Bilgisiz mücahitlik olmaz

Abone Ol

Değerli okurlar, 10 kadar lise öğrencisi kızımız, bir kilisenin yöneticilerinden randevu almışlar ve kilise ziyaretine gideceklermiş.

Benim telefonumu da filandan almışlar ve bana öyle telefon ediyorlarmış. Papazla görüşürken ne sormaları gerektiği konusunda benden telefonla soru istiyorlarmış.

Cevabım, “Kızım, ziyarete giden biri, gittiği yeri sıkıştırmak için gitmez.

Gezilir, görülür, neler yaptıklarını onlar size gezdirirken anlatırlar, çay içerken de sohbetinizi çay şekeri gibi kullanırsanız çok iyi bir intiba bırakırsınız, eğer hedefiniz mesaj vermekse.

Yok illa soru sormak istiyorsanız, önce randevunuzu üç ay sonrasına tehir ediniz. Bu üç ay içinde Kur’an-ı Kerim’de Hıristiyanlarla ilgili ayetleri bir araya toplayınız. Her biriniz, bir tefsiri alarak hepiniz on tefsirden bu ayetlerin açıklamasını okuyunuz.

Sevgili Peygamberimizin papazlara nasıl davrandığını araştırınız ve papazlara yazdığı mektupları okuyunuz. Sonra Sevgili Peygamberimiz gibi davranınız” dedim cevap, “olmaz” oldu. Çünkü okumak zor iş. İncil okuyabilir miyiz?

Hayır, tahrif edildiğinin en sağlam delili kilisede gördüğünüz İncil’in dört tane olmasıdır. Aynı konu ayrı ayrı anlatıldığı yerler vardır.

İncil’in aslına iman ederiz. Ondaki doğruların tamamının Kur’an’da olduğunu bildiren çok ayet vardır.

Tahrifle içine sokulan yanlışlara da bizim ihtiyacımız yoktur.

Okusak da yanlışlarını yüzlerine vursa!

Önemli yanlışlarını da Kur’an-ı Kerim bize haber vermektedir.

Gülü kokla, dikenle burnunu kanatma.

“Gül” kelimesini okuduğunuzda veya duyduğunuzda aklınıza ilk gelenler güzel şeylerdir.

Beyaz gül, kırmızı gül, sarı gül, siyah gül gibi.

Hâlbuki gül sayısından fazla diken vardır gül dalında.

Ama iyilik daima baskındır.

Güllü kelimelerimiz, dikenli kelimelerimizden fazladır.

Buyurun okuyun:

Gülab=Gülsuyu

Gülendam=Gül boylu

Gülbeden=Gülten

Gülberk=Gül yaprağı

Gülbeşeker=Gül tatlısı

Gülbün=Gül ağacı

Gülbahar

Gülbîz=Gül dövüp eleyen.

Gülbû=Gül kokulu.

Gülbûse

Gülpûş=Gül ile süslü.

Gülten

Gülçehre=Gül yüzlü.

Gülçîn=Gül toplayan

Gülüter=Taze gül

Gülühandan=Açılmış gül

Güldeste=Gül demeti

Gülruh=Gül yanaklı

Gülrûy=Gül yüzlü

Gülürânâ=Güzel gül

Gülrîz=Gül saçan

Gülzâr=Gül bahçesi

Gülistan=Gül bahçesi

Gülşen=Gül bahçesi

Gülüsadberk=Yüz yapraklı gül.

Gülizar=Gül yanaklı

Gülgûn=Gül renkli

Gülsürh=Kırmızı gül

Güldan=Gül kabı

Gülfeşan=Gül saçan

Gülkengebin=Bal ile yapılan gül tatlısı.

Gülabdan=Gül suyu kabı.

Hüseyin Kazım Kadri, “Türk Lügati”nde “Gül” kelimesinin açıklamasında 80 tane Türk şairinin şiirini örnek olarak verdiği gibi bir o kadar da Farsça şiir vermiş. On beş kadar da güllü atasözünü nakledivermiş.

Sevgili Peygamberimize düşmanlık yapanlardan ancak ve yalnız Ebu Leheb’in adı Kur’an-ı Kerim’de geçmiş.

Biz, Hazreti Ebubekir’i, Ömer’i, Osman’ı, Ali’yi, Talha bin Ubeydullah’ı, Zübeyr bin Avvam’ı, Abdürrahman bin Avf’ı, Sa’d bin EbiVakkas’ı, Said bin Zeyd’i, Ebu Ubeyde bin Cerrah gibi nice kahramanların adını anar, onlara Allah’ın rızasını ister, çocuklarımızın adını onlarla tatlandırırız.

Kur’an-ı Kerim’e iman ettiği halde bir defa okumamış adam, tahrif edilmiş “Tevrat Tefsiri’ni okuyabilir miyim?” diyor.

Eh… Halka göre yönetim, yöneticiye göre halk.

Kur’an-ı Kerim’i tefsirinden bir defa okumamış kızlarımız, papaza hesap sormaya gidişi gibidir, bir tek tefsir basmayan Kültür Bakanlığı’nın “Tevrat Tefsiri” yayınlaması.

Sevgili Peygamberimiz buyurur:

“Kemâtekûnûyüvellâaleküm / Nasılsanız öyle idare olunursunuz.” (Beyhaki, Şuabu’l İman, 6/22, Hadis No: 7391, Taberani den naklen Keşf-ül hafa 2/127)

Sevgili Peygamberimize münafıkların adı bildirildiği halde Sevgili Peygamberimiz onları teşhir etmemiş.

O, Müslüman olanların nüfus sayımını yaptırmış:

“Bana insanlardan ‘Müslüman’ım’ diyenlerin adlarını bana yazınız” buyurmuş.  (Buhari, Sahih, K. Cihad, bab 181Babü Kitabetil İmam).

Siz, bulunduğunuz yerde İslam’a hizmet edenlerle beraber olunuz, onları seviniz, sayınız, dininizi yaşanan kültürden almayınız, ana kitabımız Kur’an-ı Kerim ve sünneti seniyyemiz ve onları bize kolaylaştırıveren fıkıh kitaplarımızdır.