ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden 22 Ağustos’ta Türkiye’ye geliyor.
Bu, aynı zamanda hain, alçak ve işgalci 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ABD ile üst düzeyde ilk resmi temas anlamına geliyor.
Biden’e şu soruların sorulması gerekmez mi;
* İncirlik Üssü’nden çıkarken yakalanan polisler neyin nesi?
* Yakıt ikmali yapan uçaklar incirlikten kalktı. Bunun bir izahını yapabilir misiniz?
* Biliyoruz sizin bu alanda siciliniz kabarık. Darbe seversiniz. Ama a be gözüm Biden, söyler misin, bu darbeyle bölge nasıl bir fayda sağlayacaktı?
* Amerika’da, Türkiye’deki durumu değiştirmenin tek yolunun bir ‘darbe’ olduğu yönünde yapılan yayın ve değerlendirmeler son birkaç aydır neden artmıştı? Siz bu yorumları nasıl karşıladınız?
* ABD Merkez Komutanlığı Komutanı Orgeneral Joseph Votel, Türkiye’de darbe girişiminde tutuklanan kişilerin müttefikleri olduklarını hangi akla hizmet söyledi?
* 15 Temmuz’da Malatya’ya inen 8 kargo uçağındaki silah ve bombalar kimin emriyle İncirlik’ten alındı? Sayın Biden Bey, siz de takdir edersiniz ki sizin onayınız olmadan bunun gerçekleşmesi imkânsız. De hele bu neyin nesidir?
* Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı darbe kalkışması haberlerinin basına yansımasından saatler geçmesine rağmen net bir açıklama yapmazken, TSİ gece 02:00’de ‘süreci takip ettiğiniz’ yönünde değerlendirme geldi. Beyaz Saray daha sonra Türkiye’deki sivil hükümete destek veren açıklaması ile darbeye karşı ilk resmi tutumunu gösterdi. Sayın Biden demokrasiye çok önem verdiğinizi(!) bildiğimiz ülkeniz neden o saatlerde dut yemiş bülbül gibi oldu?
* Darbe kalkışması haberlerinin geldiği ilk saatlerden itibaren darbe sürecini ve son gelişmeleri tüm detayları ile paylaşan en dikkat çekici kurum ise CIA’ya yakınlığı ile bilinen Stratfor düşünce kuruluşu oldu. Ülkenizin istihbarat kuruluşu ile kanka olduğu aşikâr bir STK’nın bu ilgisi niye?
* 15 Temmuz darbe girişimi ABD’nin Türkiye’yi parçalama planıydı. Ancak Türk milletinin konu vatan olunca; bedenleriyle tankları, uçakları, kurşunları dize getireceklerini hesaba katmadılar. Sayın Biden, Türkiye’yi parçalayarak neyi murat ediyorsunuz? Lütfen açık konuşun!
* Sayın Biden, aynı düşünce kuruluşu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Marmaris’ten İstanbul’a hareket ettiğini radar görüntüleri ile paylaştı. Sahi bu neyin nesidir?
* Darbenin ilk anlarında İncirlik Üssü’nün ve bu üsteki bazı yabancı unsurların darbeye etkin destek verdiği konuşuluyor, İncirlik Üssü’nün Türk komutanı ise tutuklandı... Bu gelişmelere ne diyorsunuz?
* Eski CIA’lı Türkiye uzmanı Henry Barkley 10 yabancı ve 6 Türk’ten oluşan grupla 2 gün Büyükada’da gizli bir toplantı yapıp, 15 Temmuz gecesi neden ayrıldı? Siz illaki bilirsiniz Sayın Biden, neyin nesidir bu?
* 39. Mekanize Tugay Komutanı Tuğgenaral Hasan Polat, darbe öncesinde İncirlik Hava Üssü’nde ABD’lilerle 12 kez buluştuklarını itiraf etti. O toplantılarda neler konuşuldu siz bilirsiniz Sayın Biden!
* Kuzum Biden söyler misiniz; velev ki 15 Temmuz hain ve alçak darbe girişimi başarılı olaydı, bu ABD’nin nesine yarayacaktı, Allah aşkına!
