Bir Acayip 2020!

Abone Ol

Miladi 2020, Hicri ise 1441 yılındayız. Hem Miladi hem de Hicri takvime bakıldığında iki aynı rakamları görüyoruz. İki-Sıfır-İki-Sıfır ile Bir-Dört-Dört-Bir ilginç!

Ve sene hem dünyada hem de ülkemizde her alanda çok farklı başladı. Deprem, çığ, sel, kasırga, yangın gibi çevre felaketleri yaşandı. Koronavirüs gibi sağlık problemi toplu ölümleri getirdi. Bu virüs ayrıca ticaret ve spor alanlarını da etkiledi. Etkisi artarak devam ediyor.

Ortadoğu’daki belirsizlik, bölgedeki emperyalist paylaşımlar, Suriye’deki iç savaş, Türkiye’nin sınır ötesi terör stratejisi, gelen şehit haberleri ve mültecilere sınırların açılması… İlginçtir dram Suriye’de yaşanırken, giden mültecilerin çoğunluğunu Afganlı, İranlı ve Afrikalılar oluşturuyor!

Spor alanındaki etkilenmelere bakacak olursak, hafta hafta yılların getirdiği alışkanlıkların değiştiğini ve farlı olayların yaşandığını gözlemliyoruz.

Önceki hafta Galatasaray 21 yıllık “Kadıköy Psikolojisi”ne bir son vermişti. Geçtiğimiz hafta sonu ise Real Madrid evinde 4 yıldır Barcelona’yı mağlup edememenin travmasını 2-0 galip gelerek üzerinden attı.

Yine geçtiğimiz hafta tüm rekorları alt üst eden Liverpool’un 44 maçlık yenilmezlik serisi 29 Şubat 2020’de sona erdi. Bu sezon ligde namağlup unvanını da 28. maçında kaybetti. Liverpool’u “Altın Kupa”dan (Premier Lig’de namağlup şampiyon takıma şampiyonluk kupasının yanı sıra, namağlup Altın Kupası da veriliyor) eden takım ligde kümede kalma mücadelesi veren Watford oldu. Sanki bir önceki West Ham maçı bu durumun habercisiydi.

Şu anki lider Başakşehir, hem Avrupa’da hem de ligde sessiz sedasız yoluna devam ediyor. Çünkü futbolseverler daha çok puan farkını kapatıp zirveye yetişen Galatasaray ile bir maçı eksik olan Trabzonspor’u konuşuyor. Spor medyası büyük camialara odaklanmış durumda.

Okan Buruk futbolculuk kariyerinde yaşadığı heyecanları, teknik adam olarak yaşıyor ve takımına da yaşatıyor. Rakipleri de gönlüne göre geliyor. Şimdilik engel ise Kopenhag elenmeyecek bir takım değil gibi. Başakşehirli futbolcular da tıpkı yıllar önce Galatasaray gibi hafta içi hafta sonu maç trafiğine alıştı. Bu yıl ters işler, farklı olaylar yaşıyoruz. Başakşehir iki önemli kulvarda mücadele veriyor. Bekleyelim sonunu görelim.

Süper Lig Cemil Usta Sezonu şimdilik Hüseyin Çimşir “taze kuvvet”i ile Trabzonspor’a göz kırpıyor gibi. Acaba 1996 ve 2011 yıllarında kıl payı kaçan şampiyonluklar bu yıl gelecek mi? Ya da 36 yıllık şampiyonluk hasreti 2020’de sona erecek mi? Hüseyin Çimşir ile yaşanan değişim rüzgârları, zorlu maçları bir bir geride bırakarak sürüyor. Rizespor karşısında ilk yarıda istediği sonucu alamayan Bordo Mavililer, ikinci yarıda farka gittiler. Bu tarz futbolu ve skorları alışkanlık haline getiren Trabzonspor taraftarlarını da havaya soktu. Hatta “En Değerli Türk Futbolcusu” Abdülkadir’den fazla yararlanamadığı halde.

Ligin ilk yarısında müthiş bir performans gösteren, fakat ikinci yarının başlarında kötü futbol ve skorlara imza atan Sivasspor son haftalarda geri dönüş yaptı. Rıza Çalımbay kurduğu takımın ve sarf ettiği emeğinin karşılığını almak isteyen bir diğer teknik adam olarak karşımızda yer alıyor. A. Gücü deplasmanını 3-0 net skorla geçti. Yiğidolar 2008-2009 yıllarındaki performansının karşılığını “şampiyon” olarak alamamıştı. 2020 yılı bu sendroma bir son verir mi? Roberto Carlos Sivasspor’a geliyor demişlerdi de kimse inanmamıştı. Sivaslılar bir sabah kalkıp baktılar ki Carlos takımın başında antrenmana çıkmıştı.

Galatasaray seriye devam ediyor. Onyekuru-Sarachhi-Linnes hamleleri, Donk’un jokerliği, Feghouli’nin bu takımın şefi olduğu, Seri’nin sağında, önünde ve solunda pas atacak adam bulması ve Falcao’nun dönüşü Terim’i umutlandırırken, taraftarı da sevindiriyor. 2020 Galatasaray açısından iyi başladı. Camia bu tip şampiyonluklara alışıktır. Bakalım Terim bu kadroyu, oyunu devam ettirip, 1997-2000 yılları aralığında yaşanılan rekoru egale eder mi ya da kırar mı?

Sergen’li Beşiktaş da tıpkı Başakşehir gibi sessiz ve derinden geliyor. Sergen Hoca bir kartal gibi avını takip ediyor. Gerçi Burak Yılmaz üzerine vazife olmamasına rağmen sezon sonu hedeflerinin Devler Ligi’ne katılmak olduğunu ifade ederek hedefi “en azından seviyesine” indirmesi bir büyük takım futbolcusuna yakışmadı. Sergen Yalçın dokunuşlarıyla önemli bir deplasmandan çok önemli puanlarla dönmesini bildi. Her haftası ayrı bir macera olan Süper Lig her an her skora gebe olabilir!

Fenerbahçe’de ise roller Galatasaray ile değişti. 2020 yılı Sarı Lacivertliler’i de etkiledi. Gerçi 2019 Ersun Yanal için bazı sinyaller vermişti. Nedendir bilinmez Trabzonspor ve Beşiktaş’ın aldığı riski Fenerbahçe yönetimi alamadı. Oysaki takım kadro açısından birçok alternatifleri barındırıyor. Görmesini bilene!

Türkiye Kupası yarı final ilk maçlarında ise rövanşlara bariz üstünlük çıkmadı. Fenerbahçe yine Trabzonspor’a 2-1 yenildi. Yanal giderayak isim ve taktik değişiklik yapsa da skoru değiştiremedi. Tek artısı ligde bir şey ifade etmeyen fakat eleme maçlarında çok şey ifade eden deplasmanda atılan tek gol! Hüseyin Çimşir kalede Erce riskini aldı ve bunun bedelini ödeyip ödemediği ikinci maçta belli olacak!

Erol Bulut’un takımı Alanya derbiden avantajlı çıkan taraf oldu. Finali bence hak eden teknik adam ve takım Alanya’dır. Bulut, Alanya’ya karakter kazandırdı. Eksik kalan takım nasıl oynar ve skoru nasıl lehine çevirir onu izledik. Rövanşlar artık merak konusu!