BEN OLSAM ABDULLAH BEYE ŞUNLARI SORARDIM

Abone Ol

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül uzun bir aradan sonra konuşma kararı aldı.

NTV’de canlı yayınlanan programda Oğuz Haksever, Murat Yetkin, Ayşe Böhürler ve Ali Bayramoğlu’nun sorularını cevapladı, Abdullah bey.

***

Programı başından sonuna kadar izledim. Sonra, “Acaba Abdullah Gül ne dedi, uzun bir aradan sonra konuşma kararı aldığına göre önemli mesajlar verecek olsa gerek, acaba ne masaj verdi ” diye kendi kendime düşündüm. İnanın aklıma bir şey gelmedi.

***

Ben o canlı yayında olsam gazeteci olarak şunları sorardım, herhalde;

* Sayın Cumhurbaşkanım herkes şunu merak ediyor;  Siz hala AKP’li misiniz, değil misiniz Şayet AKP’li iseniz davet edildiğiniz halde toplantılarına neden katılmıyorsunuz Değilseniz bunu neden açıkça deklare etmiyorsunuz Ziyaret ettiğiniz il ve ilçelerdeki AKP teşkilatlarına uğramıyorsunuz. Neden

* Sayın Cumhurbaşkanım herkes şunu merak ediyor; Siz bir siyasi parti kuracak mısınız, kurmayacak mısınız Bu çerçevede görüştüğünüz isimler var mı, yok mu

* Sayın Cumhurbaşkanım herkes şunu merak ediyor;  Recep Tayyip Erdoğan’la bir programda yan yana gelip gelmeyeceğiniz sorulduğunda sadece güldünüz, cevap vermediniz. Erdoğan’la yanyana görüntü vermek nasıl bir algı meydana getirir sizce

* Sayın Cumhurbaşkanım herkes şunu merak ediyor; Siz 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şu ana kadarki performansını nasıl buluyorsunuz Doğruları nelerdir Yanlışları, hataları var mıdır

* Sayın Cumhurbaşkanım herkes şunu merak ediyor;  Sizin Recep Tayyip Erdoğan’a bir kırgınlığınız var mı Geçtiğimiz Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’ın karşısında aday olmadığınız için pişman mısınız

* Sayın Cumhurbaşkanım herkes şunu merak ediyor; Trollerin sosyal medyada hakkınızda “ağır göndermelerine, yazdıkları satırlara” ne diyorsunuz   

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ

* Saadet Partisi İstanbul milletvekili adaylarının ilk toplantısını dün bir sabah kahvaltısıyla yaptığını, toplantıya tüm milletvekili adaylarının neredeyse tam kadro iştirak ettiğini, toplantıda bir konuşma yapan Birol Aydın’ın, “Bir ay süremiz var. Bu bir ayda olmazı olur hale getireceğiz. Allah’ın izniyle bu sınavı geçeceğiz.” dediğini, biliyor musunuz

 

BİR İHTİMAL DAHA VAR!

Türkiye, oldukça kritik bir seçime daha hazırlanıyor.

Seçimlere gidilirken en ilginç sorulardan biri şu; bugüne kadar parti olarak değil de bağımsız adaylarla TBMM’ye girmeyi başaran bir parti Meclis dışı mı kalacak

Yoksa başka bir yolu var mı TBMM’ye girmenin

Kesin olarak var denemez ancak ihtimal var.

***

Bana da son derece ilginç bir husus gibi geldi; Şöyle ki; 2010 yılında Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapma hakkı yasalaştı hatırlanacağı üzere.

Bu yasa adaylara da “Hak ihlali” başvurusu hakkı getiriyor. Mesela bir siyasi parti, ülke genelinde baraja takıldı, ancak özellikle bazı illerde barajın üzerinde oy aldı.

O illerin aldığı oy oranına göre TBMM’ye girmeye hak kazanması gereken ancak partisi ülke barajını aşamadığı için bu hakkı yitiren adayların Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapma hakkı oluşuyor.

Adayların bu başvurusu Anayasa Mahkemesi’nden dönmesi halinde ise bu kez adaylar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurabiliyor.

Eğer aday lehine bir sonuç çıkarsa o aday TBMM’ye girebiliyor.

