Cumhuriyet kurulduğu günden beri ülkemizi bölmek için bir
takım ayak oyunları oynanmaktadır. Alevi-Sünni, Türk-Kürt, Sağ-sol gibi benzer
oyunlarla bu ülkeyi bölmek istediler ama başaramadılar. Gülay Göktürk Bugün
gazetesindeki köşesinde; Beyaz Türklerin hırsının bu ülkeyi böleceğini ifade
etmektedir. Sayın Göktürk Beyaz Türklerle ilgili yazısının bir bölümünde Benim
üstün olmadığım, benim borumun ötmediği, benim damgamı basamadığım, kurallarını
benim koymadığım ülke olmaz olsun, diyor ve gözlerini kırpmadan batırmak için
çalışıyor diyor yazısında. Sayın Gülay Göktürk bu gerçeğin bugün farkına
varmış, oysa Merhum Erbakan hocam siyaset sahnesine girdiği günden beri bu
gerçeği adeta haykırıyordu. Fakat ne hikmetse kimse görmek ve duymak istemedi.
Çünkü sistemden nemalanıyorlardı. Ülkenin bütün ana damarlarını ele geçirmiş,
partiler kapattıracak kadar güçlülerdi. İşadamı, gazeteci, asker ve bürokrat
olarak karşımıza çıkmışlardı/çıkmaktadırlar. Bugün çoğunlukçu laikliğin yavaş yavaş hayata geçmesiyle bazı kalelerini
kaybeden Beyaz Türkler isyan etmektedirler. Bunların yanında nemalananlarda
gerçekleri görmeye başladılar. Büyülenmiş gibi yaşıyorlardı. Nemalanmalar
bittikçe büyü etkisini kaybetmeye başladı.
Bütün amaçları; Türkiye nin İslamlaşmasını önlemek. Bu
uğurda her türlü aktörlerle iş birliği yapmaktadırlar. Bir örnek vermek
gerekirse, İsrail in güvenliği için darbe yaptığını açıklayan ve 28 Şubat
davasının ek klasörlerinde yer alan bir belgeye göre; Genelkurmay 2 nci Başkanı
Orgeneral Çevik Bir in sabah saat 09.30 da ABD den gelen Orgeneral John Davis
ve Binbaşı Phyllis Kaminsky ile görüştüğü yer alıyor. Neden ABD li general
sadece Çevik Bir le görüşmüştü. Çünkü her ikisi de Türkiye nin İslamlaşmasını
istemiyordu. 28 Şubat darbesinden sonra Milli Görüş Lideri Merhum Erbakan
hocamız basın açıklamasında bu olayı bir belgeyle ispatlamıştı. Refah-yol un
iktidara gelişinden 4 ay sonra Amerika Dışişleri Bakanı Warren Christopher
ABD NİN Ankara Büyükelçiliği ne gönderilen şifreli kriptoda, Departmanımız,
Türk Hükümeti nin milli eğilimlerinden ve Başbakan Erbakan ın ideolojisinden
ilham alarak dış politikayı Batı dan ayırıp Arap ve Müslüman dünyasına doğru
yeniden yönlendirilmesinden dolayı derin endişe içerisindedir. Kanaatimizce,
Türkiye nin İran, Irak, Libya, Nijerya ve Sudan ile bağlarını kuvvetlendirmek
konusundaki mevcut tutumu, bizim milli menfaatlerimize aykırıdır/düşmancadır
diyor ABD nin kriptosunda. (11 Eylül tarihli Milli gazete)
Hadi! ABD kendi menfaatlerini koruyordu. Ya Türk askeri
Çevik Bir! Kimin menfaatini koruyordu Her ikisi de bu ülkenin İslamlaşmaması
için mücadele ediyorlardı. Kendilerini bu ülkenin kurucusu ve sahibi
sanmaktadırlar. Sol marjinal grupları sahaya sürmede ve Atatürk ü kullanmakta
çok başarılılar. Geçmişte yükselen her partinin içindeydiler. Bundan dolayıdır
ki hep iktidardadırlar. Beyaz Türklerin üstün olma hırsı, Siyonizm in üstün
ırkıyla açıklanabilir mi Bilmiyorum ama bir kripto gerçeğini ortaya
koymaktadır. Aklıma gelmişken şu soruyu sormak istiyorum İsrail de bulunan
ağlama duvarını kaç paşa şimdiye kadar ziyaret ederek ibadet etti
CHP Ve Sokaklar
Sokaklarda oynanan oyuna ve meydana gelen kaosa
baktığınızda başrollerde ya CHP milletvekillerini ya da BDP Milletvekillerini
göreceksiniz. Zaten beyaz Türklerin siyaset yaptığı veya oy verdiği tek parti
CHP dir. Aslında CHP ye oy veren seçmen,
bu militan siyasetten rahatsızlar. Atatürk ün partisi kapanmasın diye oy
veriyoruz diyen seçmen zaman içerisinde bundan da vazgeçeceğini ifade
etmektedir. Asla sandıktan çıkmayacağını anlayan CHP, bunun paniğiyle her türlü
kaosun içinde olmaktadır. Bundan derhal vazgeçmek durumundadır. Siyaset
militanlığı kaldırmaz, akrep gibi kendini sokma durumuna gelebilir. Bütün sokak
eylemlerinde en önde olan CHP milletvekilleri, köylü işçi, memur ve emeklilerin
nedense önüne geçememişlerdir. Muhalefeti sadece muhalif olmak olarak algılayan
CHP, bu tutumundan dolayı yolun sonuna geldiğini düşünüyorum. Sadece Beyaz
Türklerin partisi haline gelmiş bir CHP, bu milletin değerlerine hep uzak
kalmış ve hep uzak durmuştur. Dikkat ettiyseniz, bürokrat olup, başörtüsüne
karşı olanlar emekli olduktan sonra siyasete CHP de başlamaktadırlar.
Belediyelerde hiçbir hizmeti bulunmayan CHP nin yerel seçimlerde umduğunu
bulamayıp birçok kalesini kaybedeceğini düşünüyorum.