Bilgi güçtür o da Milli Görüşte mevcuttur

Abone Ol

11.03.2013 Salı günü Sinop Gerze Belediye Başkan Adayını hem ziyaret hem de çalışmalarına katkı sağlamak ve de Gerze’nin gelişmişliğini görmek için ziyaret ettim. Gördüm ki, Gerze’nin de acil olarak Dikmen gibi Milli Görüş belediyeciliğiyle tanışması gerekmektedir. İşin ilginç tarafı bunu ifade ettiğimizde, vatandaşımız hiç itiraz etmemektedir. Hatta vatandaşımız Erbakan hocamızın başarılarından söz etmekte, onun efsane hizmetlerini anlatmaktadırlar. Bizlerin başarılı olacaklarını da kabul etmektedirler. Gel gör ki, oy verme noktasında aynı düşünceye sahip değiller. İstiyorlar ki, Milli Görüşle alakalı bir rüzgâr olsun. Rüzgâra göre yön değiştirecekler. Oysa rüzgâra değil, adaylardaki bilgi birikimine bakmaları gerektiğini bir türlü anlatamadık. Bilgi güçtür ve o da Milli Görüş’te mevcuttur. Anlatmaya çalıştık, anlatırken belki de yorulduk ama asla anlatmaktan vaz geçmedik. Vaz geçmeyeceğiz de, Kapı kapı dolaşarak hakkı tebliğ etmekten ve gerektiğinde bunu tek başıma yaparak insanımıza anlatmaktan bıkmayacağım(z). Onların beni anlamamalarına isyan etmedim. Çünkü kalplerindeki mührü sökmek benim değil. Rabbimin elindedir. Bana düşen bıkmadan, usanmadan anlatmak tebliğ etmektir. Kısacası sefere çıkmak için yola revan olmaktır.

İnşaat sektörü Gerze’ye bir nebze de olsa hareket getirmiştir. Sanayiyi gezdiğimizde inşaata dayalı yan sanayinin iş yaptığını gördüm. Dikmen alan olarak büyümesi zor olan bir ilçe olduğu için inşaat sektörü de yok! Dikmen; Siyasi rant uğruna ilçe yapılmıştır. İnsanın olmadığı yerde ekonominin olmayacağı kesindir. Bundan dolayıdır ki, sadece bir caddesi olan Dikmen’in birçok dükkânı boştur. Bugün Dikmen belediyesinin bu kadar borcu olmasında, siyasi rant uğruna burayı ilçe yapanlar birinci derece sorumludur. İkinci derece ise, belediye başkanlarıdır. Karadeniz’in hangi ili hangi ilçesi olursa olsun mutlaka Milli Görüş belediyeciliğiyle tanışmalıdır. Başka bir şekilde buralara hizmet gelmeyecektir. 1994 yılından 2003 yılına kadar belediyecilik adına ne yapılmışsa Milli Görüş yapmıştır.

Yıl 2014 ve yine dalgalanmaya başladı Milli Görüş, bizim için nedir bela, nedir çile ki, biz her belaya rest çekmişiz, namusumuzun şerefimizin üzerine yemin etmişiz, hocamıza söz vermişiz. Bizler makamlardan, mevkilerden paradan vazgeçmişiz. Rüzgârların peşine koşmadan, rakamlara takılmadan, dik duruşumuzu bozmadan, sadece Allah’ın rızasını kazanmak için yollara revan olmuşuz. Bizi bölebilir, yerlerde süründürebilirsiniz ama asla yok edemezsiniz. Çünkü Allah’a teslim olan bu bedenler parçalandıkça çoğalırlar. Bilmelisin ki, Saadet Partisi bir tercih değil, zorunluluktur. Yeni yaşam alanları, yeni istihdam alanları Milli Görüşle oluşacaktır. Herkes biliyor ki, Milli Görüşçüler yaptıkları işleri Allah rızası için yaparlar. Erbakan hocam diyordu ya, “Hans anladı bizim Hasan anlamadı” Bir gün Hasanlar da anlayacak ama ortada ülke kalmayınca

BAK SAKALLI HÜSNÜ AMCA!

2003 yılında kapıldığın rüzgârdan bir türlü kendini kurtaramıyorsun. Sanıyorsun ki, AKP de Milli Görüş’ün bir devamıdır. Sormuyorsun “AKP’nin içinde, CHP zihniyetlilerin ne işi var ” ne zaman kendini kandırmaktan vaz geçeceksin Namazı kılarken Kâbe’ye dönüyor, oy atarken ise Vatikan’a. Ne olacak senin bu halin, Erbakan hocanın verdiği zamla ayakta duruyorsun ama Başbakanın karizmasına aldanıyorsun. Merhum Erbakan hocam 2007 yılında bir konferansta; “Beni iyi dinle namaz kılan Hüsnü Efendi! Efendim bunlar da eski Millî Görüşçü, bunlar da sizlerin eski talebesi, bunlara oy vermek lazım deyip duruyorsun. Her şeye bir kılıf buluyorsun. Hadi oradan! Sakallı Hüsnü beni duyuyor musun, senin bu AKP’ni Siyonistler ve ırkçı emperyalistler işbaşına getirdi. Bunlar ne söylerse yalayıp yutuyorsun. Bana bak, uyan uyan, seni narkozluyorlar, uyuşturuyorlar. Ne zaman uyanacaksın Siyonizm seni aldatıyor. Oyunu kendine ver, tarihine ver, inancına ver, Millî Görüş’e ver, Saadet Partisi’ne ver. Bizim vazifemiz memleketimizin evlatlarını uyarmaktır. Biz bu konferansları senin için veriyoruz. Aldanma! Kulaklarını iyi aç, beni iyi dinle. Hem namaz kılacaksın hem Yahudi’ye hizmet edeceksin. Böyle bir şey olmaz.” O günün sakallı Hüsnülerine böyle hitap etmişti, merhum Erbakan hoca, aradan yaklaşık yedi yıl geçmesine rağmen hâlâ uyanamayan sakallı Hüsnüler var. Bazıları uyanmış uyanmasına ama hâlâ narkozun etkisinde. Bak sakallı Hüsnü amca! Ülke elden gittiğinde mi uyanacaksın. Bu kadar yolsuzluklar, bu kadar koltuk sevdalarını görüp hâlâ uyanmayacaksan, sana söyleyecek sözüm, “Allah seni ıslah etsin!” başka ne diyebilirim ki Aday olduğum günden beri; Erbakan hocamın haklı olduğunu ve büyük lider olduğunu ifade eden narkozlu birçok sakallı Hüsnü amca tanıdım. Hiç biri itiraz etmiyor efsanevi hizmetlere, ama gel gör ki, öyle narkoz yemiş ki bir türlü kendine gelemiyor.