“Binali bey sürprizleri sever!”

Abone Ol

Binali Yıldırım…

31 Mart 2019 tarihinde yapılacak mahalli seçimlerde AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı…

Bakanlık yaptı, Başbakanlık yaptı Binali Bey.

Hâlihazırda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı.

Üzerinde tartışılan, konuşulan konu şu; Binali Yıldırım, bu süreçte TBMM Başkanlığı’ndan istifa etmeli mi, etmemeli mi?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli diyor ki: “İstifa etmesine gerek yok!”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan diyor ki: “İstifa etmesine gerek yok!”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu diyor ki: “İstifa etmesi gerekir!”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ‘kısmen’ sessiz kalmayı tercih ediyor.

Binali Yıldırım’ın istifa etmesi gerektiğini savunanlar, Anayasa’nın 94. Maddesini gerekçe olarak gösteriyor. Söz konusu hüküm şöyle; 

“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; başkan ve oturumu yöneten başkanvekili oy kullanamazlar.”

***

Kulislerde, Binali beyin bu kadar tartışmanın ardından, Yüksek Seçim Kurulu’nun ( YSK) adaylarla ilgili kesin ilan tarihi olan 3 Mart ya da izleyen günlerde TBMM Başkanlığı’ndan istifa edebileceği dillendiriliyor.

Ankara’dan arayan dostum, “Binali Bey sürprizleri sever. Mutlaka bir ara yol bulacaktır!” dedi.

Bakalım ne olacak?

NURİ EROĞAN ÖRNEĞİ…

Nedir, Nuri Eroğan örneği?

Bundan 56 yıl önce gerçekleşen mahalli idareler seçimleri…

1963’te, ülke genelinde belediye başkanlıkları, belediye meclisleri ve il genel meclisleri seçimleri sonucunda Adalet Partisi (AP) birinci parti, CHP ikinci parti oldu.

Nuri Eroğan, bu seçimde Adalet Partisi’nden İstanbul Belediye Başkanlığı seçimlerine girdi.

İstanbul’da geçerli oyların yüzde 37.91’ni aldı Nuri Eroğan. Ancak, seçimi kazanmasına rağmen belediye başkanlığı koltuğuna oturamadı.

CHP seçim sonuçlarına, Nuri Eroğan’ın memuriyetten istifa etmeden AP’den aday olduğu için seçilme koşullarını yerine getirmediği gerekçesiyle itirazda bulundu.

CHP’nin itirazını değerlendiren İl Seçim Kurulu itirazı haklı bularak AP adayı Eroğan’ın adaylık koşullarını yerine getirmediği sonucuna vardı.

Nuri Eroğan’ın Belediye Başkanlığı iptal edilerek yerine ikinci sıradaki CHP adayı Haşim İşçan, Yüksek Seçim Kurulu Kararı ile İstanbul belediye başkanı oldu. 

Eroğan seçimle kazandığı belediye başkanlığı koltuğunu CHP’li Haşim İşcan’a bırakmak zorunda kaldı. 

Nuri Eroğan eski İstanbul Milletvekili idi. 2001 yılında hayatını kaybetti.

Bu gelişme siyasi tarihimize, “Nuri Eroğan olayı” olarak geçti.

AYÇİÇEK YAĞI’NDA SON HAMLE!

Ayçiçeğinin hasat zamanı ülkemizde Temmuz Ağustos aylarıdır. Tam da hasadın yaklaştığı bir dönemde 5 Haziran 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 11841 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında uygulanan %27’lik gümrük vergisi oranı 1 Ağustos 2018 tarihine kadar geçerli olmak üzere %13’e ve %36 oranında uygulanan ham ayçiçeği yağı ithalat gümrük vergisi de %23’e düşürüldü.

Üretmek yerine sadece iç piyasa fiyatlarını baskı altına alma amacını taşıyan bu hamle amacına ulaştı. TÜİK verilerine göre bir ton ürününü satan ayçiçeği tohumu üreticisinin eline Ocak’ta 2.610 TL, Temmuz’da 2.700 TL geçerken, Ağustos ayından itibaren zirve yapan TL’nin değer kaybı çiftçiye neredeyse hiç yansımayarak Ağustos’ta 2.870 TL, Ekim’de 2.920 TL oldu. Ocak ayına göre çiftçinin eline geçen fiyattaki artış Ekim ayında %12’de kaldı. Buna karşın dekara ayçiçeği tohumu yetiştirmenin maliyeti 2017 yılında 332 TL’den 2018 yılında 464 TL’ye %40 arttı.

Ülkemizde sıvı yağ tüketiminde ayçiçeği yağı en önemli yeri tutmaktadır. Yıllık tüketimimiz toplamda 950 bin ton civarında olup bunun yaklaşık %55’lik bölümünü yerli ayçiçeği tohumu üretimimizle, kalan %45’lik bölümünü ise yağlık ayçiçeği ve ham yağ ithalatı ile karşılıyoruz.  (Ahmet ATALIK- TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Başkanı).

MESAJ PANOSU

Tıp fakültesi öğrencileri az da olsa ücret alıyorlarsa yine iyi. Diş hekimliği öğrencileri hiç para almıyor ve üstelik tedavide kullandıkları cihaz ve malzemelerin parasını da kendi ceplerinden veriyor. İktidar, 24 Haziran öncesi bu sorunu çözme vaadi vermişti ama ses yok... (Hasan Aksoy)