Artık netleşti. Binali Yıldırım, yeni dönemde AKP Genel
Başkanı ve Başbakan olacak. 22 Mayıs taki Olağanüstü Kongre de önce AKP Genel
Başkanı ilan edilecek, ardından da Başbakanlık koltuğuna oturacak.
Başbakanlık koltuğu iğneli bir koltuk; zira sorunlar
yumağı Binali beyi bekler;
1) Güneydoğu alev alev yanıyor! Terör tüm ülkede almış
başını gidiyor!
2) Yatırım ve üretim neredeyse yok denecek kadar, hatta
yok! İşsizlik had safhada!
3) Manevi ve ahlaki erozyon ışık hızıyla tüm çocukları,
gençleri, aileleri sonu karanlık bir dehlize itiyor!
4) Emekliler ve asgari ücretliler yerlerde paspas olamaya
devam ediyor. Kaşıkla verilen kepçeyle alındı!
5) Basiretsiz dış politika Türkiye yi bölgede tam bir
ıssız adam yaptı! Tüm komşularla kavgalı olduk.
***
Sadece küçük bir kısmını dile getirdiğim tüm bu müşkül
problemler Binali Bey i bekliyor.
Yıldırım ın daha koltuğa bile oturmadan dün Diyarbakır a
gitmesi, Başbakanlık koltuğunda en büyük önceliğinin terör olacağı anlaşıldı
Akan kanın bir an önce durması elzem.
Yine de ve her şeye rağmen yeni dönemin Türkiye ye
hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Binali Yıldırım a yeni görevinde
başarılar diliyorum. Hakkında hayırlı olsun.
ZOR KOLTUK;
BAŞBAKANLIK!
Yeni dönemde uyum sorunu yaşanmayacağı muhakkak. Binali
Bey in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın belirlediği/belirleyeceği siyaset
kodları çerçevesinde hareket edeceği de su götürmez bir gerçek.
Bu arada küçük bir yerel not:
Malum, Binali Yıldırım, Yıldırım Akbulut tan sonra
Erzincanlı ikinci Başbakan.
İki isimde de Yıldırım mevcut. Her neyse Bu vesileyle bir anekdotu aktarmak istiyorum;
Yıldırım Akbulut Başbakan olduktan sonra Erzincanlı
hemşerileri hayırlı olsun ziyaretine gelir, kalabalık bir heyetle.
Yol, fabrika, yatırım, iş alanları talep ederler.
Başbakan Yıldırım Akbulut, ayağa kalkarak hemşerilerine
aynen şunu ifade eder;
Ben sadece Erzincanlıların değil, tüm Türkiye nin
Başbakanıyım!..
Salonda buz gibi bir hava eser, Erzincanlılar çok bozulur
bu yaklaşıma
Rivayet odur ki, Yıldırım Akbulut, bu sözlerinden dolayı
daha sonra, son derece müteessir olur...
Bakalım, Erzin-can dan çıkan 2. Başbakan Binali Yıldırım,
bu manada nasıl bir performans sergileyecek Bekleyip, göreceğiz
HERKESLEŞME
FELAKETİNE DİRENEREK KENDİ OLARAK KALMAYI BAŞARABİLEN TEK GAZETE!
İstanbul üniversiteli AGD li hanımlardan (Anadolu Gençlik
Derneği) manifesto gibi bir mail aldım. milligazete.com.tr de bu mektubu
yayınladık.
