Ali Uçar
Nevşehir de
yaşayan ve nalbantlıkla geçimini sağlayan bir vatandaşımız.
Ailesiyle birlikte Nevşehir in merkezinde, yüksek yapılı
binaların arasına sıkışmış bir gecekonduda yaşamını sürdürüyordu.
Yoksuldu
Gecekondusunun önünde elektrik direğindeki lambası çıkan
rüzgârdan dolayı birkaç gündür yanmıyordu
Evi de biraz çukurda olduğu için geceleri çok karanlık
oluyordu
Onun için Meram Elektrik Dağıtım A.Ş (MEDAŞ) ı arayarak
yardım istedi
Tek isteği, bir yetkilinin gelip lambasındaki sorunu
gidermesiydi
Ama olmadı
MEDAŞ taki yetkililer, Ali Uçar a evinin önündeki elektrik
direklerine artık hizmet vermediklerini, hatta oraya gelmeleri durumunda o
direği ve sokak lambasını tamamen sökeceklerini söylediler.
Ali Uçar da çaresiz bir şekilde kendinden merdivenli olan
elektrik direğine çıkarak lambadaki arızayı kendisi düzeltmeye çalıştı. Arızayı
düzelteyim derken de elektrik çarptı. Elektriğin çarpmasıyla birlikte direğin
altındaki çatıya düştü. Çocukları da hemen hastaneye kaldırdı Ve Ali Uçar da
bir gün sonra vefat etti
İşin en acı tarafı da sokak lambasındaki arızayı düzeltmeye
gelmeyen MEDAŞ yetkilileri, kendilerini ve şirketlerini kurtarmak için bu
olayın hemen ardından gelerek hiçbir uyarı levhasının bulunmadığı elektrik
direğine DİKKAT ÖLÜM TEHLİKESİ levhasını asmaları oldu
İşte Türkiye nin acı yüzü bu
Bir tarafta milyon dolarların içinde yüzenler,
Öbür tarafta bir ampul için canını verenler.
Bu ihmalin, vurdumduymazlığın bedelini daha bir ay önce
SOMA da ağır bir şekilde ödemiştik
Nevşehir in merkezinde yaşanan bu acı olay da gösteriyor
ki Anadolu insanı bu bedelleri ödemeye devam ediyor
***
Geçtiğimiz Cumartesi günü Ankara da bir düğüne katıldım.
Düğünde gece yarısına kadar binlerce silah atıldı. Bildiğimiz kadarıyla mesken
alanda düğün gerekçesiyle de olsa silah kullanılmasının yasak olmasına rağmen
gece yarısına kadar atılan bu silahlara kimse engel olmadı. Garip olan ise
düğün yeri Bayındır Jandarma Karakolunun hemen yakınındaydı. Düğün yeri ile
Jandarma Karakolunun arasındaki mesafe 2 km ya vardı ya yoktu Silahlar,
mermiler havada uçuştu.
Onca suçsuz, günahsız insanımız bu tür silahlardan çıkan
kurşunlardan hayatını kaybetmesine rağmen demek ki hala akıllanmamışız.
Jandarma Karakolunun yakınında bile bu tür silahlı
kutlamalar yapılabiliyormuş
Bunu da öğrenmiş olduk!