Kendisine makam kazanabilmek için adaylık teklif
edilmeden çok çok önceydi Milli Görüş saflarındaydı Hatipliği çok güzel bu
abimizle yaptığımız röportajda, Zihniyet kırılmalarıyla ilgili bize şu güzel
tespitleri yapmıştı: Milli Görüş iktidarlara gelmeden varolan zihniyet diyordu
ki: Alalım Milli Görüş bir şekilde iktidarlara geldi, iktidar ortağı oldu,
zihniyet şöyle değişti: Yapalım Bugün mevcut olan AK Parti iktidarı ise her
şeyi tersine çevirdi. Diyorlar ki: Satalım Doğrudur Varı, yoğu sattılar.
Memleketin tüm katma değer üreten kamu kurumlarını özelleştirdiler. Tamamen
stratejik ve bir ülkenin güvenliği açısından olmazsa olmazı niteliğindeki Türk
Telekom u bile allem kallem edip özelleştirdiler. Şimdi diyecekler ki, Biz,
işin güvenlik boyutunu hallettik Hallettik diye işin içinden sıyrılacakları
iletişim alanında yaşanan faciaları sanki görmedik. Kimin kimi dinlediği belli
değil Dönemin başbakanının kriptolu telefonunu bile dinlemişler de haberleri
bile olmamış. Kısacası özelleştirme, devleti zarara uğratan, işin içinde
olmaması gereken, stratejik boyutu olmayan sektörlerde yapılırsa elbette kabul
edilebilir. Ama çok çok önemli, nitelikli sektörlerde, devletin güvenliğine, milletin öz değerlerine
tasallut edebilecek mesela, iletişim sektöründe bu kesinlikle yapılmamalıdır.
Buraya kadar olan bölümü, aslında geçtiğimiz günlerde 40.
yılına giren TRT nin durumuna dikkat çekebilmek için girizgâh yapıyorum. TRT 40
yılını devirmiş Genel Müdür Şenol Göka, Anıtkabir e çıkmış, deftere yazdıklarını
okuyordu, dinlerken bu satırlar aklıma düştü.
Madem Türk Telekom u özelleştirdiniz, o zaman TRT yi de
özelleştirin bakalım Bugün TRT, en az 10 tane tematik, spor, kültür, çocuk vs.
kanalıyla bu milletin sırtında kambur olan bir yayın organı olmaktan başka ne
anlam ifade ediyor Özelleştireceksiniz, ama bu milletin sırtından, elektrik
faturalarından elde edilen trilyonlarca liralık bölümü ortadan kaldıracak bir
yasal düzenlemeyi de yapıp, ondan sonra özelleştireceksiniz
Ya da, Stratejiktir, olmaz derseniz, iki tane kanalı
bırakıp, gerisini özelleştireceksiniz. Bakın bakalım, bu televizyon kanallarına
kim talip oluyor
Biz söyleyelim Bu haliyle, bu hantal yapısıyla, bu ekran
yüzüyle, bu program formatlarıyla, bu devletin asık suratını temsil eden yönüyle
TRT ye özel yayıncılık alanında faaliyet gösteren medya patronlarından bir
kişinin bile talip olacağını zannetmiyoruz. Alırlar belki Ama sadece yayın
hakkını ve uydu yayın lisansını, karasal yayın hakkını satın alırlar
TRT tam 40 yaşında Ama 1990 lı yıllarda başlayan özel
televizyonlar, TRT nin yayıncılık anlayışını fersah fersah geride bıraktı.
Çünkü yayıncılık işi devlet mantığıyla, bürokratik oligarşinin kucağında
yapılamaz, zaten yapılamıyor da. Özel televizyonlar hem reytingde önde
yürüyorlar, hem de kendilerine gelir getirecek reklâmların toparlanmasında en
iktisadi, en verimli boyutuyla faaliyet gösteriyorlar. Peki, TRT ye kim reklâm
veriyor
Ben bütçe hesabından anlamam Ama bir yıllık TRT nin tüm
kanallarına aktarılan elektrik faturası payıyla, bu kanalların kendilerini bir
nebze de amorti edecek reklâm girdilerini bir kontrol edin. Reyting
sıralamasında birbirleriyle yarışan televizyon kanallarındaki istihdam
potansiyeliyle, TRT nin tüm kanalları arasındaki istihdam kapasitesi arasındaki
devasa farka bakın. Garanti aklınız uçacak Bugünkü haliyle TRT, gelenin
geçenin istihdam edildiği, ama yayıncılık noktasında hiçbir ağırlığı olmayan,
ürettikleri milletin ilgisini çekmeyen dev bir KİT tir. Özellikle habercilik bağlamında
iktidarın borazanlığını yapmaktan başka bir işlevi bulunmayan, milletin
parasıyla dönen, Meclis teki muhalefete zoraki yer veren, Meclis in dışında
kalan muhalefeti ise tamamen görmezden gelen tek taraflı bir kanaldır.
Ben her ay elektrik faturamdan tırtıklanarak kesilen, ama
her akşam hiçbir cazibesi olmayan TRT kanallarının bana da bu millete de yük
olmasından bıktım usandım.