Beş günah mukabilinde beş ceza ? 2

Abone Ol

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ya göre: Sıtma, kolera, ishal

ve aids gibi sıradan hastalıklar hortluyor. 40 milyon insan AİDS (HIV) virüsü

taşıyor.

 Bugüne kadar

yaklaşık 65 milyon kişi HIV virüsü kaptı ve 1981 de keşfedildiğinden beri 25

milyondan fazla insan AIDS den öldü. 2005 yılında, HIV pozitif olan 38,6 milyon

kişinin çok büyük bir çoğunluğu, bu durumundan habersiz yaşıyor. 

 İnsanlar

hastanelerde kan almaktan korkar durumdadır. Bulaşan, bulaştığında da hayatı

cehenneme çeviren hastalıklar karşısında tıp sadece seyretmekle yetiniyor. Bu

felaket değil de nedir

Sebebi belli: Zina, fuhuş ve bunlara giden yolların

günümüzde baskın bir hal alması, dünya çapında büyük bir sektör oluşturması,

yasal olarak suç olmaktan çıkarılması.

2- Ölçü ve tartıda hile: Bir toplumda ölçü ve tartıda

sahtekârlık doğmuşsa o toplum helak olmuştur. Bu sadece işi yapan kişilerde

kalmayıp tüm toplumu etkisi altına alır.

Hadis-i Şerifimizi hatırlayalım: Ölçü ve tartıyı eksik

yapan her millet mutlaka kıtlık, geçim sıkıntısı ve başlarındaki idarecilerin

zulmü ile cezalandırılır.

Evet, kimle konuşursanız konuşun, herkes: Geçim sıkıntısı

ve idarecilerin zulmünden şikâyetçi. Eskisi gibi kazanamıyoruz. Sebebi belli:

Ölçü ve tartıda hile.

3- Zekâtı vermemek: Zekât İslam ın temel taşlarındandır

ve bu konu insanların vicdanlarına asla bırakılamaz.

Hadis-i Şerifimizi hatırlayalım: Hangi millet mallarının

Zekâtını vermezse mutlaka gökten yağmur kesilir, kuraklık cezasıyla

cezalandırılır.

Evet, kimle konuşursanız konuşun, herkes: Eskisi gibi

yağmur yağmıyor, ekinler yeşermiyor, toprak eskisi gibi verim vermiyor,

tarlalar susuzluktan çatladı, diye dert yanacaktır. Sebebi belli: Zekât

vermemek.

4- Ahdi bozmak: Ahid: Hem ALLAH Teâlâ nın insanları

mükellef kılmış olduğu hükümler ve hem de insanların ALLAH Teâlâ ya karşı veya

ALLAH namına diğerlerine karşı yerine getirmeyi taahhüd etmiş oldukları

hususlardır.  ALLAH Teâlâ, ahidlere bağlı

kalmayı farz, onu bozmayı haram kılmıştır. Bu sebeple gerek ALLAH Teâlâ ya ve

gerekse insanlara karşı verilen ahdin yerine getirilmesi gerekir.

Ahde vefa konusunda İslâm, son derece titiz davranır.

İnsanlar arası ilişkilerde güven unsurunun hâkim olması için yegâne garanti

vasıtası ahde vefadır. Bu güven olmadan veya sağlanmadan sıhhatli bir toplum

hayatı mümkün olamaz. ALLAH Teâlâ, öyle bir topluma rahmet nazarıyla bakmaz.

Bu temel sarsılınca hadis-i Şerifin devamında buyrulduğu

gibi: ALLAH Teâlâ, o millete kendilerinden olmayan bir düşmanı musallat eder

ve ellerindeki servetlerin bir kısmını, onlar alır. Sebebi belli: Ahdi bozmak.

5- Kitabullah ile hükmetmeyi, amel etmeyi terketmek:

Müslümanlar, Kitabullah yani ALLAH Teâlâ nın kitabı: Kur an-ı Kerîm den

uzaklaştıkları zaman ne düşmanın baskısından kurtulabilmiş ne de kendi

aralarındaki çatışmalar durmuştur. İç isyanlar artmış, kavmiyet çatışmala-rı

her köşeyi sarmış, gruplar arası düşmanlıklar ayyuka çıkmıştır.

Günümüzde de ümmet kendi arasında daha çok çatışma

halindedir. Kafirlerle savaşan, onlara karşı direnen çok az bir kesim

bulunmaktadır. Maalesef ümmetin büyük bir kesimi bölük-pörçük vaziyette

birbirleri ile sürtüşüyor veya çarpışıyor. Bazı bölgelerde kavmiyetçilik öne

çıkmış, kimi yerlerde mezhepler kavgası, kimi yerlerde çeşitli isimler altında

kümeleşen gurupların çatışmaları ümmeti, İslam ümmeti olmaktan katmer katmer

uzaklaştırmıştır. Ümmet fikri yok olmuş, Müslümanların birbirlerine

tahammülleri kalmamıştır.  Çünkü onların

arasını Kitabullah ta var olan hükümler düzenlemiyor. Onları Kitabullah la

amele davet edecek, onların aralarında Kitabullah la hükmedecek kimseleri de

yok. Bu sebeble tıpkı yukarıdaki hadis-i şerifte: ALLAH Teâlâ, onların azabını

kendi aralarında kılar yani fitne, fesad ve anarşi gibi azablarla tazib eder,

birbirleriyle savaştırır. ve şu ayet-i kerimede buyrulduğu gibi:

De ki: ALLAH Teâlâ nın size üstünüzden yani gökten veya

ayaklarınızın altından yani yerden bir azap göndermeğe ya da birbirinize

düşürüp kiminize kiminizin hıncını tattırmaya gücü yeter. Bak, anlasınlar diye

âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz!

 Bak. Fikret

BAŞKAYA, Çığırından Çıkmış Dünya, Sosyal Sefaletin, Ekolojik Felaketin, Etik

Yozlaşmanın Kökeni, Ankara, Özgür Üniversite Kitaplığı, 323  En am sûresi:65