Dünya

Bin günün ardından Gazze'de aşevleri kuyruğunda süren kıtlık ve yaşam mücadelesi: 164’ü çocuk 460 kişi açlıktan öldü!

Gazze Şeridi’ndeki ablukanın bininci gününde açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle aralarında 164 çocuğun da bulunduğu en az 460 insan yaşamını yitirdi.

Abone Ol

Savaşın yıkıcı etkilerinin yanında tüm şehri esir alan büyük kıtlık şu an bölgedeki en acı gerçek.

Hayatta kalan milyonlarca sivil için ise her yeni gün bu zorlu şartlarda sadece bir sonraki güne ulaşıp hayatta kalabilme mücadelesi anlamına geliyor.

Temel gıda maddelerine, temiz suya ve tıbbi malzemelere erişimin neredeyse imkânsız hale geldiği bu tehlikeli ortam, insani olarak artık sürdürülemez bir noktada.

- Es-Saade Aşevi ve Bitmeyen Tek Öğün Kuyruğu

Han Yunus’un batısındaki El-Mevasi sahil bölgesinde bulunan Es-Saade Aşevi, Gazze’deki çaresizliğin en somut örneği.

Aralarında çocukların, kadınların ve yaşlıların da bulunduğu binlerce insan çadırlarındaki ailelerine sadece tek bir öğün sıcak yemek götürebilmek için sabahın ilk saatlerinden itibaren burada toplanıyor.

Üç-dört saat boyunca kuyrukta bekleyen bölge halkından, günün sonunda o tek kap yemeği alarak çadırına dönebilenler kendisini şanslı sayıyor ve bu iç burkan manzara her gün hiç değişmeden tekrarlanıyor.

- Sınır Kapılarındaki Kısıtlamalar ve Tır Sayıları

Gazze Şeridi'ni hayata bağlayan Kerem Ebu Salim, Kisufim ve Zikim kapılarından insani yardımların girişi sürekli olarak geciktirilip engelleniyor.

Hükümet Medya Ofisi’nin aktardığı verilere göre, Gazze’nin temel ihtiyaçları için günde en az 600 tır gıda girmesi gerekirken, şu an günlük ortalama yalnızca 90 ila 120 tır giriş yapabiliyor.

Yetkililer, içeri alınabilen bu kısıtlı yardım miktarının, Gazze Şeridi’nin devasa ihtiyaç deryasında sadece bir damla olduğunu vurguluyor.

- Hizmet Dışı Kalan Aşevleri ve Malzeme Kıtlığı

Kriz, sadece lojistik engellerle değil, sahada doğrudan yardım dağıtan merkezlerin hedef alınmasıyla da derinleşiyor.

İhtiyaç sahibi ailelere yemek sağlayan birçok hayır aşevi, gerçekleştirilen bombardımanlar neticesinde tamamen hizmet dışı kalmış durumda.

Ayakta kalmayı başaran az sayıdaki merkez ise yerel pazarda çok kısıtlı miktarda bulunabilen pirinç ve bakliyat gibi temel malzemelerle faaliyetlerini zorlukla sürdürerek açlığa karşı direnmeye çalışıyor.

Sınır kapılarındaki engellemeler bu şekilde devam ederse, bu son kalan merkezlerin de kapanacağı ve yetersiz beslenmeye bağlı can kayıplarının çok daha kritik seviyelere ulaşacağı öngörülüyor.