Bir Bakan, İki Konuşma

Abone Ol

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ,  fazla değil bundan yaklaşık iki sene önce, Anayasa Mahkemesi’nin Köşk seçimine ilişkin kararından sonra ne demişti Şunları söylemişti:

* Anayasa Mahkemesi’nin kararı bağlayıcıdır. Hayırlı olsun. Cumhurbaşkanı’nın görev süresi ve ikinci kez seçilip seçilemeyeceğine yönelik tartışmalara son vermiştir.

* Ancak bu kararın hukuki değerlendirmesini yapmakta fayda vardır. Bana göre Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanı’nın görev süresinin 7 yıl olduğuna yönelik kararı anayasaya uygundur ve doğrudur.

* İkinci kez seçilme hususunun iptaline ilişkin hususu ise anayasaya aykırıdır. Çünkü Cumhurbaşkanlığı seçimini düzenleyen anayasanın 101. Madde’sine göre seçilen Cumhurbaşkanı 7 yıllık bir süre için seçilir. İkinci kez seçilemez hükmünü içerir. Bunu herkes tartışarak değerlendirecektir.

Bozdağ, 2 sene önce, “Abdullah Gül artık Köşk seçimine girmemelidir” demek istemişti.

Peki, aynı Bekir Bozdağ şimdi ne diyor;

* Cumhurbaşkanlığı seçimi tarihi bir seçim. İlk defa halk başkanını seçecek. AK Parti istişare yapıyor.

* Delegelerle istişare toplantısı yapılacak, Afyon’da geniş kapsamlı istişareler yapılacaktır. Bu karar ne zaman açıklanır bunu kestirmek mümkün değil. Büyük ihtimalle Mayıs-Haziran’da kamuoyuna açıklanır.

* Sayın Erdoğan’ın aday olması halinde kim başbakan olacak, kim partiyi götürecek bununla ilgili tartışmalar yapılıyor.

* İlk turda seçilmiş cumhurbaşkanı olacağını düşünüyorum. Parti içinde hiçbir sıkıntı olmaz. Sorunsuz, sıkıntısız bir geçiş olur. İsimlendirme yapmak sadece tahmin olur.

* Abdullah Gül, bu ailenin içinden çıkmış bir aile büyüğüdür, aile destek vermiştir.

* Abdullah Gül yeniden aday olur mu, olmaz mı bilemiyoruz. Bunu zaman gösterecek. Oturup konuşmaları kadar doğal bir şey olamaz. Buna anormallik yüklemeyi doğru görmüyorum.

* Cumhurbaşkanı yeniden adaylık için kendi kararını verir. Cumhurbaşkanı adına karar vermek benim haddim değil. Geçmişten ders alırsak Türkiye yoluna devam eder.

Siz iki konuşma arasında nasıl bir ilişki ya da fark gördünüz

Kanka kritik yerde!

Mustafa Sarıgül her ne kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nı kazanamasa da, Mart mahalli seçimlerinde istediğini bir bakıma elde etti.

Mustafa Sarıgül’e CHP Genel Başkanlığı yolu açıldı.

O yüzdendir ki, Kemal Kılıçdaroğlu yeni yeni, “Aslında Mustafa Sarıgül ile kaynaşamadık…” demeye başladı.

Valla, Kemal Bey, istese de istemese de, kaynaşsa da kaynaşamasa da bu kurt kendisini bir gün yiyecek. En azından bakıldığında bu ufukta gözüküyor.

Ama şimdilik konumuz bu değil…

***

Hüsamettin Özkan ne kadar kankasıysa,

İstemihan Talay ne kadar kankasıysa,

Ali Topuz ne kadar kankasıysa,

Onur Kumbaracıbaşı o kadar kankasıdır.

Kimin mi

Mustafa Sarıgül’ün.