* 15. ve son bir soru; Sayın Biden 15 Temmuz gecesi nerede, ne yapıyordunuz?
Şırnak kararı yeniden gözden geçirilmeli
* Şırnak; Hz. Nuh (S.A.S.) tarafından kurulduğundan; Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere, Kudüs ve Şam ile birlikte İslam coğrafyası açısından dünyada en çok kutsiyet teşkil eden şehir olma özelliğine sahiptir.
* Şehrin genel nüfusu 490 bin. Şehir merkezinin nüfusu ise 90 binin üzerinde. Yüzde 23 ile ülkenin en çok işsiz kitlesine sahip şehri.
* Kent merkezinin sorunlardan arınmasının yegâne çözümü, şehrin İL STATÜSÜNÜN korunmasından geçiyor.
* Depremde yerle bir olan Düzce, yeniden imarını/kalkınmasını sağlamak adına süratle il statüsüne alındı. Şırnak için de il statüsü şehre; çok kısa bir zaman diliminde pozitif bir ivme kazandırdı. Ayrıca emniyet ve asayiş bakımından oldukça önem arz ediyor. Ekonomik ve sosyal yönden ve de devletin bekası ve vatandaşın güvenliğinin tam olarak sağlanması bağlamında, kentin il vasfının korunması elzemdir.
* Özellikle kent merkezinde 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı, Çakırsöğüt Jandarma Özel Harekât Tugay Komutanlığı, 48. Hudut Tugay Komutanlığı ve bunlara bağlı birliklerin bulunuyor olması, Şırnak kent merkezinin ülke savunması ve bekası açısından ne denli stratejik bir öneme sahip olduğuna en bariz göstergedir.
* Kentin coğrafi yapısı, kış şartlarının çetin geçmesi, Beytüşşebap ve Uludere ilçelerinin şehir merkezlerinden (Şırnak merkez dışında) ve civar illerden oldukça mesafede bulunması, Şırnak ve bölge halkı açısından il vasfını gerekli kılan faktörlerdendir.
* Doğal olarak, Beytüşşebap ve Uludere ilçelerinin eğitim, ekonomi/ticaret, sağlık ve sosyal alanlardaki gereksinimleri tamamıyla şehrin il vasfına endekslidir.
* Netice itibarıyla 16 Mayıs 1990 tarihinde devlet, bölgede tarihin en önemli adımını atarak Şırnak’ı il statüsüne almıştır. Milli irade açısından bu adım, bir milat olarak kabul görmüştür.
* Hülasa; Şırnak’ın ilçe statüsüne düşürülmesi kararının, devletimizin bekası, halkın İstikbal’i açısından yeniden değerlendirilmesinde fayda vardır. (Turgay Birlik/Yeşilay Cemiyeti Şırnak Şube Başkanı)
Ben de 28 Şubat mağduruyum!
Selamünaleyküm Adnan Bey. Geçen yazınızda 28 Şubat’ı ele almışsınız. Bu davanın müdahillerinden biri de benim.
O dönemde bizim diplomalarımızı (Pakistan-İslamabad Uluslararası İslam Üniversitesi -1998 mezunuyum) kanunun önüne geçerek yönetmelik çıkararak iptal eden hukuk, bugün idamın geriye uygulanamayacağını belirtiyor. Evet, hukuken bu kurala katılıyorum, ancak bu durum bizim haklarımızın otomatikman geri verilmesi anlamına gelmektedir ki, 19 yılımı geri istemek gibi bir hakkım da doğuyor. 1999’da Danıştay’a bu konuda açtığım dava hukuksuz bir şekilde aleyhime sonuçlandı.
Tüm evraklarımı halen muhafaza etmekteyim. O dönemde yaşadıklarımız bizde mahfuzdur. Bu konunun sıkı takipçisiyim. Bu davanın, ucunun dokunacağı mekanizalar gereğince, sonlanmasının zor olduğunu düşünmekle beraber, şayet sonlanırsa ilk işim haklarımın iadesi için yeniden maddi-manevi dava açmak olacak inşallah... Baki selâmlar...
(Y. KADRİ KAYA-ANKARA)