“İçe doğma” diye bir şey var. Buna hissikablelvuku da diyebilirsiniz. İnsanın olmadan evvel bir şeyin olacağının sinyallerini içinde hissetmesi ya da olmasının işaretlerini alması. Edebiyatçılar bu tecrübeye uzak değildirler. İlk dizenin yukarıdan gelmesi diye bir şey var.
Yaşar İliksiz dostumuz, bu tecrübeyi birebir yaşayanlara güncel bir örnek sayılabilir. Bir sabah uyandığında beş ismi beş kelime gibi incecik iplere dizerek bir gerdanlık, bir yüreklik oluşturmuş. Bileklik demedim, yüreklik dedim. Özel şairimizin ifadesiyle yüreğine kalbini muska yapıp takmak gibi. Safiye Samyeli, Şahin Taş, Yavuz Nufel, Yaşar İliksiz ve bendenizden oluşan küçük bir söz korosu oluşturma fikri gelip göğsüne oturuvermiş. Kim kimi nereden tanısın? Bu şart değil elbette. “Ehl-i dil birbirini bilmemek insaf değil” diye boşuna söylememiş şair.
Yaşar İliksiz’in tabiriyle ortaya çıkan şey bir tür “Hudayinabit Antoloji” örneği ya da ıssız dağ başlarında kendiliğinden açan beş ayrı renk çiçek. Aldığımızı tekrar yerine yerleştirmek şartıyla çiçeklerden bir dal sunalım o halde:
“binlerce kilometre uzaklarda / ta rotterdamlarda İstanbul doluyorum/nefes darlığı çeken hasta gibi/ İstanbul soluyorum” (Yavuz Nufel)
“bir tezekte izin kalsa yeterdi bu dünyaya/ sen utanmadan destan yazmaya kalktın” (Yaşar İliksiz)
“gülümsemesi yürek buzunu çözer;/ hüzün kuyumcusu, sevgi yalvacı, kolaylaştıran!/ son yalvaç!/ elinin tersiyle süpüren yanlış satrancı, masadan” (Şahin Taş)
“hasretin kapısından görünmüyor dumanı/dikili gölgelerin farkı yok ki çıradan/ sevdamın vebalini senden sorsun yaradan” (Safiye Samyeli)
“annesi ölmüş şairlerle oturdum akşamları/ kendime üzülürken annem yanımızdan geçti/ sokak lambasını aydınlatıyordu elindeki kandil” (Hüseyin Akın)
Kitabın sanat yönetmenliği İlhami Durmaz’a çizimler Kemal Yargıcı’ya ait. Erol Şahancı yayın editörlüğünü yapmış. “Beş Şiirlik Kitap”ın basımını ise 25. Kuruluş Yılı anısına Hayat Yayın Grubu üstlenmiş.
İddiasını kendi içinde taşıyan bu kitap dileriz dört bir yana dağılmış yürekleri cem edip bir araya getirmeye vesile olur.
KAZAN’I KAHRAMAN YAPAN RUH
Yukarıda bahsetmeye çalıştığım “Beş Şiirlik Kitap” etkinliği için 4 şair arkadaşla birlikte 6 Temmuz akşamı Kahramankazan’a misafir olduk. Kazan’ı kahraman yapan ruhu yakından görmek büyük bahtiyarlıktı.
Kazan’ı kahraman yapan insanlar şiir programının yapılacağı alanda fevç fevç toplandılar. Daha önceden özel bir duyuru ve davet yapılmadığı halde Kahramankazanlıların sadece şiirin çağrısına uyarak alanı doldurmaları görülmeye değerdi. Beş şair kitapta kendilerine ait olan beş şiiri okurken şiirlerinin yazılma hikâyesi ve kitabın oluşum serüveni ile ilgili duygu ve düşüncelerini de dinleyicilerle paylaştılar.
Programın güzel ve özgün taraflarından biri de etkinlik sonrası şairlerin birlikte kitaplarını imzalamaları oldu. Bu programda bir kez daha ortaya çıkmış oldu ki şiir programları şairlerle onları dinlemeye gelenler arasında barikat ya da sütre olmaksızın icra edilmeli. Birebir soru sorulup hasbihal imkânı oluşturulmalıdır.
Bu meyanda Kahramankazanlılar belediye başkanlarından yana çok şanslılar, çünkü edebiyat menşeli, şair bir belediye başkanına sahipler. Kahramankazan Belediye Başkanı Serhat Oğuz Bey, edebiyatla ilgilenen, şiir ödüllerine sahip bir başkan.
Kültür sanat, edebiyat içerikli program ve etkinliklerin gençleri de kuşatacak biçimde sürdürülmesi için her türlü imkân mevcut bu şirin ilçemizde. 15 Temmuz kahramanlıklarının üssü olan Kahramankazan’a “15 Temmuz Şiirleri” programı pek yakışacaktır. Ankara ile entegre yapılacak bu tür etkinlikler edebi dinamizmi artırıp kültürel dokuyu daha bir güçlendirecektir.
Basın danışmanı Bekir Kaplan Bey’in çaba, gayret ve coşkusu daha nice potansiyel bedii enerjinin ortaya çıkmasına kâfi gelecektir kanaatindeyim.
Emeği geçen herkese teşekkür ve tebriklerimizi sunuyoruz.