Binali Yıldırım hakkında bugüne kadar bu köşede çok kulis bilgisine yer verdim.
Bunlardan birisi “Binali Yıldırım Kulisi” başlığıyla 5 Aralık 2018 tarihli;
“Seçimlere daha çoook var.
31 Mart 2018’e kadar daha neler olur neler!
Ama bu zamanın göz açıp kapayıncaya kadar geçeceğini de söylemek lazım.
Bugünlerin en popüler konusu olan Binali Yıldırım meselesine kısa da olsa değinmek istiyorum.
TBMM Başkanı Binali Yıldırım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan adayı olacak mı, olmayacak mı?
Yurtdışı gezisine başlamadan önce Cumhurbaşkanı, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Meclis’te TBMM Başkanı Binali Yıldırım’la görüştü. Beraber yemek yediler.
O görüşmede neler konuşulduğu şu ana dek ‘kulis” olarak bile ifade edilmedi.
Binali Bey Çin’e giderken bile bu konuda ser verdi, sır vermedi…
Ne kadar isabetli, ne kadar isabetli değil bilemem ama bu görüşmede, Binali Yıldırım’ın Erdoğan’a, “Sadece sizi muhatap alırım. İşlerime başkalarının karışmasını arzu etmem…” dediği konuşuluyor.
***
Diğeri daha kritik bir yazı idi; “Binali Yıldırım Düğümü”. Bu yazı ise 28 Kasım 2018 tarihini taşıyordu;
“1) TBMM Başkanı Binali Yıldırım İstanbul Belediye başkan adaylığı için henüz tam olarak “evet” demedi…
2) İktidara yakın kalem ve programcıların Binali Yıldırım’ın “evet” dediğine ilişkin satır ve söylemleri tamamen bir dolaylı “kulis” bilgisinden ibarettir…
3) Tanıyanlar bilir; Binali Yıldırım’ın şöyle bir yanı da var; Yıldırım, Erdoğan’dan sonra başbakanlık koltuğu Ahmet Davutoğlu’na verildiğinde “farklı” bir “basın toplantısı” kararı aldı, hemen devreye girildi ve apar topar bu basın toplantısından vazgeçirildi. Hatırlatmak istiyorum...
4) Bir hafta içinde “İstanbul’a Binali Yıldırım” seçeneğinden vazgeçilir mi? Bu da “zayıf” ama masadaki seçeneklerden biri… Erdoğan, dün Binali Yıldırım’la da özel görüştü, ayrıca. Burada neler konuşuldu? Sonuçlarını göreceğiz…”
***
4. maddeye dikkat! “İstanbul’a Binali Yıldırım” seçeneğinden vazgeçilir mi? Bu da “zayıf” ama masadaki seçeneklerden biri…” demiştim.
Son gelen kulisler, Binali Yıldırım’ın İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı adayı ‘ol(a)mayabileceği’ yolunda… ‘Zayıf’ olarak söz ettiğim seçenek sanki ‘güçlü’ bir ihtimal olarak konuşulmaya başlandı bile…
Du bakali ne olacak!
VEKİLLERİN ALDIĞI MAAŞ AZ BİLE! NEDEN Mİ?
Nedeni şu;
* Şayet bir milletvekilinin yasal yollardan, mevzuata uygun olarak başka bir yerden geliri yoksa,
* Şayet bir milletvekilinin kira geliri (vb.) yoksa,
* Şayet bir milletvekili aileden varlıklı değilse…
* Şayet bir milletvekili kısaca zengin değilse…
Bu milletvekilinin aldığı maaşla geçinmesi mümkün değildir… Çünkü;
1) Milletvekili, seçim bölgesinden gelen hastalara yardım etmek durumundadır,
2) Milletvekili, yolda kalan seçmenlerine yardımcı olmak, gerektiğinde dönüş biletlerine varıncaya kadar ulaşım giderlerini karşılamak zorundadır,
3) Milletvekili, Ankara’da konaklamak zorunda kalan seçmenlerine (otel, misafirhane gibi...) yer bulmaktadır. Hatta sadece bu hizmet için bazı vekillerin Ankara’da kiralık ev tuttukları vakidir. Bu da ayrı ve büyük bir masraftır, yekûndür,
4) Milletvekili, seçmenlerinin düğünlerinde, nikâhlarında, sünnet törenlerinde en azından bir yarım, yarım olmasa bile çeyrek altın takmak zorundadır. Bugün bir çeyrek altının bile kaç para olduğunu hepimiz biliyoruz,
5) Milletvekili, seçim bölgesinden TBMM’ye gelen misafirlerine hafta sonları hariç, hemen her gün en azından öğle yemeği yedirmek durumundadır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu milletvekili iseniz, gelsin heyetler, gitsin heyetler…
6) Milletvekili, sıradan biri değildir. En azından TBMM’yi ve milli iradeyi temsil etmektedir. Ona uygun giyinecek, arabası bu şartlara uygun olacaktır. Milletvekili, herhalde 20 yıllık bir arabaya binemez…
***
Yukarıdaki tüm bu ahval ve şerait altında…
Ey okur!
Tüm bu saydıklarım için para lazımdır, para!
Devletin milletvekillerine verdiği maaşla tüm bu saydığım masrafların karşılanması mümkün değildir. Nokta!
***
Son zamanlarda özellikle sosyal medyada TBMM’de yemeklerin ucuz olduğuna ilişkin paylaşımları görüyor ve üzülüyorum.
Karalamak için söylemiyorum; TBMM’de yemeklerin ne kadar ucuz olduğunu paylaşanlar, orduevlerinde, askeri sosyal tesislerde yemek ücretlerini biliyor mu, acaba? Lütfen bir araştırsınlar, nerede daha ucuz diye…
Lütfen beni yanlış anlamayın, bana kızmayın;
TBMM’de yemekler çok daha ucuz olmalı. Hatta bana kalırsa ücretsiz olmalı… Daha ne diyeyim…
MANAV!
Son zamanlarda dikkatimi çeken bir fotoğraftan söz etmek istiyorum.
Manav önlerinde “atık”, “defolu”, “biraz çürük”, “ezik” sebze ve meyvelerin bulunduğu sepetler vardır, bilirsiniz.
Normalde diyelim domatesin kilosu 5 TL ise bu sepetlerdeki domatesin kilosu ya 1 TL’dir ya da 0,50 kuruştur.
Hatta ve hatta bazı insaflı ve tok manavlar bu meyve ve sebzelerden para bile almıyorlar! “Alın götürün!” diyorlar…
Son zamanlarda dikkatimi çeken bir fotoğraf şu;
Bu sepetlere olan ilgi ve alaka arttı! Bu, halkın alım gücünün daha da azaldığına olan bir işaret değil de ne!
Nasıl rahatsız oldum, anlatamam…
MEHMET ALİ BULUT ARADI
eçen yazımda, “Server Vakfı’nda uzun yıllardan bu yana haftalık programlar yapıldı. Halen devam ediyor mu acaba?” diye sormuştum. Server Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve 22. Dönem AKP milletvekili Mehmet Ali Bulut aradı. “Haftanın iki günü –biri konferans diğeri kitap tanıtımı şeklinde- programlarımız sürüyor…” dedi.
Teşekkürler…