Ancak şu da bir gerçek ki; bugüne kadar ülkede buna emsal teşkil edecek ne bir başvuru ne de bir karar mevcut.

Eğer ki böyle bir emsal oluşursa, tek bir aday dahi başvuru yapıp TBMM’ye kabul edilirse, diğer adayların da TBMM’ye girmesi söz konusu olabilir. Neden olmasın

Bu da baraja takılan ancak yüksek oy alan milletvekili adaylarının TBMM’ye girmesine imkan sağlayabilir.

***

Özetin özeti şu: Oyum heba olacak diye düşünmeyin sakın! Su akar ve mecrasını bulur. Benden uyarması, karar elbette sizin…

BU GERÇEKLERİ DE BİLİN!..

“-Bebek mamasının %90’ı yabancıların… GroupDanone ve Ülker HeroBaby, bu piyasanın en büyükleri…

-Bira pazarının yarıya yakını yabancıların. 2 milyar dolarlık hacmi olan bu pazarı, Efes Pilsen, bir İsrail firması ile paylaşıyor. 

-Sıvı yağlarda Suudi Arabistan’ın SavolaGroup adlı firması başı çekiyor. Ayçiçek Yağı pazarının %40’ına bu Suudi firması egemen. Yağ Sanayii’nde kurulu kapasitenin %65’i, pazarın da %80’i yabancıların elinde.

-Hazır kahvede belirleyici ve egemen olan Nestkafe. Pazarın 2/3’ü ondan soruluyor.

-Şekerleme sektörünün devlerinden biri olan Kent Gıda ise Schwepps’e satıldı.

-Türkiye’nin fındık devi Oltan Gıda, , Nutella ve Kinder’in üreticisi İtalyan çikolata devi Ferrero Grubu’na satıldı. 2002 yılından bu yana fındıkta ihracat şampiyonu olan, son 500 büyük sanayi kuruluşu araştırmasında  55. sırada yer alan Oltan Gıda’nın Türkiye’nin en büyük fındık alıcısı olan Ferrero’ya satılması dünya fındık ve çikolata piyasasında dengeleri değiştirdi.

-Gıda perakendeciliğinin dört büyük tekeli de yabancı. Carefoursa, Migros, Metro ve Tesco; Fransız, Alman ve İngiliz kökenli firmaların elindedir…

-Uluslararası firmalar Mintax, Tursil, Persil, Alo, Hacı Şâkir ve Omo’yu satın alarak deterjan piyasasını el geçirdiler.

-Süt Ürünleri piyasasını 6 büyük şirket denetliyor. Pınar, Ülker, Danone ilk üçteler, onları SEK, Yörsan ve Dimes izliyor.

-Makarna piyasasının %70’i üç büyük şirketin eline geçmiş, bunlar Ankara Makarnası, Piyale, Pastavilla.

***

Perakende piyasası… Bakkal sayısı hızla düşüyor... “Üretme sat” politikası ve teşvikleri sonunda, şehirler ve şehir varoşları artık fabrika yerine AVM (alışveriş merkezi) işgalinde.

Sat, ne satarsan sat, kimin malını satarsan sat…

Bu AVM’lerde çalışanların çoğu Üniversite bitirip iş bulamayan gençler. Çoğunun sosyal güvencesi yok.

***

Bu son on yılda, Türkiye’nin kalkınmasında sürükleyici sektör olan ve milli sanayimiz diye övündüğümüz imalat sanayi de maalesef yabancı kontrolüne girdi.

Türkiye İstatistik Enstitüsü Kurumu (TÜİK)’in bu konudaki açıklaması aynen şöyle:

“Yabancı kontrolündeki üretimin yaklaşık %60’ının yoğunlaştığı imalat sanayinde;

 * Tütün ürünleri sanayinin 2007 yılında yüzde 69,0’ı;

 * Otomotiv sanayinin 2007 yılında %50,3’ü;

* Elektronik sanayinin 2007 yılında %48,5’i yabancı kontrolündedir.”

MESAJ PANOSU

 * 1 Kasım 2015 seçimlerine yönelik Saadet Partisi Büyük İstanbul Mitingi, 25 Ekim 2015 Pazar günü gerçekleştirilecek.

NOT: Bugün, 21 Eylül 2015 Pazartesi. 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!