Berat gecesi ? 1

Abone Ol

01 Haziran Pazartesi gününü; Salı gününe bağlayan gece:

Nice dini, ahlaki güzelliklerin yaşandığı rahmet ve mağfiret mevsimi mübarek

Ramazan ayına adım adım yaklaştığımızı müjdeleyen Şaban ayının 15. gecesi olup

BERAT kandilidir.

Yüce Rabbimizin lütuf ve keremi ile pek şerefli ve

mübarek olan bu geceyi idrak edeceğiz. Kudsiyetiyle gönüllerimize feyiz ve

bereket bahşeden, ALLAH Teâlâ nın sınırsız af, merhamet, yardım ve bereketine

vesile olan Berat kandilini tekrar idrak etmenin heyecan, sevinç ve mutluluğunu

yaşamaktayız. Yüce Rabbimize sonsuz şükürler ve hamd ü senalar olsun. Berat

Kandili Müslümanların, sınırsız af ve merhamet sahibi olan ALLAH Teâlâ ya

sığınarak günahlardan arındıkları, ilahi lütuf ve bereketlere eriştikleri

müstesna zaman dilimlerinden birisidir. Berat gecesinde:

ALLAHümme euzü bi afvike min ikabik. Ve euzü birızake

min sehatik. Ve euzü bike minke Celle vechük. La uhsî senaen aleyk. Ente kema

esneyte alâ nefsik.

ALLAH ım! Azabından affına, gazabından rızana

sığınıyorum; senden yine sana sığınıyorum. Zatın yücedir. Sana karşı senayı

sayıp bitiremem. Sen kendini nasıl sena ettinse öylecesin. niyazlarıyla dua

edip Yüce Rabbimize yakaran Rahmet Elçisi Sevgili Peygamber (S.A.V.)

Efendimizin, bu gecede ALLAH Teâlâ nın kendisinden bağışlanma dileyenleri

affedeceğini, içtenlikle yapılan duaları kabul edeceğini müjdelemiştir.

Sevgili Peygamber (S.A.V.) Efendimizin bu duası ile

özdeşleşen ve mübarek Ramazan ayının müjdecisi olan bu gece, inananların kulluk

bilinci ve hesap verme şuuruyla suç ve yanlışlardan kaçınmaları, günahlardan

arınmaları ve Yüce Yaratıcı nın sonsuz rahmet ve merhametine iltica etmeleri

gerektiğini bir kez daha hatırlatır.

Bu itibarla Berat gecesi, bilerek veya bilmeyerek işlenen

hata ve günahlardan tövbe ederek, günahların kalplerde bıraktığı kirlilikten

arınma, sıkılan ve bunalan ruhların Yüce Rabbimizin rahmetine ve mağfiretine

ulaşması adına Müslümanların önüne açılmış bir fırsat kapısıdır.

Bu mübarek gece her yıl, İslâm dünyasının dört bir

tarafında derin bir huşu ve hürmet ile karşılanır ve uğurlanır. İslâm âleminin

saadet ve selâmeti, mü minlerin mağfiret-i ilâhiyyeye nail olmaları için bu

mübarek gecede milyonlarca Müslümanın elleri semaya açılır.

Mü minler, içtenlikle ALLAH Teâlâ ya yönelirler,

affedilme ümitleri canlanır ve Cenab-ı Hak tan feyzi, rahmeti ve affedilmeyi

büyük bir heyecanla gönülden arzu ederler.

Müminler için bu gece, hem af, mağfiret ve ilahi rahmete

kavuşma vesilesi, hem de birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını en yoğun

bir şekilde yaşadıkları bir fırsattır.

Bu gecede kırgınlara son verilir, gönüller alınır, fakir

fukara hatırlanır.

Bu sebepledir ki asırlar boyu bu topraklar üzerinde

yaşayan Müslüman ecdadımız, bu geceyi diğer kutsal geceler gibi, dini hayata

derinlik kazandıran bir değer olarak görmüşler ve onu nefisleri kontrol altına

almanın bir fırsatı olarak değerlendirmişlerdir.