İnsanın beslenme şekli günlük yaşamındaki verimini direkt olarak etkiliyor. Bazı insanlar güne zinde başlar ve hiç yorulmadan en yüksek verimle günlerini tamamlamayı başarırlar. Son yıllarda iş veriminde azalma görülen birçok kişi için yapılan araştırmalar beslenme alışkanlıklarındaki farklılıkların bu verimde ve formda kalmada çok yüksek oranda etkili olduğunu gösteriyor.
Yorgunluk beslenme bozukluğundan...
Beslenme alışkanlıklarında bozukluk olan kişilerin hem bedenlerinde birikmiş toksin miktarı oldukça yüksek düzeylere çıkmış ve hem de bu insanlar zihinsel, ruhsal yönden ciddi bir durağanlık içine girmişlerdir. Bu yüzden uzun ve sağlıklı bir yaşam için beslenme alışkanlığında yapılacak değişim hayati bir öneme sahiptir.
Beslenme içinde alınan B, C, E ve A vitaminlerinin az olması, magnezyum, demir bakır mineralleri bakımından yetersiz olması yorgunluğun artmasına neden olur. Ayrıca fazla ağır ve yağlı yiyecekler, hayvansal gıdalar, tatlılar ve hamur işi yemekler enerjinin azalmasına neden olurlar. Özellikle alkol, asitli kolalar veya tüm asitli ve gazlı içecekler, hazır yemekler, sakatat, kahve, limonata ve balık hariç her türlü et çeşidi...
Enerji dolu gıdalar
Enerji veren gıda sebze, meyve ve gıdalar ise Avokado, muz, yeşil çay, yoğurt, patates, kivi, turp, zeytin, pirinç, kırmızı pancar, balık, bezelye.
Kronik yorgunluk, B vitamini eksikliğinden kaynaklanıyor
Kronik yorgunluğun bedende B vitaminlerinin azalmasına bağlı geliştiği tespit edilmiştir. Tek sebep bu olmasa da kronik yorgunlukta önemli bir neden olması mutlaka B vitaminleri bakımından zengin beslenilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu vitamin eksikliği yeşil yapraklı sebzeler, muz, tavuk, hindi, patates, meyve suyu, karpuz, ıspanak ve bal gibi besinlerden yeteri kadar karşılanabilir.
B vitaminlerinden olan B12 vitamini seviyesinde azalmanın olması homosistein seviyelerinde yükselme meydana getirir. Yüksek homosistein miktarı kalp damar hastalıklarının artması anlamına gelir. Bu sıkıntılı durumla karşılaşmamak için baklagiller, ton balığı, balık, yoğurt, süt, tavuk ve peynir yenmelidir.
C vitamini zengin beslenmekte yorgunlukla mücadele etmekte oldukça faydalıdır. C vitamini antioksidan etkisi sayesinde hem stres faktörlerinden korunmada ve hem de bağışıklık sisteminin güçlenmesinde oldukça önemli bir etkiye sahiptir.
Kilo sorunu olanlar dikkat!
Kilo sorunu ve metabolizmasında yavaşlama hissedenler için sabahları bir bardak ılık su içine yarım limon sıkılarak yudum yudum içilmesi ve bir tutam yaklaşık olarak on, on beş adet maydanozun saplarıyla birlikte çiğnenerek yenmesi güne bedeni temizlemeyle başlamak anlamını taşır. Bu uygulamayı kahvaltıdan yarım saat önce yapmak elde edilecek verimi arttıracaktır. C vitamini ayrıca adrenal bezlerin daha verimli çalışmasını sağlamakta ve stres faktörlerine karşı daha dirençli olunması görevini bu vesileyle yerine getirmektedir.
Hangi vitamini nerde bulabilirsiniz?
C vitamini; sadece limonda değil birçok sebze ve meyvede bulunmaktadır. Brokoli, çilek, portakal, greyfurt, mango, soğan, yeşilbiber C vitamini bakımından zengin gıdalar olup tercih edilmelidir.
Magnezyum eksikliği, verimi düşürüyor!
Magnezyum; protein sentezi, enerji üretimi ve hücresel bölünme için gerekli olan çok önemli bir mineraldir. Günümüzde pek çok insanda magnezyum eksikliği görülmektedir. Bu durum kolay fark edilmez fakat insanın günlük yaşamındaki verimini ciddi olarak bozar.
Demir eksikliği; anemi ve kronik yorgunluğa yol açan önemli bir faktördür. Eksikliği her yaşta ortaya çıkar. Rutin istenilen tahlillerde bu yüzden çoğunlukla hekimler tarafından istenir. Ülkemizde sık görülür. Bazı bölgelerde demir eksikliğine bağlı anemi miktarına daha sık rastlanır.
Kirlenmeye karşı E vitamini
E vitamini; çok önemli bir antioksidan koruyucu olarak hücreleri toksinlerden ve serbest radikallerden korumaktadır. Ayçiçek yağı, fıstık ezmesi, badem, ton balığı, somon, mısırözü yağı, zeytinyağı E vitamini açısından zengin besinler arasında yer alır.
Potasyum eksikliği; yorgunluk ve kas zayıflığına yol açar. Bu yüzden bu eksikliğin tespit edildiği kişilere belirli ilaçlar tavsiye edilerek bu durumdan kurtulmaları sağlanır. Kanında pıhtılaşmaya eğilimli, alerjik ve böbreklerinde taş üretmeye eğilimli kişilerin özellikle potasyum eksikliğiyle daha ciddi olarak mücadele etmeye ihtiyaçları vardır. Bunlar zaman zaman yorgunluk hissettiklerinde potasyum takviyesi almak zorundadırlar. Ayrıca hipertansiyona ya da kalp yetmezliğine bağlı olarak diüretik ilaç kullananların da potasyum kayıpları için destekleyici potasyum tabletleri kullanmaları gerekebilir.
Düzgün sinirler için yeterince potasyum
Potasyum kas kontrolünde en önemli mineraldir. Kalp kaslarının kontrolüyle sinirlerin çalışmasında gereklidir. Genellikle sodyumla birlikte çalışır. Potasyum eksikliği pek görülmese de kas zayıflığı, sinirlilik, kalp rahatsızlığı yaptığı vakalar bilinmektedir. Potasyum en çok muz, kayısı, kuru fasulye, mercimek, yer fıstığı, soya fasulyesi, incir gibi sebze ve meyvelerde bulunur.
Genel olarak sayılabilecekler listesinde en önemli gördüğümüz faktörler bunlardır. Bedende yorgunluğa neden olan daha pek çok sebep vardır. Nitekim hipotiroidi hastalarında depresyona benzer görülen bir tablo çok belirgin olarak ortadadır. Kişinin şikâyetleri dinlenildiğinde çok yüksek bir oranda hipotirodi hastalarının depresyona girmiş oldukları düşünülür. Yapılan tetkikler ve bazı teşhis yöntemleri çok karışan bu iki hastalık arasında ayrım yapmamızı sağlar.
Önemli yorgunluk sebeplerinden birisi ülkemizde son yıllarda oldukça yaygınlaşan bir psikiyatrik hastalık olan depresyondur. Fakat yukarıda tavsiye edildiği gibi doğru beslenmeyle birlikte birçok depresyon yaşamakta olan hastanın tablosunda belirgin iyileşmeler görülür.