Bir Cüneyt sürpriz değil!

Abone Ol

Tabii ki Hollanda nın, o futboluna rağmen Arjantin in, ev

sahibi niteliği ile Brezilya nın, sistem, disiplin, iş ahlâkı ile Almanya nın,

daha ziyade hızlı dayanışma prensipleri içine girmiş Fransa nın ikinci turlara

çıkmaları sürpriz değildir. Ancak Kosta Rika, Kolombiya, Cezayir, Şili,

Nijerya, hata hatta Yunanistan ın bile ikinci tura kapağı atmaları gerçekten de

değerlendirmeye, incelenmeye uygun oluşumlardır. Çünkü söz konusu ülkelerde

futbol büyük bir ekonomi üzerinde oynanmamaktadır. Tam tersine, yukarıdaki

ikinci tura kalmaları normal olanların mutfak masrafları kadar bile değildir

sürpriz yapanların bütçesi. Hatta öylesine ki Yunanistan da bile futbol ikinci

plandadır. Orada basketbol, hoş ekonomik krizden sonra o da ayvayı yedi de,

birinci plandadır.

Şimdi bize ne düşer bu fotoğraf karşısında... Bu

ülkelerin takımları hiç de fena futbol oynamadılar. O halde, ihraç ettiklerinin

faydasının yanı sıra, böyle bir çizgiye nasıl geldikleri özellikle bizim için

araştırılmalıdır. Yoksa gurbetçi avı bizim ülkenin futboluna çok şey

kazandırmaz. Eh, bizde de Üç Büyükler çirkin rekabeti de bu safhaya geldiğine

göre, sonunda olan Fatih Terim e olabilir. Yıldırım Demirören en fazla

Beşiktaş ta yaptığı gibi şapkasını alıp gider.

İşte bu Dünya Kupası tablosu ve bize yansıyan, daha

doğrusu yansıması gereken gerçekleri arasından Cüneyt Çakır ve arkadaşlarını

bir kenara alalım. Triomuz yine çok iyi bir maç yönetti. Kararlarda haklılık,

pozisyon takipleri, sarı kartlarda standart en çarpıcı notlarımız oldu.

Cüneyt in yedek kulübesine gidip sarı kartı fora etmesi de maç

konsantrasyonunun mükemmelliğini gösterdi. Sanırım ve beklentim odur ki, Cüneyt

hoca ve ekibi ikinci tur şöyle dursun, daha sonrası için bir maçı çoktan

garanti ettiler. Hatta belki de daha daha ilerisi için haklarında çoktan not

düşülmüştür.

Çevremizde, en çok da Cüneyt hocanın iş yerinin

dolaylarında şu günlerde duyduklarım dikkat değer. Acaba bu adam Türkiye de

neden böyle maç yönetmiyor, ya da yönetemiyor sorusu her gün soruluyor. Ne

acı değil mi Ben cevabını veriyorum. Siz de duymak ister misiniz Diyorum ki;

Türkiye de Üç Büyük Kulüp ıslah edilmedikçe, yönetici bazında 1950 liler,

1960 ların asaletine kavuşulmadıkça, ne Cüneyt hoca, ne de bir başka ünlü hakem

bu ülkede doğru dürüst maç yönetebilir. Getirin Avrupa daki en ünlüsünü, hatta

bazı geri zekâlılar bu formülü bile öne sürmüşlerdi, bakın bakalım o prensiniz

nasıl rezil olacak.

Evet, Cüneyt hoca sana bir kere daha sesleniyorum, belki

dostum baban Serdar kızacak ama, Git kariyerini Avrupa nın baba ülkelerinden

birinde sürdür. Çünkü yaşın daha çok küçük.