Bencilliği siz öğretiyorsunuz

Abone Ol

Anne akşam çocuğuna sorar: Sınavdan kaç aldın Çocuk cevap

verir; üç aldım, anne tekrar sorar: Senden yüksek alan var mıydı Çocuk

düşünür, evet iki kişi vardı der. Anne devam eder, senin onlardan neyin eksik, sen neden alamadın Zaten

senden bir şey olmaz Çocuk sessizce yatağına geçer ve anneyi duymamak için

gözlerini kapar, uyumaya çalışır. Burada anne farkında olmadan çocuğu,

kıskançlığa ve rekabete teşvik etmektedir. Çocuk annenin bu tavrından sonra,

kendisinden daha iyi not aldığı için arkadaşını kıskanacak ve ona öfke

besleyecektir. Çocuk yüksek not alamazsam annem tarafından sevilmem inancına

sahip olacak ve kendine olan inancını kaybedecektir.

Anne akşam çocuğuna sorar, bu halin ne Çocuk utangaç bir

ses tonu ile cevap verir; arkadaşımla kavga ettim Anne çocuğa çıkışır:

Neden dövdürdün kendini, senin ellerin kırık mıydı, şöyle çakı çakıverseydin

Çocuk annenin sözlerine aldırmıyormuş gibi görünse de, şiddete şiddetle

karşılık vermesi gerektiğini düşünecek ve şiddeti bir savunma aracı olarak

görecektir. Anne farkında olmadan çocuğunu şiddete teşvik etmektedir.

İki kardeşten biri sarışın diğeri esmerdir. Anne için

çocuğun renginin ya da cinsiyetinin önemi yoktur. o bir annedir ve her iki

çocuğunu sevgi ile kucaklamaktadır. Ancak mahallenin kadınları iki çocuk

arasında karşılaştırma yapmakta ve Bu babaya mı benziyor acaba, diğeri daha

güzelmiş, ailede sarışın var mı diye sormaktadırlar. Kadıncağız da bir yandan

diğer kızını savunmaya çalışırken diğer yandan ailenin sarışınlarını bir bir

sıralamaktadır. Büyük annemin gözleri maviymiş, teyzemin saçı sarıydı Oysa

annenin bu açıklamaları, en az komşu kadınların tavırları kadar çocuğu

yaralamakta ve çocuk güzelliğin tek kriterinin sarı saçlı mavi gözlü olmaktan

geçtiğine inanmaktadır. Çocuk bu vasıflara sahip olmadığından kendisini

değersiz hissetmektedir. Çocuk artık kardeşine gizli gizli haset beslemektedir.

Değerli anneler, çocuğunuz ister düşük not alsın ister

yüksek not alsın, ister sarışın olsun ister esmer olsun, ister sakin olsun

ister hareketli olsun sizler onları koşulsuz sevmeli ve önce insan olmayı

öğretmelisiniz. Bunun yanında derslerini destekleyebilir sorunlarına çözüm

getirebilir ve her konuda onların yanında yer alabilirsiniz. Ama onlara

sevginizi koşulsuz bir şekilde vermediğiniz sürece yaptığınız hiç bir şeyin

anlamı olmayacaktır.