Ancak, Bu maile köşemde yer vermezsem AGD li hanımlar
bunun hesabını benden sorar! diye düşünmeden edemedim. AGD li hanımlar sormasa
bile tarih sorar! Böyle mi, değil mi, en iyisi okuyun siz karar verin;
Milli Gazete kuru gürültüler arasında, kendisine ancak
samimi bir şekilde kulak verenlerin duyabileceği bir ses
Hak geldi, batıl zail oldu ayet-i kerimesini kendisine
düstur edinen, bu ulvi sorumluluğu omuzlarında taşımayı bir görev, bir zorunluluk, bir varoluş mücadelesi olarak
gören bir ses
Ranta ve çıkara hapsolmuşların sürüklendiği herkesleşme
felaketine direnerek kendi olarak kalmayı başarabilen; ihtilaflı denizlerde boğulmadan, büyük resmi
görüp, gözleri, zihinleri o resme
bakmaya davet eden bir ses
Ebedi gayeyi tekrar tekrar hatırlatan, merhamet elini
ayrım yapmaksızın her yere uzatan, damarlara inanç ve şuur enjekte eden,
dünyayı güzellik kurtaracak diye haykırarak gönülleri titreten bir ses
Bu ses tam kırk üç yıldır aynı heyecanla, aynı samimi
hissiyatlarla; puslu havalardan, kaostan ve belirsizliklerden beslenenlere
inat, yeni bir dünyanın kurulması için çözüm odaklı yaklaşımlar getirmeye ve
hakikati söylemeye devam etmektedir.
Dostunu düşmanını keskin çizgilerle ayıran bu ses, tüm Müslüman coğrafyanın sesini de kendisiyle
birlikte kampuslarımıza getirmekte, zulüm altındaki Müslüman kardeşlerimizin
sesine ses olmaya gayret etmektedir.
Yegâne amacı İslam ı temsil ve tebliğ olan Millî Gazete,
masumane kisvelere bürünerek akılları sıra İslam ın ruhuna zarar vermeye kalkan
tüm kitlelere karşı, sesini son raddeye kadar yükseltmekte ve kimliğinden taviz
vermeden kendi sahasında mücadelesini sürdürmektedir.
Bizler hakikat deryasından nasibine düşen payı aldığını
düşünen üniversite öğrencileri olarak, mezun olduktan sonra şöyle bir dönüp
baktığımızda üniversite hayatımızda bizim dokunduğumuz, bize dokunan ve
yüreklerimize işleyen bazı anılar, güzellikler biriktirelim, düzene yenik
düşmeden bu güzellikleri muhafaza edelim gayretindeyiz.
Bu doğrultuda davamızın medyadaki en büyük temsilcisi
olan Milli Gazete nin, üniversitelerimizde de yer alması için üstümüze düşen görevi
yapmaya çalışmakta ve elimizden gelen gayreti göstermekteyiz.
Milli Gazete Kampüste başlığı altında gazetemizi
okuduktan sonra, onu üniversitelerimizdeki kafelerde, sınıflarda ve duraklarda
unutmakta, üniversiteli arkadaşlarımızın da ondan nasiplenmesine vesile olmaya
çalışmaktayız.
Çalışmamızı sosyal medyada @AGDUniHanimlar adresinden
#MilliGazeteKampüstehashtagiyle sizler de takip edip, bizlere destek
olabilirsiniz.
Biz gazetemizin çarpıcı başlıklarının dikkatleri
çekeceğini düşünmekte ve içerisinde barındırdığı manevi köşelerle okurların
maneviyatlarını güçlendireceğine inanmaktayız.
Bu vesileyle, unuttuğumuz gazeteyi eline alan bir
öğrencinin, şahit olduğu güzelliklerle, yepyeni bir dönüşüm geçirme ihtimaline
sarılmakta ve gazetelerimizi unutmamaya devam etmekteyiz.
Son olarak üniversitedeki çalışmalarımızın vesilesi olan,
bizim tüm bu çabalarımızı destekleyen, başta Sayın Başkanımız Şeyma Aksoy olmak üzere tüm İstanbul Hanımlar
Üniversite Komisyonu na teşekkür ediyoruz. Allah kendilerinden razı olsun.
Yüce Allah kalıcı olmadığımız şu dünyada bilinçli ve
şuurlu bir şekilde, çağın sorunlarını kendisine dert edinen ve son nefesine
kadar bu yolda cihat edenlerden olmayı hepimize nasip etsin.
NOT: Bugün, 20 Mayıs 2016, Cuma 1)Emekliler hâlâ sürünmeye
devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli nasıl geçineceğim diye feryat
ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni
ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde
kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf
Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Dubakalinolacak!