Ahmet Davutoğlu Başbakan olduğunda sadece Twitter hesabı
vardı.
Sonraki süreçte partinin sayfasından her gün
Davutoğlu nun facebook hesabı da paylaşıldı. İnstagram hesapları açıldı.
Sponsorlu reklamlara çıkıldı.
Güçlü Başbakan-Güçlü Lider İmajı oluşturuldu.
Sonrasında İşler ters gidince Davutoğlu na Başbakanlık ve Genel Başkanlık
bıraktırıldı. Sosyal Takipçileri ise müktesep hak gibi kaldı! Ancaaaak!
***
20 ay önce facebook ve instagram hesabı bile olmayan
Davutoğlu, şimdi 4 milyon Twitter, 2 milyon Facebook, 540 bin İnstagram
takipçisi ile büyük bir kitleye ulaştı. Ulaşıyor. Bir siyasetçi için bu; arka
bahçedeki potansiyel kitle demektir!
***
Şimdi gelelim yeni Başbakana. Binali Yıldırım a ait
onlarca fake hesabı olmasına rağmen, onaylanmış bir resmi hesabı gözükmüyor.
Kendi resmi internet sitesinde dahi yer alan Twitter adresi bile fan!
Ayrıca partinin resmi hesabı da her hangi bir Binali
Yıldırım hesabını takip etmiyor.
Acaba Davutoğlu nun sosyal medyadaki 5 milyonluk kitleyi
tutmasının getirdiği endişe Binali Bey için bir Tedbire mi dönüştü!
DİYANET E YAPILANA
BAK!
Geçtiğimiz dönemde, Diyanet bizzat Başbakan a bağlandı.
Biz ise daha da ilerisini önerdik. Diyanet in yeri MGK dır. Bizzat Devletin Başına bağlansın, dedik.
Şimdi 65. Hükümet te Diyanet, yeniden Başbakan
Yardımcılığına bağlandı. Bizim dediğimize bak, bir de bunların yaptığına
bak! Yazımızın şahıslarla hiçbir ilgisi
yoktur!
AMERİKAN KAZIĞININ
ACISI
YPG armalı Amerikan conilerinin Suriye de sıcak savaşa
tutuşması, Türkiye yi çok kızdırdı! Sesini yükseltti Türkiye! Ancak bu yüksek
ses, Suriye de Türkiye ye atılan Amerikan kazığının acısı gibi!
DIŞİŞLERİNİN
SİNİRLERİ ALINACAK!
Davutoğlu bir gitti. Pir gitti. Ardından Bakanlar gitti.
Şimdi sıra müsteşarlar, genel müdürler, büyükelçilerde.
Esas operasyon ise Dışişlerinde olacak. Kulislerde konuşulanlara göre
Dışişlerinin sinir uçlarına dokunulacak!
Monşerler, yüksek
katlarda devletin başına hakaretler yağdırıyor diye çok duyardık. Demek sıra
onlarda. Hep vekillere Dokunulacak değil ya.
Ah şu Beyaz Türkler yok mu
BU NASIL İŞ
BM İnsani Zirvesi ni Türkiye de yaptık. Dünya Liderlerini
İstanbul da topladık. Ancak, Türkiye nin seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan ın
korumaları salona alınmak istenmedi.
Birleşmiş Milletler in Amerikalı güvenlik takımı ile itiş
kakış yaşandı. Ve bizim korumalar salona alınmadılar. Bu nasıl iş
TEFRİCİYE, KABUL
OLDU!
O isim bakan olmasın diye okunan Tefriciye duası kabul
oldu mu Geçen haftaki kulisimizi merak ediyorsanız; El cevap:
İstenmeyen Bakan
olamadı. İstenilen isim Bakan oldu
ULAŞTIRMADA TAM
İSABET!
Meclis te bir de baktık, üç hafta önce Ulaştırmanın
başına gelecek diye tanıştırıldığımız Ahmet Bey geliyor. Bakanlığımızı ilk
yazan gazeteci diyerek. Kendisini tebrik ettik.
Ahmet Arslan, Ulaştırmada demiryolları, hava meydanları
ve telekomünikasyon alanında genel müdür olarak yaptığı çalışmaları şimdi Bakan
olarak yürütecek. İçeriden biri. İcracı, aktif bir performans bekleniyor
kendisinden. Binali Bey gibi!
Ne ki bu ülkede daha yapılacak çok iş var. Anadolu yu
Tokyo, Berlin, Ottawa dan daha ileri bir ulaştırma, haberleşmeye taşımak hedef
olmalı.
Milli Gazete nin ilke ve çizgisi ise belli: Hayra motor,
şerre fren! Hayırlı, faydalı işleri teşvik, yanlışları uyarmak görevimiz
olacak.
MIŞ MIŞLAR ÜLKESİ
MKYK ve MYK da sert tartışmalar yaşanmış, istifaların
eşiğinden dönülmüş!
Uzun Ömürlü bir
Hükümet beklenmiyormuş!
Kültür ün Hancı Monşerleri Nabi Avcı yı da eski
bakanlar gibi suya sabuna dokundurtmadan yolcu etmek için çoktan harekete
geçmiş bile!
Eğitimden ağzı yanan Nabi Hoca ise ekibiyle Kültüre
çıkarma yapacakmış!
BAŞBAKAN
İSTANBUL DAN BİLDİRİYOR!
Eskiden devleti anlamak için Hürriyet e bakılırdı. Şimdi
Sabah a bakmak lazım anlaşılan!
Dünkü Sabah ve Yeni Şafak ta İstanbul un fethi haberi
manşet. Yüz binler meydanlarda. Cumhurbaşkanımızın fotoğrafı neredeyse tam
sayfa. Peki ya Başbakan
Gazetelerin muhabirinden daha küçük kullanılmış. Sanki
mitingden haber bildiriyor! İyi de bu insan Türkiye Cumhuriyeti nin Başbakanı
ya hu! Yaptığınız devletin itibarını düşürür.
Siz böyle yaparsanız, Binali Bey de bu yaklaşıma daha
fazla dayanamaz.