazmıştık. Bugün görüyoruz ki, aynen böyle bir yapının kalkışması ile tehdit edilmişiz.
Peki, bundan sonra neler yapılmalı, nasıl hareket edilmelidir?
1- Öncelikle kimler bu darbe girişiminin orasında veya burasında bulunmuş ve karar verme süreçlerinde yer almışsa en ağır cezalara ivedilikle çarptırılmalıdır. Verilecek cezalar ile kimse bir daha böyle aşağılık bir durumu bu millete yaşatma cesaretini kendisinde bulamamalıdır.
2- Başta devlet büyüklerimiz ve iktidar partisi yetkilileri olmak üzere herkes, kamplaşma, kutuplaşma ve ayrıştırma dilinden uzak durmalıdır. Bu kalkışmanın her ne kadar iktidara karşı yapıldığı ifade edilse de, bu girişim aslında milletin tamamına yapılmıştır. Muhalefet parti liderlerinin darbe karşısında yaptıkları açıklamalar ve dik duruşları, her partiden insanımızın meydanlara çıkması bunun ispatıdır. Bu doğrultuda meydanlarda yapılan gösterilerin iktidar partisinin propagandasına dönüştürülmesi engellenmelidir.
3- Ordumuz bizim gözbebeğimizdir. Bu kalkışmayı yapanların ordumuz içinde yuvalanmış olmaları silahlı kuvvetlerimizin tamamını karalama gerekçesi yapılamaz. Gözaltı uygulamalarında ve tutuklamalarda mevcut görevde bulunan askerlerimizin görüntülerden, haberlerden olumsuz etkilenmeleri önlenmelidir. Ordu bizimdir, millet bizimdir, Polis bizimdir, ülke, devlet bizimdir, kullandığımız dil ve üslup bir adım sonrasını görerek oluşturulmalıdır.
4- Sosyal medya paylaşımlarına her zamankinden daha fazla özen gösterilmelidir. Kişisel tatminden çok kitle psikolojisini düşünerek, sorumlu bir dil kullanılmalıdır. Her türlü provokasyona karşı uyanık olunmalıdır. Türk-Kürt, Alevi-Sünni, Suriyeli-Türkiyeli gibi tehlike içeren her türlü yorumlardan uzak durulmalıdır.
5- Bölgemizde, Ortadoğu’da, dünyada süregelen tehlikeli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde, Silahlı Kuvvetlerimize her türlü maddi-manevi destek sağlanmalıdır. Bu kalkışma millete olduğu kadar, ordumuza da yapılmış bir darbe girişimidir. Böyle bir kritik dönemde dış tehditlere karşı zafiyet oluşmasına müsaade edilmemelidir.
6- Bu darbe senaryosunun bir yerlerde yazıldığından şüphe yoktur. Başarısızı bile bu kadar büyük bir toplumsal travmaya sebebiyet verdiyse, bir de –Allah Korusun- başarılı olsaydı neleri yaşayabileceğimiz iyi düşünülmelidir. Girişimin boyutlarının ne denli tehlikeli olduğu ortadadır.
7- Bu girişimin önlenmesinde Polisin ortaya koyduğu mücadele takdire şayandır. Polislerimiz, canlarını siper ederek gereken adımları atmış ve milletle omuz omuza bir dayanışma örneği sergilemiştir. Unutulmamalıdır ki, bu süreçte cuntanın karşısında dik duran, can veren ve bu girişimi başarısız kılabilmek için büyük mücadele ortaya koyan ordu mensuplarımız da, en öndeki yerlerini almıştır. Meclisiyle, ordusuyla, polisiyle devlet-millet kaynaşmasının güzel bir örneği ortaya konulmuştur. Bu durum, birlik, beraberlik ve toplumsal mutabakat adına iyi okunmalıdır.
Allah devletimizi, vatanımızı, milletimizi korusun. Allah şehitlerimize rahmetiyle muamele etsin. Yaralılara acil şifalara nasip etsin. Milletimizin başı sağolsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.