1) FATİH Projesi, Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı işbirliği yaparak gerçekleşecekti ya, hani!
2) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önümüzdeki süreçte en fazla “eğitim”e önem verileceğini açıkladı ya, hani!
Acaba şöyle bir plan mı yapıldı?
a) Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Binali Yıldırım Başbakan oldu.
b) Başbakan Binali Yıldırım’ın eski mesai arkadaşları Ahmet Arslan ve İsmet Yılmaz. Biri Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı oldu, diğeri de Milli Eğitim Bakanlığı koltuğuna oturdu.
c) Bakan Ahmet Arslan, Başbakan Binali Yıldırım’ın sadece mesai arkadaşı, eliyle tutup bürokraside yükselttiği bir isim değil; yıllardan bu yana muhabbeti olan bir dostu aynı zamanda. Öte yandan Milli Eğitim Bakanı olan İsmet Yılmaz, Başbakan Binali Yıldırım’ın dolaylı olarak eniştesi. İsmet Yılmaz’ın kayınpederi Sadık Ağca, Binali Yıldırım’la aynı ilçeden, Refahiyeli ve EKEV Başkanı.
d) Şunu söylemek istiyorum; Başbakan Binali Yıldırım ile FATİH Projesi’ni yürütmek ve yönetmekle mükellef olan iki Bakan, Ahmet Arslan-İsmet Yılmaz arkadaşlıktan öte “kanka”lar…
e) Buradan şöyle bir sonuç çıkıyor; Bu bakanlık dağılımı özellikle ve de planlı şekilde tasarlandı. Yoksa çocukken “Ben paşa olmak istiyorum.” diyen ve bir dönem de Milli Savunma Bakanı olan İsmet Yılmaz’ın Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda ne işi vardı?
***
Ramazan Bayramı’nda düşündüm, taşındım ve planın kendi payıma düşenini çözdüm!
Hadi, sıra sizde…
FATİH PROJESİ NE OLDU?
1) Projenin tam adı şu: Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi Projesi (FATİH). Projenin amacı, bilgi toplumu meydana getirmek ve eğitimde teknolojiyi yararlı hale getirmekti.
2) Proje kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı işbirliği yaparak Türkiye’deki tüm dersliklere birer adet dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı ve akıllı tahta konulacaktı.
3) Projenin diğer bir ayağı da, her öğrenciye birer tablet bilgisayar verilmesini öngörüyordu.
4) Projenin tamamlanması için 3 yıl gerekiyordu; a) Önce liselerde, Türkiye çapındaki tüm liselerin dersliklerine uygulanacaktı. Projenin ilk yılı bu aşama için kullanılacaktı. b) İkinci dört seviyesinde, yani 5, 6, 7 ve 8. sınıf (ortaokul) dersliklerinde uygulanacaktı. Projenin ikinci yılı da bu aşamaya ayrıldı. c) Okul öncesi eğitim ve ilk dört seviyesinde 1, 2, 3, 4. sınıf (ilkokul) dersliklerine uygulanacaktı.
***
İşte tam da buraya dikkat; “Bu üç aşamanın ve 3 yılın sonunda proje tamamlanmış olacaktı.”
Fakat heyhaaat! Aradan değil 3 yıl, yıllar geçti ama proje maalesef tamamlanamadı.
Buradan şöyle bir sonuç çıkıyor; Milli Eğitim Bakanlığı’nın daha seri çalışması lazım…
Öyle değil mi?
BAŞBAKAN NE DEMİŞTİ?
Önce şu fotoğrafı hatırlayalım;
Tarih; 2 Şubat 2012
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘FATİH Projesi’nin okullarda uygulamaya geçmesi sebebiyle Sabahattin Zaim Anadolu Öğretmen Lisesi’nde düzenlenen törene iştirak etti. Törende Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da hazır bulundu.
Başbakan Erdoğan o gün konuşmasında şunları dile getirdi:
“Bugün 17 ilimizde, 52 okulumuzda Fatih Projesi start alıyor. İnşallah bu yılın Eylül ayına kadar 3 bin 657 orta öğretim kurumunda, yani Türkiye genelindeki liselerin yarısında Fatih Projesi’nin kurulumu tamamlanmış olacak. 4 yıl içinde de ülkemiz genelindeki yaklaşık 42 bin okulda, 570 bin sınıfta FATİH Projesi hayata geçecek. 570 bin sınıfla birlikte, kütüphanelerde, laboratuarlarda, öğretmen odalarında da akıllı tahtaları kuracak, 620 bin akıllı tahtayı okullarımıza, öğrencilerimize kazandırmış olacağız.”
“ Fatih Projesi sadece akıllı tahtadan ibaret değil. Bu projeyle artık okullara, tek tek sınıflara, yüksek hızlı internet bağlantısı gerçekleştiriyoruz. Her okula 1 tane çok fonksiyonlu yazıcı, 1 tane de doküman kamera kazandırıyoruz. Bizim sevgili öğrencilerimize bir sözümüz vardı. Her öğrenciye bir tablet bilgisayar dağıtacağımızın sözünü vermiştik. İşte bugün bu sözümüzün de arkasında duruyor, buradan ilk tablet bilgisayarları dağıtmaya başlıyoruz…”
***
Erdoğan’ın açıklamalarından da anlıyoruz ki, FATİH Projesi’nin 4 yıl içinde tamamlanması gerekiyordu. Yani, geçtiğimiz 2016 Şubatında proje tekamüle erecek, tamamlanacaktı.
Ama ne oldu?
NE BAKANLAR GELDİ GEÇTİ!
AKP döneminde en fazla bakan değiştiren bakanlık hangisi diye sorsanız herhalde Milli Eğitim Bakanlığı en önde gelir. Öyle mi, değil mi?
Bakalım mı? Haydi bakalım;
* Erkan Mumcu (18 Kasım 2002-14 Mart 2003),
* Hüseyin Çelik (14 Mart 2003-1 Mayıs 2009), * Nimet Çubukçu (1 Mayıs 2009-6 Temmuz 2011),
* Ömer Dinçer (6 Temmuz 2011-24 Ocak 2013),
* Nabi Avcı (24 Ocak 2013-24 Mayıs 2016) ve * İsmet Yılmaz (24 Mayıs 2016- halen görevde).
***
“Bakan değişmesi esasen o kadar da önemli değil, bir bakıma. Neticede siyasi bir karardır, bakanlık koltuğu da siyasi bir koltuktur.” denilebilir.
Ama değişen bakanla birlikte eğitim politikaları da kökten değişiyorsa, önceki bakanın “a” dediğine, sonraki bakan “b” diyorsa, işte orada oturup düşünmek lazım!
BU DA BENİM ŞAŞIRTMACAM!
Temel sormuş; “Saridur, öter, uçar. Pil bakalum nedur?”
Kanarya’dan başlayarak bütün kuş türlerini sayarlar.
Temel, “Pilemedun” der. Sonrasında da cevabını verir; “Salatalık!”
“Peki, nasıl oluyor?” derler.
Anlatır; “Salatalığı sarıya boyarsın, uçağın kuyruğuna asarsın. Ne oldu. Saridur ve uçar.” “Peki, ötmesi nerede?” derler.
Temel’in cevabı hazırdır; “O da benim şaşırtmacam…”