Bir cümle, bir kahkaha, bir utanç: Gazze için değil, patronu için konuşanlar!

Abone Ol

Gazze’de çocuklar ölürken, bazı ekran yüzleri bu acıyı bile mizaha dönüştürdü.
Onlar Filistin için değil, efendilerinin memnuniyeti için konuşuyor.
Bir gazeteci, TV ekranlarında gülerek şunu söyledi:“ İsrail demiş ki, ‘ Hamas terör örgütüdür’ diyen, CHP listesinden milletvekili olan Necmettin Çalışkan’ı, Mehmet Atmaca’yı ve Sema Silkin Ün’ü, herhalde ‘bizim kafadan insanlar’ diyerek serbest bırakmış’… diye gülerek alay edebiliyor.”

Bu cümleyi gülerek söyleyen, aslında Gazze istismarcısıdır.
Gazze’de bebekler açlıktan ölürken, hastaneler bombalanırken, birilerinin hâlâ bu acı üzerinden mizah yapabilmesi sadece insafsızlık değil, aynı zamanda insanlığın çöküşüdür.
İsim vermeye gerek yok; herkes biliyor o ekran yüzünü.
Onun ağzından dökülen küçümseyici ifadeler, vicdanın değil, iktidarın propaganda bültenlerinin dilidir.
Gazze’yi bir dava olarak değil, siyaset malzemesi olarak gören bu zihniyet, bugün Filistin için değil, reklam geliri, çıkar ilişkileri ve Tayyip Erdoğan için yapılan yıkama yağlama işlemleri için konuşuyor.

Oysa Saadet Partili milletvekilleri Necmettin Çalışkan ve Mehmet Atmaca ile Gelecek Partisi Milletvekili Sema Silkin Ün, oraya şov yapmak için değil, insani yardım ulaştırmak için gittiler.

Gazze’de açlıktan nefesi kesilen çocukların elinden tutmak, enkaz altındaki çığlıkları duymak için yola çıktılar.Bu adım, siyasi değil, vicdani bir duruşun ifadesidir.
Ama belli ki bazı kalemler ve ekran yorumcuları, Gazze’nin acısından çok, iktidarı yıkama yağlama derdinde.

Saadet Partili vekillerin bu onurlu tavrını küçümsemek, onların değil, küçümseyenin seviyesini gösterir.
Çünkü bu millet biliyor ki, Filistin için gerçekten yüreği atanlar, oraya gitmekten korkmaz.
Bu ülkenin iktidarı ise yıllardır Gazze adına konuşuyor ama İsrail’le ticaretini kesmiyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şu cümlesi hâlâ hafızalarda:

“İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır.”

Bu söz, Gazze’nin değil, İsrail’in güvenliğinin garantisidir.
Ve tam da bu nedenle, bugün Filistin için samimi bir adım atanlar değil, sözde hassasiyet gösterenler sorgulanmalıdır.

Gazze istismarcıları, Filistin’i sever görünür ama İsrail gemilerini limanlarında ağırlar.
Gazze için nutuk atarlar, ama ticaret defterinde Tel Aviv sayfaları hep açık kalır.
Sonra da ümmetin onurlu evlatlarını küçümseyip, ekranlardan alaycı cümlelerle itibarsızlaştırmaya çalışırlar.

Ama hakikat değişmez:
Gazze için risk alanlar, bu milletin vicdanında yerini bulur;
Gazze’yi istismar edenler ise tarihin utanç hanesine yazılır.

Bugün Filistin için gerçekten bir şey yapanlar, iktidar koridorlarında değil, Gazze’nin yıkılmış sokaklarındadır.
Saadet Partili milletvekilleri ve Gelecek Partisi temsilcisi bu onurlu adımıyla, sözün bittiği yerde eylemin başladığını göstermiştir.
Bu milletin vicdanı, bu duruşu unutmayacaktır.

Bir gün Gazze için verilen bu mücadelenin hesabı tarihin önünde sorulduğunda,
o gün bu vekillerin isimleri, mazlumun yanında duranlar olarak şerefle anılacak.
Gazze istismarcıları ise ekranlardan yükselen o kahkahalarla değil,
suskunlukları, çıkar hesapları ve yıkama–yağlama çabalarıyla hatırlanacaktır.