Hollanda ile deplasmanda oynayacağız. Grubun puan
cetveline baktığımızda bu maçı kazanamazsak işimizin biteceği açık ve net
ortadadır. Peki, daha işin ortasındayken
buralara nasıl geldik
Biraz eskiden başlayıp yeniye gelelim. Milli Takım bu
grubun ilk maçında İzlanda da üçlü savunma ile oynamıştı. Ben de demiştim ki,
bu Japon usulü harakiridir. Devamla da, milli takım kadrosunda bulanan, oynayan
oynamayan tek futbolcunun dahi bu oyun düzeni ile oynayan takımlardan
gelmediğini vurgulamıştım. Ve sonuç olarak da resmen hezimete uğramıştık. Tabii
ki bu maçın ortaya çıkardığı psikolojik sıkıntı diğer maçlara da sirayet edince
geldik bu duruma... Daha çok maç varken, Hollanda gibi bir ismi kendi sahasında
yenmek koşulu ile karşı karşıya kaldık.
İşte böyle bir gün bugün... Bir de Ömer Toprak derdimiz
olmaz mı Terim hoca Almanya da Ömer e Gökhan ı kadroya aldığını söylemedi mi
Ya da hiç mi konuşmadı onunla... Bilemem. Ama bildiğim bir şey var o da bizim
futbolumuzun hangi ünitesi olursa olsun süreç yönetebilme kabiliyetimiz sıfır.
Basına dönelim. Gelen bilgilere ve haberlere göre Volkan
Babacan kaleyi koruyacak. Zaten başka da isim yok gibi... Gökhan Gönül ün ufu
geçtiyse o olacak sağ arkada... Solda Caner... Ortada ise Ersan, Serdar ve
Hakan dan ikisi... Zaten başka ne olabilirdi ki Topal ön libero... Yine
alternatifsiz isim... Önünde Selçuk ve Emre... Eh, kime sorsanız başka cevap
veremez. İş ön tarafta sanki... Kazım çok iyi oynuyormuş yeni takımında... Ama
güvenilir mi Burak tam sağlam değil. Umut un da maçı değil bu... Mevlut Erdinç
formsuz imiş. Bakıyorum da Volkan dan söz eden yok... Şimdi bir acı gerçek daha
ortaya çıkıyor. Ki bu gerçek için yıllarca önce NTV deki programımda şöyle
demiştim; Türkiye deki teknik adamların birinci görevi yeni bir Hakan Şükür
bulmaktır. Yoksa ne Galatasaray, ne de Milli Takım iş yapar... Durum ne mi
Siz cevap veriniz lütfen!
Neyse ki karşı tarafta da Van Persie ve Robben yok...
Yani topla rakip savunmanın üzerine gedin ve fena geçip fena vuran Robben
olmayacak. Van Persie de ekmeğini taştan çıkartan bir golcü... Golü kurtardık sanırsınız bir bakarsınız ki
gol olmuş...
Peki, ne yapmalıyız. Bir kere oyun alanının iyiden iyiye
daraltmalıyız. Çünkü Hollanda dar ve kısa yerde kolay adam eksilten bir
oyuncular topluluğu değil. Ama kazandıklarımızı da çabuk kullanıp pozisyon
üretmeliyiz. Bunlar belki de klasik ama, kazanmak zorunda olduğumuzu da
unutmayalım. Keşke Ekici oynasa da, kim bilir belki de bir duran topla tüm
dünyayı şaşırtabiliriz. Topu ilerde tutacak Arda nın olmaması da kayıp. Bunu
kim yapar Fatih hoca birilerini bulmalı derim. Hakan Çalhanoğlu hangi işi
kiminle işbirliği yaparak halleder, onu
da bilemem.
Görüldüğü gibi bizim Milli Takım için çok fazla teknik
reçete yazamıyoruz. Kendimizce tabii ki... Takımı gençleştireceğiz diyoruz,
bizim çocuklar çıkarmış, altı-yedi tane 33 lük kardeşimiz varmış takımda...
Of sıkıldım... Bu akşam ekran karşısına nasıl ve hangi
ruh haliyle geçeceğim bilemiyorum. Haa bir de yayın meselesi vardı. Ne ayıp!
Koca Türkiye milli maçının canlı olarak vermekte problem yaşıyor... Neyse ki,
hal olmuş... Ama bu bile kepazeliktir.
İyi şanslar arkadaşlar! Allah yardımcınız olsun!