***

Mustafa Sarıgül, NE BİR EKSİK NE BİR FAZLA adlı kitabın 234. sayfasında Onur Kumbaracıbaşı için şunları söylüyor:

“Sen Nobel’e değil, Türkiye’yi yönetmeye adaysın!

Sadece yol göstericim değildir Onur Hoca. Dert ortağımdır da... Kimselere açamayacağım dertlerimi ona açmakta zerre çekinmem. Öylesine yakın hissederim kendime. Onunla çok önceden paylaştığım bir derdimi sizlerle de paylaşayım hadi...

Hep içimde ukde kalacaktır, genç yaşta yeterince okumamış olmak! Acısını çekerim hâlâ... Bir gün Onur Hocaya dedim ki, “Hocam ben bir entelektüel değilim, bazen öyle sorular geliyor ki, o konularda bilgim az, ne diyeceğimi şaşırıyorum. Gençliğimiz, tam 12 Eylül öncesine denk geldi...”

Biliyor musunuz; Onur Kumbaracıbaşı son seçimlerde CHP Beşiktaş’tan Belediye Meclis üyesi seçildi.

Sarıgül burada ilginç bir taktik izledi; Şişli, belediyesinde başkan yardımcılığı yapan Eyüp Birgül, eski emniyet müdürü Affan Keçeli Şişli’den Beşiktaş’a kaydırıldı.

Sarıgül’ün kankalarından Onur Bey de bu arada Beşiktaş listesine konuldu.

Eski bakan Onur Kumbaracıbaşı, şimdilerde Emir Sarıgül ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis toplantılarına katılıyor.

Tabii, benim aklım Sarıgül’ün Kumbaracıbaşı’na sorduğu o soruda kaldı. Daha doğrusu Onur Bey’in ne cevap verdiğinde…

Bilmem, siz de aynı yere takıldınız mı

 Hikmet abi çıktı meydâne!

Hayırdır inşallah!

Hikmet abi dedim, Hikmet abi birden karşıma çıktı.

Hikmet abinin adı meğerse CHP’nin Köşk adayları arasında geçiyormuş!

Ama Kemal Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanı adayımız bir kadın olacak” demedi mi

Olsun…

BBC Türkçe’nin sorularını cevaplayan CHP’nin olası adayları arasında adı geçen eski Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, Erdoğan’ın bugüne kadarki açıklamalarından Başbakan’ın cumhurbaşkanı olmak istediğini anladığını söylemiş…

Çetin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ise görevine devam etmek istediği izlenimi verdiğini belirtmiş!

Çetin, şunları da söylüyor; “Sayın Başbakan ‘30 Mart’ta oyları ben aldım’ diyor. Sayın Gül’e ne olacağı konusunun ise, bugüne kadar konuşulmadığını ve bu konuda bir açıklık olmadığını anlıyorum.”

Anlayacağınız; Hikmet abi her zamanki Hikmet abi. Garp cephesinde korkulacak bir durum yok!

Hikmet abi çıktı meydâne, Köşk krizi oldu terane… 

Rüzgârlar tersten esmeye başladı!

* Daha düne kadar alttan alta, “Abdullah Gül’ün işi bitti” diyenler dün itibariyle tam tersini söylemeye başladı.

* Daha düne kadar alttan alta, “Abdullah Gül artık emekli olmalı” diyenler dün itibariyle farklı söylemlerde bulunmaya başladı.

* Daha düne kadar alttan alta, “Tamam, yol arkadaşlığı önemlidir ama bir yere kadar…” diyenler dün itibariyle, “Olur mu öyle şey!” demeye başladı.

* Daha düne kadar alttan alta, “Abdullah Gül’süz bir dönem başlamalı” diyenler, dün itibari ile bu değerlendirmelerinden hafiften “U” dönüşü yaptılar.

Acaba neden

Çankaya sırtlarında rüzgârlar farklı esmeye başladı, galiba…

NOT: Bugün 23 Nisan 2014, Çarşamba… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!