Bir avuç su

Abone Ol

Fitnenin ortadan kaldırılması ve adaletin egemen

kılınması Müslümanların öncelikli görevlerindendir. Peygamberlerin varlık

nedenin bu olduğuna Kutsal kitaplar ve tarih tanıklık eder. Mazlumların ki

rengi, dili ve dini sorulmaz- yok mu bizi zalimlerden kurtaracak diye

haykırdığı zaman dilimlerinde başta peygamberler ve onların bağlıları;

gündemlerinin birinci maddesine adaletin tesis edilmesini yazmışlardır.

Şirk zulmün bir diğer adıdır. Tevhit ise adaletin bir

başka adıdır. Tevhidi olmayan sistemler az ya da çok zulmün tonlarını

üzerlerinde taşırlar. Tarihi bir gerçektir ki; vahye dayanmayan insan eli ürünü

sosyal, siyasal ve ekonomik tüm sistem denemeleri insanlığa adaleti

sunamamıştır. Şiddetin, tecavüzün, işgalin ve gözyaşının üzerine sözde adaleti tesis

etme denemeleri olmuştur.

Adalet tarihe ait bir kavram değil. O insanla yaşıt bir

kavramdır. Kıyamete kadar da var olacak bir sorumluluktur. Adaleti egemen kılma

tarihte kalmış ve onu yüklenenler de yeryüzünden göçmüş olamaz. Anneler çocuk

yapmaya; güneş doğudan doğmaya ve batıdan batmaya devam ettiği müddetçe;

adaletin savunucuları ve ikame edicileri var olmak zorundadır. İşte onlar

Müslümanlar(dır) olmak zorundadır.

Ancak ayakta olmak ve adaleti kaim kılmak pek de kolay

bir şey değildir. Geçmişte birçok peygamber bağlıları ve askerleri bu yolda

dökülmüşlerdir. Şehvete, şöhrete ve rehavete yenik düşmüşlerdir. İşte aynı

sorun ve imtihanla 21.yy ın Müslümanları da karşı karşıyadır.

Yer altı ve yerüstü zenginliklerin çoğuna sahip olan ve

jeo-stratejik coğrafi alanların üzerinde yaşayan Müslümanlar; doğal olarak

hâkim ve egemen güç olmaları gerekirken; yaşadıkları zillet halini hangi dil

izah edebilir.

Müslümanlar Allah a ve tarihe karşı imtihanı kaybetmek

üzereler. Bu imtihan/sınav tevhit ve adaleti egemen kılma sınavıdır. Aslında

soru da basit ve bir tane; itaat. Allah a/Kur an-ı Kerim e itaat,

resulüne/sünnete itaat ve müminlerden olan ulul-emre /önderlere itaat.

Kur an Talut adlı komutanın Calut ile savaşa giderken

askerleri ile olan bir olaydan bahseder Talut orduyla birlikte ayrıldıktan

sonra, Doğrusu Allah sizi bir ırmakla deneyecektir, ondan içen benden

değildir, onu tatmayan eliyle sadece bir avuç avuçlayan müstesna şüphesiz

bendendir dedi. Onlardan pek azı hariç, sudan içtiler. (2/249)   ancak askerlerin çoğu bir avuçtan fazla su

içtiler sınavı kaybettiler, sonra şöyle sen ve Rabbin git savaş dediler ve

zillete düştüler.

Kayıp etmek, yenilmek ve yok olmak; İslami emirlere

itaatsizliğin sonucudur. Yerine getirilmeyen her İslami görev ve sorumluluk

velev ki  Bir avuç su da olsa; dünya

Müslümanlarının bugünkü halini beraberinde getirmektedir.

Talut un ve askerlerinin imtihanın adı; bir avuç su

idi; ya Türkiyeli Müslümanların